çalışma ile cümle

çalışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Çalışmanı bölmemek için elimden gelenin en iyisini yapacağım.I'll do my best not to disturb your studying.
Çalışmanı rahatsız etmemek için elimden geleni yapacağım.I'll do my best not to disturb your studying.
Sıkı çalışmalısın.You should work hard.
Sıkı çalışman gerekiyor.You should work hard.
Sıkı çalışmalısınız.You must study hard.
Pazar günü çalışman mı gerekiyor?Must you work on Sunday?
Başarısız olmamak için çok çalışmalısın.You must work hard in order not to fail.
Sen sadece sıkı çalışmalısın.You have only to study hard.
Daha fazla ders çalışmalısın.You must study more.
Daha çok çalışmalısın.You must study more.
Çok daha sıkı çalışmalısın.You must study much harder.
Tek yapmanız gereken daha çok çalışmaktır.All you have to do is to work harder.
Daha sıkı çalışmalıydın.You should have worked harder.
Bence senin daha sıkı çalışman gerekli.I think it necessary for you to study harder.
Sizi bizim şirketimiz için çalışmaya ne karar verdirdi?What has made you decide to work for our company?
Sen yardım çalışmaları için fon toplamak zorundasın.You have to raise funds for the relief work.
Sınıfınla aynı düzeye gelmek için çok çalışmalısın.You have to study hard to catch up with your class.
İngilizce çalışmaya ne zaman başladınız?When did you begin studying English?
Çok çalışmasan iyi olur.You had better not work too hard.
Sizin başarınız, sıkı çalışıp çalışmamanıza bağlıdır.Your success depends upon whether you work hard or not.
Başarınız sıkı çalışmanızın sonucudur.Your success is the result of your hard work.
Çalışmanız oldukça gelişti.Your work has greatly improved.
Çalışman meyvesini verecek.Your study will bear fruit.
Çalışmanız meyvesini verecek.Your study will bear fruit.
Çalışma kitabınızdaki ilk örneği yapın.Do the first example in your workbook.
Daha çok çalışmanı istiyorum.I want you to work harder.
Daha sıkı çalışmanı istiyorum.I want you to work harder.
Daha çok çalışmanı bekliyorum.I expect you to work harder.
Daha sıkı çalışmanı bekliyorum.I expect you to work harder.
Daha kibar olmaya çalışmalısınız.You should try to be more polite.
Çok çalışmalısın ve çok şey öğrenmelisin.You must study hard and learn many things.
Onu ikna etmeye çalışmanın faydası yok.It is no use your trying to persuade him.
Ben çalışmak için dışarı gitmene itiraz etmiyorum fakat çocuklara kim bakacak.I don't object to your going out to work, but who will look after the children?
Onu inkar etmeye çalışmanın faydası yok.It is no use your trying to deny it.
Tek başına onu yapmaya çalışman çılgınlık.You are mad to try to do it all alone.
Çok çalışmak ve endişe onun sağlığının bozulmasına neden oldu.Toil and worry caused his health to break down.
Sıkı çalışma, Japonya'yı bugünkü haline getirdi.Hard work has made Japan what it is today.
O sıkı çalışma ve iyi iş duygusundan dolayı zengin oldu.She became rich by virtue of hard work and good business sense.
Sıkı çalışma onu bulunduğu yere getirdi.Hard work has brought him where he is.
Çok sinirliyken iyiyle kötüyü ayırmaya çalışmanın bir faydası yoktur.It is no use trying to separate the sheep from the goats while in a state of madness.
Profesör çalışmalarımda beni teşvik etti.The professor encouraged me in my studies.
Korkarım ki fazla çalışmak zorundasın.I'm afraid you have to work overtime.
O, geçen yıl o şirket için çalışmaya başladı.He began to work for that company last year.
Soğuk bir günde kimse dışarıda çalışmak istemez.Nobody wants to work outdoors on a cold day.
Hiç kimse soğuk bir günde dışarıda çalışmak istemez.Nobody wants to work outdoors on a cold day.
Öğrenciler çok çalışmalılar.Students are supposed to study hard.
Öğrencilerin çok çalışması gerekiyor.Students are supposed to study hard.
Öğrenciler geç kalmamaya çalışmalıdır.Students should try not to be late.
O mezun olur olmaz babasının genel mağazasında çalışmaya gitti.As soon as he graduated, he went to work in his father's general store.
Okuldaki başarı çok çalışma gerektirir.Success in school calls for hard study.
Çalışmalarını ihmal etmen senin aptallığın.It is silly of you to neglect your studies.
Her insanın ödemesi çalışması ile orantılı olacaktır.Each man's pay will be in proportion to his work.
Dışarıdaki gürültü sinirime dokunduğu için canım çalışmak istemedi.I didn't feel like studying because the noise outside was getting on my nerves.
Biz pazar günü asla çalışmayız.We never work on Sunday.
Doğal kaynaklarımızı korumaya çalışmalıyız.We must try to conserve our natural resources.
Yaşadığımız sürece çalışmaya devam etmeliyiz.We must continue to study as long as we live.
Her zaman başkalarına hizmet etmeye çalışmalıyız.We must always try to serve others.
Bizim çalışma saatleri konusunda başkan ile görüşme yaptık.We negotiated with the president about our working hours.
Bizim sosyal engelleri yıkmak için çok çalışmamız gerekmektedir.We must work hard to break down social barriers.
Biz çok çalışmak için zorlandık.We were forced to work hard.

İlgili Sayfalar