çalışma ile cümle

çalışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
İşlemci çalışmayı durdurdu.The CPU's stopped working.
Anakart çalışmayı durdurdu.The motherboard's stopped working.
Seninle çalışmak bir zevkti.It was a pleasure working with you.
Böyle bir şeyi asla senin yardımın olmadan yapmaya çalışmazdım.I would never try to do something like that without your help.
Bu hafta cumartesi ve pazar günleri çalışmaya istekli misin?Are you willing to work on Saturday and Sunday this week?
Bana ihtiyacınız varsa bugün geç saatlere kadar çalışmaya hazırım.I'm willing to work late today if you need me to.
Aslında hiç Fransızca çalışmak istiyor gibi görünmüyordun.You never seemed to really want to study French.
Onu asla bir yardım olmadan yapmaya çalışmazdım.I would never try to do that without some help.
Bunu düzeltmeye çalışmak için çok zaman harcadım.I've spent a lot of time trying to fix this.
Tom, sizinle çalışmayı dört gözle bekliyor.Tom is looking forward to working with you.
Tom sizinle çalışmak için sabırsızlanıyor.Tom is looking forward to working with you.
Çok endişelenmemeye çalışmalısın.You should try to not worry so much.
Boston'da nasıl çalışmaya başladın?How did you start working in Boston?
Tom'la çalışmayı dört gözle bekliyorum.I look forward to working with Tom.
Tom'la çalışmak nasıldı?What was it like working with Tom?
Tom'la çalışmak bir ayrıcalıktır.It's a privilege to work with Tom.
Çalışmak için her zaman kravat takmam.I don't always wear a tie to work.
Neredeyse daima arabayla çalışmaya gideceğim.I almost always go to work by car.
Sıkı çalışmaya alışkınsın gibi görünüyorsun.You seem to be used to hard work.
Belki yeterince çok çalışmadın.Maybe you didn't try hard enough.
Onu asla evde yapmaya çalışmam.I'd never try to do that at home.
Belki Tom daha fazla çalışmalıydı.Maybe Tom should've tried harder.
Belki Tom yeterince çalışmadı.Maybe Tom didn't try hard enough.
Cumartesi günleri neredeyse hiç çalışmam.I almost never work on Saturdays.
Tom'la konuşmaya çalışmalısın.You should try to talk with Tom.
Tom ile tanışmaya çalışmalısın.You should try to meet with Tom.
Belki yeterince çok çalışmadım.Maybe I didn't try hard enough.
Tom'la çalışmaktan gerçekten çok hoşlanıyorum.I really enjoy working with Tom.
Herkes Tom'la çalışmak istiyor.Everyone wants to work with Tom.
Ben asla onu yapmaya çalışmazdım.I would never try to do that.
Evde neredeyse hiç ders çalışmam.I hardly ever study at home.
Geç vakitlere kadar çalışmaya alışkınım.I'm used to working late.
Tom'la çalışmak hoşuma gidiyor.I enjoy working with Tom.
Tom'la birlikte çalışmayı severim.I love working with Tom.
Ben her gün düşünürüm: çalışmak zorunda olmasam hayat harika olmaz mı?Every day I think: wouldn't life be great if I didn't have to work.
Şemsiyeler rüzgarlı günlerde pek iyi çalışmazlar.Umbrellas don't work very well on windy days.
Standart çalışma haftası pazartesi başlar ve cuma sona erer.The standard working week begins on Monday and ends on Friday.
Geç saatlerde çalışmaktan nefret ederim.I hate working late.
Çalışmak için çok yaşlıyım.I'm too old to work.
Rocinante bir çalışma atıdır.Rocinante is a work horse.
Yaşamak için çalışın, çalışmak için yaşamayın.Work to live, don't live to work.
Çalışmam o adam tarafından gözden geçiriliyor.My work is being reviewed by that man
Tom, Mary kadar fazla çalışmaz.Tom doesn't work as much as Mary.
Çalışmaya devam et, yoksa bugün hazır olmayacağız.Continue working, or else we won't be ready today.
Biz çalışmaya devam etmek zorundayız.We have to continue working.
Tom çalışmasını bitirdi.Tom has finished his work.
Eğer onlar çalışmazlarsa onlara para verilmez.If they don't work, they don't get paid.
Hiçbir zaman çok fazla çalışmak zorunda kalmadım.I never had to study very much.
Benim için gelip çalışman gerekir.You should come and work for me.
Çalışmanın metodolojisi sağlamdı.The study's methodology was sound.
Çalışma şartları kötü olan işyerlerinde yapılmış ürünleri satın almayın.Don't buy products made in sweatshops.
Neden çalışma şartları kötü olan işyerlerinde yapılmış şeyleri satın alıyorsun?Why do you buy things made in sweatshops?
Yaşlandım ve artık geceleri çalışmak istemiyorum.I'm getting older and I don't want to work at night anymore.
Geceleyin çalışmak istemiyorum.I don't want to work at night.
Bugün geç saatlerde çalışmanız gerektiğini duydum.I hear you have to work late today.
Böyle koşullarda çalışmak özellikle zordu.Working in such conditions was especially difficult.
Kaliforniya'da, bir çocuk yuvasında çalışmak için erken çocukluk eğitimi almanız gerekir.In California, you have to study early childhood education to work at a daycare.
Bu sabah onunla konuştuğumda Tom çalışmaya gidiyordu.Tom was on his way to work when I talked to him this morning.
Sıkı çalışmak zorundayım.I have to study hard.
Tom, Mary'ye daha fazla çalışmasını önerdi.Tom suggested to Mary that she study harder.

İlgili Sayfalar