çalışkan ile cümle

çalışkan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
O şu anda bu alanda en çalışkan kadın.She is undoubtedly the most popular woman on stage just now.
İmparator Taizong, çalışkan ve gayretli bir imparator olarak hatırlanır.Emperor Taizong is remembered as a hardworking and diligent emperor.
Anastasius, çalışkan bir reformcu ve iş bilir bir yönetici olarak kendini gösterdi.Anastasius revealed himself as an energetic reformer and an able administrator.
Biz sınıfın çalışkanlarındandık.I belong to the working class.
Kadınları çok çalışkandır.All the ladies work hard.
İnsanları çalışkandır.Folk Works.
Ayrıca tutumlu ve çalışkan birisi olarak gösterilmiştir.She is portrayed as being a loving and hardworking mother.
Hamit Çalışkan.Nutr Res Pract.
Çok çalışkandır.Is hardworking.
Wen, çalışkan bir yönetici olarak kabul edilirdi.Henry was considered a warlike ruler.
Sınıf öğretmeni çok çalışkan ve onu sürekli deli etseler de çocukları seven birisidir.The teacher is hard-working and loves the children, although they usually drive her crazy.
Nurettin Çalışkan, (2002) ODTÜ Tarihçe.Counting Up, Counting Down (2002): A short story collection.
Daha o zamandan çalışkandı.She has worked there since.
Pliny arkadaşını, "kendisini yazmaya adamış sessiz ve çalışkan" birisi olarak tasvir eder.Pliny describes him as "quiet and studious, a man dedicated to writing."
Halkı çalışkan ve kanaatkârdır.Farmers are hard working and busy.
Ama Rıfat çalışkan ve akıllı, büyük emeller peşinde.But he is ambitious and he is smart and he wants to leave.
Çocuklar çok çalışkan.The kids are so diligent.
Çok çalışkandırlar.They're super industrious.
Zor koşullar altındaki çalışkan bir bilim adamıdır bu.This is the hardworking scientist under harsh conditions.
Bak ne kadar çalışkan.See how hard working he is.
Bunlar gerçekten çok çalışkan insanlar.They are very hardworking people.
Ve bu yetenekli bir adam ve çok çalışkan. Ve pigmelerAnd this is a bright guy, hard-working person, and Pygmy.
Ve bunun nedeni daha az zeki olmaları ya da daha az çalışkan olmaları değil.And it's not because they're less smart, and it's not because they're less diligent.
Senin bu arkadaşın gerçekten çalışkan olmalı.That friend of yours must be working really hard.
Çok çalışkan birine benziyorsun..You look so hardworking.
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?What if my mother had told us that Fide's family was poor and hardworking?
Biraz çelimsiz olmasına rağmen... ...çok çalışkan biriydi.He seemed weak but he worked hard.
Penguenler komiktirler, iki ayakları üzerinde yürürler, Ve tabii ki çalışkandırlar,They're comical, they walk upright, and, of course, they're diligent.
Tembel eller insanı yoksullaştırır, Çalışkan el zengin eder.He becomes poor who works with a lazy hand, but the hand of the diligent brings wealth.
Çalışkanların eli egemenlik sürer, Tembellikse köleliğe götürür.The hands of the diligent ones shall rule, but laziness ends in slave labor.
Tembel kişi işini bitirmez, Oysa çalışkan değerli bir servet kazanır.The slothful man doesn't roast his game, but the possessions of diligent men are prized.
Çalışkanın tasarıları hep bollukla, Her türlü acelecilik hep yoklukla sonuçlanır.The plans of the diligent surely lead to profit; and everyone who is hasty surely rushes to poverty.
Tembel canının çektiğini elde edemez, Çalışkanın istekleriyse tümüyle yerine gelir.The soul of the sluggard desireth, and hath nothing: but the soul of the diligent shall be made fat.
Çalışkan, "Bu durumda AKP kendi anayasasını yapar" şeklinde uyardı."This would lead to AKP making its own constitution," Caliskan warned.
Siyasetçilerin bir kısmı bu bağımsız ve çalışkan kurumdan korkuyor”, diyor.There is a fear among politicians of this independent, working DNA," Macovei says.
Acı dolu bir aile geçmişine sahip olmasına rağmen neşeli ve çalışkan bir genç kızdır.[1]A young and hardworking girl who is bright and cheerful despite her family's painful history.[22]
Başta iyilik olsun diye eve alınmış olmasına rağmen çalışkanlığıyla kendini sevdirmiştir.He had been taken into the house on charity and was useful at the same time as a servant.
Takashi, karısının ve kızının aksine çok çalışkan bir işçidir.Unlike his wife and daughter, Takashi is a very diligent worker.
Ama ben çok çalışkanım.Aber ich bin sehr fleißig.
Sizinle gurur duyuyorum! Siz çok çalışkansınız!Ihr seid so fleißig! Ich bin stolz auf euch!
Kendini zekiden ziyade çalışkan (more of a worker than a clever person) olarak tanımlıyor.Sie selbst beschreibt sich als „eher fleißig denn als schlau“ („more of a worker than a clever person“).
Kadınları çok çalışkandır.Gute Mütter arbeiten.
Wen, çalışkan bir yönetici olarak kabul edilirdi.William selbst erwies sich als fleißiger Verwalter.
Çalışkanlığına rağmen bazen sağlığı kötüleşiyordu.Trotz einer weiteren Operation verschlechterte sich ihr gesundheitlicher Zustand immer mehr.
Çalışkan açıklamasında, "..Yani bir devlet envanterine kayıtlı olması gerekiyor.Als Geschäftszweck wird im Handelsregister der „...
Çalışkan ve merhametlidir.Er ist barmherzig und mitfühlend."
O dürüst ve çalışkandır ama erkek kardeşi bunların tam aksidir.Il est honnête et travailleur, mais son frère est tout le contraire.
Daha o zamandan çalışkandı.Ce qu'il a fait depuis.
Biz sınıfın çalışkanlarındandık.J'appartiens à la classe ouvrière.
İmparator Taizong, çalışkan ve gayretli bir imparator olarak hatırlanır.Domitien est alors considéré comme un empereur autocrate mais efficace.
"Hattat Etem Çalışkan ile sohbet".Mangeons. ». « Parlons la bouche pleine.
Ayrıca tutumlu ve çalışkan birisi olarak gösterilmiştir.Ce dernier est décrit comme quelqu'un d'exigeant et de travailleur.
O çok çalışkandır.Es muy trabajador.
Tom çok çalışkan bir öğrencidir.Tom es un estudiante muy trabajador.
O, zeki ve çalışkan.Es listo y trabajador.
Zeki ve çalışkandır.Es muy inteligente y trabajador.
"Hattat Etem Çalışkan ile sohbet"."Llamásteme Parolera".
Bu mektuplara göre Marcus zeki, ciddi fikirli ve çalışkan bir genç portresi çizer.A través de estas cartas, Marco se muestra como un hombre inteligente, centrado y trabajador.
Babası çalışkan ve orta halli bir çiftçiydi.Su familia era pobre y llevaba un estilo de vida semi-campesino.
Anastasius, çalışkan bir reformcu ve iş bilir bir yönetici olarak kendini gösterdi.Anastasio si rivelò essere un riformatore energico e un amministratore capace.

İlgili Sayfalar