çakı ile cümle

çakı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İki toplantı çakışıyor.The two meetings clash.
Festivalin tarihi sınavınki ile çakışmaktadır.The date of the festival coincides with that of the exam.
Bugün gerçekten çakı gibisin.You're certainly looking fit as a fiddle today.
Uçak gürültüyle yere çakılmadan hemen önce, keskin bir şekilde sağa döndü.The plane turned sharply to the right just before it crashed.
Üzgünüm tatlım, hala ofiste çakılıp kaldım.Sorry honey, I'm still stuck at the office.
Çakışma olabilir.Overlap can occur.
İki resim çakıştı.Two pictures overlapped.
Kültür bir paraşüt gibidir: Eğer sende yoksa yere çakılırsın.Culture is like a parachute: if you don't have it, you crash.
O biraz çakırkeyf.He's a bit tipsy.
Biraz çakırkeyfim.I'm a bit tipsy.
Tom çakırkeyf.Tom's shot.
Evde çakılıp kaldınız.You're grounded.
Tom evde çakılıp kaldı.Tom is grounded.
Evde çakılıp kaldık.We're grounded.
Tom hafif çakırkeyf.Tom is slightly tipsy.
Kentin uzun kıyı şeridi kum ve çakıl içerir.The long coastline of the city contains sand and gravel.
Ben her zaman küçük bir çakı taşırım.I always carry a small pocketknife.
Üç gündür burada çakıldım kaldım.I've been stuck here for three days.
Tom ve Mary barda oturuyorlar. Her ikisi de biraz çakırkeyf görünüyor.Tom and Mary are sitting at the bar. Both look a little tipsy.
Gelecek yıl bu çakıl yola kaldırım taşı döşenecek.Next year, this gravel road will be paved.
Mutfak bıçağı eti kesmek için yeterince keskin değildi, bu yüzden çakımı kullandım.The kitchen knife wasn't sharp enough to cut the meat, so I used my pocket knife.
Tom çakısını çıkardı ve onu açtı.Tom pulled out his pocketknife and opened it.
Tom biraz çakırkeyf.Tom is a little tipsy.
Çakı gibi uyan, Tom.Rise and shine, Tom.
Ben çakılı kaldım.I'm stuck in a rut.
Tom ipi kesmek için çakısını kullandı.Tom used his pocketknife to cut the rope.
Tom genellikle bir çakı taşır.Tom usually carries a pocketknife.
Hiçbir çakışma yok.There are no coincidences.
Uçağımız denize çakıldı.Our plane crashed into the sea.
Çoğu meteoroit bir çakıldan daha büyük değildir.Most meteoroids are no bigger than a pebble.
Uçak yere çakıldı mı?Did the plane crash?
Pilot uçak yere çakılmadan önce paraşütle atladı.The pilot bailed out before the plane crashed.
Tom cebinde bir çakı tuttu.Tom kept a penknife in his pocket.
Tom biraz çakırkeyf görünüyor.Tom seems to be a little tipsy.
O çakısıyla ağacın bir dalını kesti.He cut off a branch of the tree with his penknife.
Ben zaten biraz çakırkeyfim.I'm already a bit tipsy.
Kurşun kalemimi çakımla keskinleştirdim.I sharpened my pencil with my pocketknife.
Ben biraz çakırkeyfim.I'm a little tipsy.
Mary biraz çakırkeyifti.Mary was a little tipsy.
Tom muhtemelen çakırkeyf olacak.Tom is likely to be tipsy.
Tom çakırkeyf görünüyordu.Tom seemed to be tipsy.
Tom kafaüstü yere çakıldı.Tom landed on his head.
Ödünç alabileceğim bir çakısı olan var mı?Does anyone have a pocketknife that I could borrow?
NASA astronotları standart ekipman olarak Victorinox çakılarına sahiptirler.NASA astronauts have a Victorinox knife as standard equipment.
Bu, gereksiz trafiği ve çakışmaları azaltır.This reduces unnecessary traffic and collisions.
Rusya'daki posta kodları tamamen uyumludur ve Beyaz Rusya'daki gibi diğer posta kodlarıyla çakışmaz.Post codes in Russia are fully compatible and non-overlapping with postal codes in Belarus.
Birbirleriyle çakışan (özelikleri açısandan örtüşen) şeyler birbirlerine eşittir.Things that coincide with one another are equal to one another (Reflexive Property).
Jamboard ayrıca G Suite ekosistemiyle çakışan bir işletim sistemine de sahiptir.The Jamboard also has an operating system that coincides with the G Suite ecosystem.
Harun Çakır Kimdir?"İdris Güllüce kimdir?
Çakıcı ve eski milletvekili Mustafa Emiroğluları 25 Kasım 2016'da TDP'den istifa etti.Çakıcı and former MP Mustafa Emiroğluları resigned from the TDP on 25 November 2016.
Strip'in başlangıcı 1970 filmi Aşk Hikâyesi ile yakından çakıştı.The beginning of the strip coincided closely with the 1970 film Love Story.
2004 yılında MD5'in çakışmaya karşı güvenli olmadığı gösterildi.In 2004 it was shown that MD5 is not collision-resistant.
Aracı durduramazdım ve çakıldaydım çünkü o beni çakıl bölüme doğru itti." dedi.I could not stop the car and I was on the gravel because he pushed me into the gravel."
Bilginin, bilginin alındığı nesne ile çakışması ve uyumu doğruluktur.Knowledge and action are intertwined, and acting is the ground of knowing.
Tetrax'ın gemisi Azmuth'un kaldığı gezegene çakılır.Tetrax's ship crashes on Azmuth's homeworld.
Bu süre Sputnik krizi ile çakışıyordu.This coincided with the Sputnik crisis.
Kuzey ile güney arasında kontur ilişkisi var.(birbirleriyle çakılılar.)"Kuzey ile Güney arasında köprü: Lefkoşa".
Aynı zamanda SHA-0 'ın tam çakışmalarını 80-turdan 62-tura düşürülebildiğini buldular.They also found full collisions of SHA-0 reduced to 62 out of its 80 rounds.
Cis-NAT’lar çeşitli yönlere ve çiftler arasında çakışan farklı uzunluklara sahiptirler.Cis-NATs have a variety of orientations and differing lengths of overlap between pairs.
Çakışma, toplamda 64 grafik kartına sahip 16 düğümlü bir küme ile bulundu.The collision was found on a 16-node cluster with a total of 64 graphics cards.

İlgili Sayfalar