çalışma ile cümle

çalışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
İyi çalışmak zorundayım.I must study well.
Daha fazla çalışmalıydım.I should have studied more.
Ben spor salonunda çalışmaktan hoşlanırım.I enjoy working out in the gym.
Tom'un babası beş yıl önce fazla çalışmaktan öldü.Tom's father died from overwork five years ago.
Tom çok yorgun olmasına rağmen çalışmaya devam etti.Tom continued working even though he was very tired.
Tom'u ikna etmeye çalışmanın bir faydası yok.It's no use trying to persuade Tom.
Şu anda çalışmak için çok sıcak.It's too hot to work right now.
İngilizce çalışmaya başlayalı altı yıl oldu.It's been six years since I started to study English.
İngilizce çalışmaya başlayalı zaten beş yıl oldu.It's already been five years since we began to study English.
Üzgünüm, çalışmak zorundayım.Sorry, I have to study.
Bunun olmasını engellemeye çalışmalıydım.I should've tried to prevent this from happening.
Tom'un kalması için ikna etmeye çalışmalıydım.I should've tried to convince Tom to stay.
Çalışmak için takım elbise giymen ve kravat takman gerekiyor, değil mi?You are required to wear a suit and tie to work, aren't you?
Tom çalışmak için takım elbise giymek ve kravat takmak zorunda değil.Tom doesn't have to wear a suit and tie to work.
Onun çalışmak için bir takım elbise ve kravat giymesi gerekiyor.He is required to wear a suit and tie to work.
Çalışmak için takım elbise giymemiz ve kravat takmamız gerekiyor.We are required to wear a suit and tie to work.
Onların çalışmak için takım elbise giymesi ve kravat takması gerekiyor.They are required to wear a suit and tie to work.
Okula gitmek ve sıkı çalışmak istiyorum.I want to go to school and study hard.
Burası bana göre değil! Ben çalışmak için doğmadım.This is no place for me! I was not born for work.
Çalışmazsan başarılı olamazsın.You can't succeed if you don't work.
İyi çocuklar okumayı ve çalışmayı sever.Good boys love study and work.
Ben müzik çalışmayı severim.I love studying music.
Müzik çalışmayı seviyorsun, değil mi?You love studying music, don't you?
O müzik çalışmayı seviyor.He loves studying music.
O, müzik çalışmayı sever.She loves studying music.
Biz müzik çalışmayı seviyoruz.We love studying music.
Müzik çalışmayı severler.They love studying music.
Ben yakında çalışmaya başlayacağım.I will start work soon.
Çalışmayı bitir.Finish studying.
Bu çalışma özel yetenek ister.This work demands specific abilities.
Tom Mary'nin sanat çalışmalarından bazılarını kendisine göstermesini istedi.Tom asked Mary to show him some of her artwork.
Sınav için çalışmak zorundayım.I have to study for the exam.
Bilimsel çalışmalar yoluyla bu kayaların yaşını belirlemek olanaklıdır.It is possible to determine the age of these rocks through scientific studies.
Çalışmayı sergiye koyarsak, daha fazla insan onu dikkatle izleyebilecek.By putting the work on exhibit, more people will be able to contemplate it.
Çalışmalarına odaklandı.He focused on his studies.
Benim çalışma alanım dilbilimdir.My field of study is linguistics.
O benim çalışma alanım değil.That is not my field of work.
Bu çalışma sadece işbölümü varsa iyi yapılacaktır.This work will only be done well if there's division of labor.
Cep telefonları tünelde çalışmaz.Cellphones don't work in the tunnel.
Normalde, çalışması gerekir.Normally, that should work.
Kütüphanenin sessizliği, çalışma için mükemmel bir çevre sağladı.The silence of the library provided the perfect enviroment for studying.
Ana çalışma alanınız nedir?What's your major field of study?
Dilleri çalışmayı severim.I like studying languages.
Tom yıllarca ofis için çalışmadı.Tom hasn't run for office for years.
Çalışmanın Tom'a ait bölümü tamamlanmış değil.Tom's part of the work isn't finished.
Sanırım bir çalışma grubuna katılmalıyım.I think I should join a study group.
Bu bir İncil çalışma grubudur.This is a Bible study group.
Çalışmayı sevmiyorum.I don't like to work.
O, çalışmaktan hoşlanmaz.She doesn't like to work.
Onlar çok fazla çalışmazlar.They don't work very hard.
Çalışmaların nasıl gidiyor?How are your studies?
Çalışmadığı için sınavda başarısız oldu.He failed the exam because he didn't study.
Tom'un patronu onun çalışmasını takdir ediyor fakat ona zam vermek istemiyor.Tom's boss appreciates his work, but he doesn't want to give him a pay raise.
Çalışmaya başlamak istiyorum.I want to start running.
Yerel kahve dükkanında çalışmak istiyorum.I like to study at the local coffee shop.
Artık orada çalışmak istemiyorum.I don't want to work there anymore.
Ben artık orada çalışmak istemiyorum.I don't want to work there anymore.
Tom geç saatlere kadar çalışmaktan nefret eder.Tom hates working late.
O, çalışması sayesinde sonsuz üne ulaştıShe attained everlasting fame through her work.
O herkesin heyecanla bu eşsiz proje üzerinde çalışmasını umuyor.She hopes that everyone will work enthusiastically on this unique project.

İlgili Sayfalar