çakı ile cümle
çakı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bas, yukarı taşı, bırak.\ Opera- biçimi ile çakışır 'Yukarı # 2', öntanımlı olrak pasifleştirilmiştir. Nameマウスの中ボタンを押したまま、マウスを上に動かし、ボタンを放します。\ デフォルトで無効になっている Opera スタイルの「上 #2」と競合します。Name
Bekleyen çözülmeyen çakışmaların sayısı:% 1 (% 2 beyaz alan)Aantal overgebleven onopgeloste conflicten: %1 (waarvan %2 witruimtes zijn)
Bekleyen çözülmeyen çakışmaların sayısı:% 1 (% 2 beyaz alan)A fel nem oldott ütközések száma:
Bekleyen çözülmeyen çakışmaların sayısı:% 1 (% 2 beyaz alan)Antal återstående olösta konflikter:% 1 (av vilka% 2 är blanktecken)
Bekleyen çözülmeyen çakışmaların sayısı:% 1 (% 2 beyaz alan)Antal tilbageværende uløste konflikter:% 1 (af hvilke% 2 er blanke tegn)
Bekleyen çözülmeyen çakışmaların sayısı:% 1 (% 2 beyaz alan)Anzahl der verbleibenden ungelösten Konflikte: %1 (%2 davon Leerraum-Konflikte)
Bekleyen çözülmeyen çakışmaların sayısı:% 1 (% 2 beyaz alan)Liczba pozostałych nierozwiązanych konfliktów:% 1 (z których% 2 dotyczy znaków odstępu)
Bekleyen çözülmeyen çakışmaların sayısı:% 1 (% 2 beyaz alan)Nombre de conflits non résolus restants & #160;: %1 (dont %2 concernent des espaces)
Bekleyen çözülmeyen çakışmaların sayısı:% 1 (% 2 beyaz alan)Número de conflictos sin resolver: %1 (%2 de los cuales son espacios en blanco)
Bekleyen çözülmeyen çakışmaların sayısı:% 1 (% 2 beyaz alan)Número de conflitos por resolver:% 1 (dos quais% 2 são espaço em branco)
Bekleyen çözülmeyen çakışmaların sayısı:% 1 (% 2 beyaz alan)Numero di conflitti non ancora risolti: %1 (di cui %2 sono di spazi)
Bekleyen çözülmeyen çakışmaların sayısı:% 1 (% 2 beyaz alan)Počet zbývajících nevyřešených konfliktů:% 1 (z nichž počet mezer je% 2)
Bekleyen çözülmeyen çakışmaların sayısı:% 1 (% 2 beyaz alan)Αριθμός εναπομείναντων μη λυμένων συγκρούσεων:% 1 (% 2 από τις οποίες αφορούν κενά)
Bekleyen çözülmeyen çakışmaların sayısı:% 1 (% 2 beyaz alan)Брой оставащи нерешени конфликти:% 1 (от които% 2 са интервали)
Bekleyen çözülmeyen çakışmaların sayısı:% 1 (% 2 beyaz alan)Кількість ще нерозв’ язаних конфліктів:% 1 (з яких% 2 пробіли)
Bekleyen çözülmeyen çakışmaların sayısı:% 1 (% 2 beyaz alan)Неразрешённых конфликтов осталось:% 1 (% 2 из которых - конфликты пустых промежутков)
Bekleyen çözülmeyen çakışmaların sayısı:% 1 (% 2 beyaz alan)未解決の衝突の数: %1 (内 %2 はホワイトスペース)
Ben de koyunlardan bahsedeceğim. Epey bir tesadüfi çakışma var.Ik ga het ook over schapen hebben. er is hier sprake van veel serendipitaire convergentie.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Als Kind hatte ich Sammlungen von Stöckern, Steinen, Kieseln und Muscheln.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Când eram mică, aveam diverse colecții de bețe, roci, pietricele și scoici.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Da bambina avevo tante raccolte di bastoncini, di pietre, di sassi e di conchiglie.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.De niña yo tenía muchas colecciones: de palos, piedras, guijarros y conchas.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Gyerekként rengeteg gyüjteményem volt botokból, kövekből és kavicsokból és kagylókból.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Když jsem byla malá, měla jsem spoustu sbírek klacíků a kamínků a oblázků a mušliček.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Keď som bola malá, mala som niekoľko zbierok nálepiek, kameňov, okruhliakov a mušlí.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Ketika saya masih anak-anak, saya memiliki banyak kumpulan ranting, batuan, kerikil, dan kerang.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Khi còn nhỏ, tôi có hàng loạt bộ sưu tập que, đá, sỏi và vỏ sò.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.제가 어렸을때 저는 나무작대기, 돌, 자갈 그리고 조개껍질 같은 것을 모았었지요.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.När jag var liten så hade jag flera olika samlingar av pinnar och stenar och grus och snäckor.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Quand j"étais enfant, j'avais plusieurs collections de bâtons, de cailloux, de galets et de coquillages.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Quando eu era pequena, fazia muitas coleções de paus e pedras e seixos e conchas.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Toen ik een kind was, had ik vele verzamelingen van stokken, stenen, kiezelstenen en schelpen.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.W dzieciństwie z zapałem kolekcjonowałam patyki, kamienie małe i duże oraz muszelki.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Όταν ήμουν παιδί, είχα πολλές συλλογές από ξυλάκια και πέτρες και μάρμαρα και κοχύλια.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Когато бях дете, имах различни сбирки от пръчки и камъни, и камъчета, и черупки.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Когда я была маленькой, у меня были многочисленные коллекции палочек, камней, гальки и ракушек.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Коли я була дитиною, то мала величезні колекції наклейок, камінців, ракушок.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.כשהייתי ילדה, היו לי אוספים רבים של מקלות ואבנים וחלוקי נחל וקונכיות.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.عندما كنت طفلا، كان عندي مجموعات مشكّلة مختلفة من عصي وأحجار وحصي وأصداف.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.小石や貝殻などを沢山集めていたものですが なぜか今の子はそういうことをしません
Bildiğiniz gibi iki gece önce Kanada Edmonton yakında bir uydu çakıldıComo ya es de su conocimiento, un satélite se estrelló hace dos noches cerca de Edmonton en Canadá.
Bildiğiniz gibi iki gece önce Kanada Edmonton yakında bir uydu çakıldıJak uľ víte, předevčírem v noci spadl poblíľ Edmontonu v Kanadě satelit.
Bildiğiniz gibi iki gece önce Kanada Edmonton yakında bir uydu çakıldıそれは、合衆国とカナダの国境を越える前、モンタナ州上空で、
Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.물 속 밑바닥에 있는 자갈을 보는 것과 비슷한 이치입니다.
Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.זה בעצם כמו להסתכל על חלוק נחל בקרקעית של נחל.
Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.انه كالنظر لحصاة في قاع جدول
Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.見るようなものです 水底の小石を見ていると
Bir çakışma oluştu, lütfen bu çakışmayı elle çözün.A تضارب الإيطالية يدويّاً.
Bir çakışma oluştu, lütfen bu çakışmayı elle çözün.È apparso un conflitto, per favore risolvilo manualmente.
Bir çakışma oluştu, lütfen bu çakışmayı elle çözün.En konflikt er opstået. Løs den manuelt.
Bir çakışma oluştu, lütfen bu çakışmayı elle çözün.En konflikt har uppstått. Lös den manuellt.
Bir çakışma oluştu, lütfen bu çakışmayı elle çözün.Er deed zich een conflict voor, los het handmatig op.
Bir çakışma oluştu, lütfen bu çakışmayı elle çözün.Es ist ein Konflikt aufgetreten, bitte lösen Sie diesen von Hand.
Bir çakışma oluştu, lütfen bu çakışmayı elle çözün.Ha aparecido un conflicto, resuélvalo manualmente.
Bir çakışma oluştu, lütfen bu çakışmayı elle çözün.Objavil sa konflikt, prosím vyriešte ho manuálne.
Bir çakışma oluştu, lütfen bu çakışmayı elle çözün.Ocorreu um conflito; por favor, resolva- o manualmente.
Bir çakışma oluştu, lütfen bu çakışmayı elle çözün.Ristiriita havaittu, ratkaise se käsin.
Bir çakışma oluştu, lütfen bu çakışmayı elle çözün.Un conflit est apparu, veuillez le résoudre manuellement.
Bir çakışma oluştu, lütfen bu çakışmayı elle çözün.Wystąpił konflikt, proszę go ręcznie rozwiązać.
Bir çakışma oluştu, lütfen bu çakışmayı elle çözün.Παρουσιάστηκε μια σύγκρουση · παρακαλώ επιλύστε την χειροκίνητα.