Ana içeriğe geç
Sözlük

çakma ile cümle

çakma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kesinlikle aynı çakmaktı.It was definitely the same Iighter.
Bir şarap barı için ne kadar adi bir çakmak.What a cheap Iooking Iighter for a wine bar.
Sana bahsettiğim çakmağı hatırlıyor musun?Remember the Iighter I told you about?
Çakmaktan daha iyi değiliz.We're no better than the Iighter.
Çakmağınız var mı?Got a light?
Eğer istersen, cebimde çakmak var.I have a lighter in my pocket if you need one.
Umarım bir çakmağım vardır.I hope I have a lighter.
Ateş yakmak için çakmağı kullanabilirsin.You can use the lighter to start the fire.
Ateş yakma işini biz hallediyoruz ve çakmak bizde kalıyor.If we take care of the fire, we keep the lighter.
Ayrılırken, çakmağınızı size geri alacaksınız.When we leave I will give you back the lighter.
Hayır, çakmak bende kalacak ve ateşe ihtiyacın olduğunda benden alacaksınız.I keep the lighter, and whenever you need it you come to me.
- Sadece bir çakmak.- It's just a lighter.
Onun çakmağı neden sizde?Why do you have his lighter?
Ve şimdi çakmağımı aldım.And now I have my lighter back.
Ateşe bile veremem -- çakmağımı aldılar!I can't even set it on fire -- they took my cigarette lighter!
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.He puts forth his hand on the flinty rock, and he overturns the mountains by the roots.
Görmez misiniz çakmakla çakıp yaktığınız ateşi?Consider the fire that you strike (and get by friction).
Işık çakmasıLight flash
Görkem Çetin, Zerrin ÇakmakkayaEMAIL OF TRANSLATORSYour names
Archibald galibi sadece bir Francis Bacon, Bill Dobell çakması...Archibald winner is just a Francis Bacon , Bill Dobell rip off ...
Bir havuz topu, çakmak gazı, şeker ve madeni paraları yuttu.He swallowed a pool ball, lighter gas, sugar and coins.
11 tanesi obsidiyen, 2 tanesi çakmaktaşıdır.11 of them are obsidian and 2 are flint.
Bunların arasında 780 obsidiyen, 93 çakmak taşı ve 1 tüf alet vardı.Among them there were 780 obsidians, 93 flints, and 1 tuff tools.
İçinde elektrik tutar ve tasarımında yıldırım çakması baz alınmıştır.It holds electricity within it and was designed with the appearance of a lightning bolt.
Bu yüzden göğsünde çakmak taşı ve çelikle neredeyse ölünceye kadar bir ateş yaktı.So he kindled a fire with flint and steel on his chest until he was nearly dead.
Çakmaktaşı ekilen asmalar en güçlü ve en uzun ömürlü şarapları üretme eğilimindedir.[1]Vines planted in flint tend to produce the most vigorous and longest lasting wines.[1]
Mustafa Avcioğlu-Çakmak (d. 19 Aralık 1909 – ö. 30 Kasım 2009) Türk güreşçi .Mustafa Avcioğlu-Çakmak (19 December 1909 – 30 November 2009) was a Turkish wrestler.
Greko-İtalyan Savaşı 4 Ağustos Rejimi Çakmak HattıGreco-Italian War 4th of August Regime
Tomás, Adrián'ın arabayı tamir ederken arabada gördüğü çakmağı taşıdığını fark eder.Tomás notices that Adrián pulls out the same cigarette lighter he saw when fixing the car.
Bu tazminat, tütün, çakmaktaşı, bıçak, balta ve diğer faydalı araçları içeriyordu.This compensation included tobacco, flints, knives, axes, and other useful tools.
Halihazırda bilinen çakmaktaşı camların kırılma indeksleri 1.45 ile 2.00 arasında değişmektedir.The currently known flint glasses have refractive indices ranging between 1.45 and 2.00.
R1=R2 ile eşkonveks bir taç ve R3~R2 ve R4>>R3 ile bir çakmaktaşı kullanır.Uses an equiconvex crown with R1=R2, and a flint with R3~R2 and R4>>R3.
Fevzi Çakmak'ın yaptırdığı inceleme sonucunda Atilhan serbest bırakıldı.Nach einer Untersuchung von Fevzi Çakmak wurde Atilhan freigelassen.
Elinden düşürmediği çakmağı sonunda bir işe yaramıştır.Der von ihm geleitete Einsatz von Treibminen scheiterte.
"Bir "Çakma Hande" Denemesi".Kapitel: „Versuch einer Erinnerung“.
Dr. Loomis, çakmağını yakarak odayı ateşe verir.Er greift zum Feuerzeug und setzt den Raum in Flammen.
Yerelnet Mahallenin ileri gelenlerinden (Vehbi Çakmak)Stadt Herrieden (Hrsg.): Herrieden.
MHP'nin Köşk Adayı Çakmakoğlu.Die Böden um Mkushi sind sauer.
Aske'nin ilk 1000 kopyası, üstünde albüm kapağı bulunan bir çakmakla beraber verildi.Den ersten 1000 Kopien von Aske lag ein Feuerzeug, das mit dem Motiv des Covers bedruckt war, bei.
Burada yapılan araştırmalarda çakmak taşından yapılmış çeşitli araçlar da bulunmuştur.Es gab verschiedene Versuchsausführungen am selben Fahrzeug.
Çakmaktaşlar Kaldırımtaşı Sokak no. 323 Taşyatağı'nda yaşarlar.Ils sont installés Calle Consejo de Ciento, 338.
Yontmataş buluntuları obsidiyen ve çakmaktaşından kesiciler ve kazıyıcı aletlerdir.Les Arabes: descendants des Sahari, des Châamba et des Athbedj.
Haziran, 2014 – kazık çakma işlemleri tamamen bitirmiştir.Juin 2014 : le buffet fermé.
Abdal ırmağı ve çakmak barajı, amatör balıkçılık için elverişlidir.Ayrıca fındık üretimi yapılmaktadır.L'épaule et le sein droit érotiquement dénudés évoquent la fécondité nourricière mais aussi les Amazones.
Şu anda buralı olanlar köye genelde Çakmas derler.La majorité de ceux qui portent ce nom sont généralement originaires du village.
Bunların hemen hemen hepsi çakmaktaşından yapılma aletlerdir.Quasiment tous les morceaux sont instrumentaux.
Osman Çakmaçi, « Burjuva yaşamına 'sızmak' ».Claude Burgelin, « Donner son corps à la littérature ?
İlk bilinen PEZ kabı, çakmağa benzemekteydi.Le bas du corps, immergé, paraissait être celui d’un poisson.
Arkebüz çakmak mekanizmasıyla ateşlenir.Chopper: Arroja el fuego de sus propulsores.
1963'te Çanakkale'de kaçak kahve ve çakmakla yakalandı.En 1960 fue apresada por atentado con bomba un café en Algiers.
Çakmaktaşı madeni hâlâ işletilmektedir.La mina de lignita todavía está en explotación.
Dr. Loomis, çakmağını yakarak odayı ateşe verir.Richie se sobresalta y deja caer su encendedor en la habitación.
Cigarette Lighter / Welder Bir çakmak ve/veya kaynak aleti.Encendedor, lámpara y/o linterna.
Çakmak: Koz atmak.Arma: Ahorcamiento.
Yontmataş buluntuları obsidiyen ve çakmaktaşından kesiciler ve kazıyıcı aletlerdir.Entre los pazos destacan los de A Retirosa y O Xistro.
Bundan çok kısa zaman sonra Sultan Zahir Çakmak öldü.Poco tiempo después, la Zacatecana amaneció asesinada.
Tüm işleri ters gitmeye başladığında ona sihirli bir şekilde 16 tane mum ve bir çakmak gelir.Cuando Abby lo abre, descubre 16 velas y una caja de fósforos.
Tatarahmet divanı eskiden üç mahalleden (Delihasanlar, Karamanlı ve Çakmaklar) oluşmaktaydı.L'edificio è preceduto da un loggiato a tre campate, nel mezzo del quale esisteva l'ingresso.
Amcası Fevzi Çakmak'ın himayesinde yetişti.Sua nonna lo addestrò al segreto della fiamma.
Bir şeyi çakmak, dövmek, yassılaştırmak, ezmek için kullanılır.I laser più precisamente servono per puntare, bruciare, tagliare.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod