çalışan ile cümle
çalışan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom iyi bir çalışandır. O işleri hızlı ve verimli bir şekilde yaptırır.Tom is a good employee. He gets things done quickly and efficiently.
Çoğu hükümet çalışanı izinde.Most government workers are on furlough.
Bu ekipte çalışan birçok avukat var.There are many lawyers working with this outfit.
Kaç tane çalışanınız var?How many employees do you have?
Dilbilimi dili tanımlamak için çalışan bir bilim dalıdır.Linguistics is a science that tries to describe language.
Çalışanlarımız bahşiş kabul etmezler.Our employees do not accept tips.
Onun sevgilisi İngiliz hükümeti için çalışan bir casus.Her lover is a spy working for the British government.
En son ankete göre çalışanların %99'u bedava iPad istiyor.According to latest survey, 99% of employees want a free iPad.
Sizin için çalışan insanların bazıları hakkında size bazı sorular sormak istiyorum.I'd like to ask you some questions about some of the people who work for you.
Bizim için çalışan herkes asgari ücretten daha fazla kazanır.Everyone working for us earns more than the minimum wage.
O mağazada çalışan bir arkadaşım var.I have a friend who works at that store.
Üç yıldır yılın çalışanıydım.I was employee of the year for three years.
Tom şirketinde çalışan çok sayıda kadın olduğunu asla fark etmedi.Tom never realized there were so many women working at his company.
Çalışanlar bir birlik oluşturmak istiyor.The employees want to form a union.
Tom çalışan bir duş duydu.Tom heard the shower running.
Mary serbest çalışan bir yazardır.Mary is a freelance writer.
Kocaların çoğunluğu bana keman çalmaya çalışan bir orangutanı hatırlatır.The majority of husbands remind me of an orangutan trying to play the violin.
Burada çalışan bayan, emekli olmak zorunda kaldı.The lady that used to work here had to retire.
Bizde bizim için çalışan Tom Jackson adında biri var.We have someone working for us named Tom Jackson.
Yardım için istekli bir çalışandı.She was a zealous worker for charity.
Şimdiye kadar yardım etmeye çalışan tek kişi Tom'du.Tom was the only one who ever tried to help.
Sınıfa girdiğimde çalışan tek kişi Tom'du.Tom was the only one studying when I entered the classroom.
Bize çalışan daha çok Tom gibi adamlar lazım.We need more men like Tom working for us.
Tom çalışanlarının saygı ve bağlılığını kazandı.Tom gained the respect and loyalty of his employees.
Ben serbest çalışan bir gazeteciyim.I'm a freelance journalist.
Air France çalışanları geçen yaz grevdeydiler.The employees of Air France were on strike last summer.
İşletmelerin çalışanlarına adil bir ücret ödemeleri gerekir.Businesses should pay a fair wage to their employees.
Onun üzerinde çalışan bazı insanlarımız var.We've got some people working on it.
Ben serbest çalışan bir fotoğrafçıyım.I am a freelance photographer.
Ben yarı-zamanlı çalışan bir fotoğrafçıyım.I am a part-time photographer.
Çalışanlarımız bizim en değerli varlıklarımızdır.Our employees are our most valuable assets.
Tom'un Boston'da çalışan bir amcası var.Tom has an uncle who works in Boston.
Tom'un onun için çalışan otuzdan fazla çalışanı var.Tom has over thirty people working for him.
Burada çalışan insanlar ne yaptıklarını biliyor gibi görünüyorlar.The people working here seem to know what they're doing.
Arabanda çalışan çocuklar ne yaptıklarını biliyor gibi görünmüyorlar.The guys working on your car don't seem to know what they're doing.
Tüm çalışanlar sendikalıdırlar.The employees are all unionized.
Ben senin çalışanlarından biri değilim.I'm not one of your employees.
O soruyu her yeni çalışana soruyor musun?Do you ask every new employee that question?
Tom Mary'yi yardım etmesi için ikna etmeye çalışan kişidir.Tom is the one who persuaded Mary to help.
Bu güvenlik sistemi çalışanların hareketlerini gittikleri yerde izlemelerine izin verir.This security system allows us to trace employees movements anywhere they go.
Tom onun arabasına girmeye çalışan adamı arıyordu.Tom was looking for the man who tried to break into his car.
Dan ve bir çalışan arasında kavga patlak verdi.A brawl broke out between Dan and a co-worker.
Dan arabasını çalmaya çalışan adama ateş etti.Dan shot at the man who tried to steal his car.
Bu şirket çalışanlarının e postalarını inceler.This company monitors its employees' e-mail.
Polis olay yerine yakın çalışan birçok kişiyi sorguladı.Police questioned many persons who worked near the crime scene.
Tom ve çalışanları tüm enfekte koyunları öldürdü.Tom and his workers killed all the infected sheep.
Fransızca konuşabiliyor olmak çalışanlarımız için çok önemlidir.It's very important for our employees to be able to speak French.
Çalışanlarımızın Fransızca konuşabilmeleri çok önemli.It's very important for our employees to be able to speak French.
Tom, en iyi çalışanlarımızdan biri.Tom is one of the best workers we have.
Hiç kimse, tüm ilgiyi üzerinde toplamaya çalışan tiplerden hoşlanmaz.Nobody likes attention whores.
Onu hayli nitelikli bir çalışan olarak düşünüyorlar.They consider him a highly qualified employee.
O hayli nitelikli bir çalışan olarak düşünülüyor.He is considered to be a highly qualified employee.
Şirketinde kaç çalışan var?How many employees at your company?
Çalışanlarımızın çoğu genç.Most of our employees are young.
Tom serbest çalışan bir tesisatçıdır.Tom is a self-employed plumber.
Tom'un üç çalışanı var.Tom has three employees.
Tom bizim çalışanımızdır.Tom is our employee.
13 çalışanım var.I have 13 employees.
Bu çocukla konuşmaya çalışan kadın bir öğretmen.The woman trying to speak to this boy is a teacher.
Esnek çalışma saatleri, çalışanları üretkenleştirir.Flexible work hours make employees more productive.