Ana içeriğe geç
Sözlük

çad ile cümle

çad kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.Cũng đánh giết mọi con đầu_lòng trong Ê - díp-tô , Tức_là cường - tráng sanh đầu ở trong các trại Cham .
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.da er alle Erstgeburt in Ägypten schlug, die Erstlinge ihrer Kraft in den Hütten Hams,
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.És megöle minden elsõszülöttet Égyiptomban, az erõ zsengéjét Khám sátoraiban.
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.Feriu todo primogênito no Egito, primícias da força deles nas tendas de Cão.
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.Hän surmasi kaikki esikoiset Egyptistä, miehuuden ensimmäiset Haamin majoista.
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.Hirió a todos los primogénitos de Egipto, primicias del vigor de las tiendas de Cam
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.Ia membunuh anak laki-laki yang sulung dalam setiap keluarga orang Mesir
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.Il frappa tous les premiers-nés en Égypte, Les prémices de la force sous les tentes de Cham.
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.In udaril je vse prvorojence v Egiptu, prvino moči v šatorih Hamovih.
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.I pobił wszystko pierworodztwo w Egipcie, pierwiastki mocy ich w przybytkach Chamowych;
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.애굽에서 모든 장자 곧 함의 장막에 있는 그 기력의 시작을 치셨으나
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.Och han slog allt förstfött i Egypten, kraftens förstling i Hams hyddor.
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.Og han slo alle førstefødte i Egypten, styrkens førstegrøde i Kams telter.
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.και επαταξε παν πρωτοτοκον εν Αιγυπτω, την απαρχην της δυναμεως αυτων εν ταις σκηναις του Χαμ
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.Как порази всеки първороден заведе ги като стадо в Египет, Първака на силите им в шатрите на Хама,
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.ויך כל בכור במצרים ראשית אונים באהלי חם׃
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.وضرب كل بكر في مصر. اوائل القدرة في خيام حام‎.
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.在 埃 及 擊 殺 一 切 長 子 、 在 含 的 帳 棚 中 、 擊 殺 他 們 強 壯 時 頭 生 的
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.在 埃及 擊殺 一切 長子 、 在 含 的 帳棚 中 、 擊殺 他 們強壯時頭 生的
Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.A nemohl Mojžíš vjíti do stánku úmluvy; nebo byl nad ním oblak, a sláva Hospodinova naplnila příbytek.
Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.모세가 회막에 들어갈 수 없었으니 이는 구름이 회막 위에 덮이고 여호와의 영광이 성막에 충만함이었으며
Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.Oleh karena itu Musa tak dapat masuk ke dalam Kemah itu
Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.и не мог Моисей войти в скинию собрания, потому что осеняло ее облако, и слава Господня наполняла скинию.
Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.ולא יכל משה לבוא אל אהל מועד כי שכן עליו הענן וכבוד יהוה מלא את המשכן׃
Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.فلم يقدر موسى ان يدخل خيمة الاجتماع. لان السحابة حلّت عليها وبهاء الرب ملأ المسكن.
Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.摩 西 不 能 進 會 幕 、 因 為 雲 彩 停 在 其 上 、 並 且 耶 和 華 的 榮 光 、 充 滿 了 帳 幕
Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.摩西 不 能 進會 幕 、 因 為雲彩 停 在 其上 、 並且 耶和華 的 榮光 、 充滿 了 帳幕
Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı.Ja aina kun Mooses meni majaan, laskeutui pilvenpatsas ja seisahtui majan ovelle; ja Herra puhutteli Moosesta.
Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı.모세가 회막에 들어갈 때에 구름 기둥이 내려 회막문에 서며 여호와께서 모세와 말씀하시니
Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı.Sesudah Musa masuk, turunlah tiang awan dan berhenti di pintu Kemah. Dari awan itu TUHAN berbicara dengan Musa
Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı.Şi cînd intra Moise în cort, stîlpul de nor se pogora şi se oprea la uşa cortului, şi Domnul vorbea cu Moise.
Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı.Vừa khi người vào đó , thì trụ mây giáng xuống dừng tại cửa Trại , và Ðức_Giê - hô-va phán cùng Môi-se .
Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı.Vừa khi người vào đó, thì trụ mây giáng xuống dừng tại cửa Trại, và Ðức Giê-hô-va phán cùng Môi-se.
Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı.Zodra Mozes binnen was, kwam de wolk naar beneden en bleef voor de ingang staan. Dan sprak de HERE met Mozes.
Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı.והיה כבא משה האהלה ירד עמוד הענן ועמד פתח האהל ודבר עם משה׃
Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı.وكان عمود السحاب اذا دخل موسى الخيمة ينزل ويقف عند باب الخيمة. ويتكلم الرب مع موسى.
Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı.摩 西 進 會 幕 的 時 候 、 雲 柱 降 下 來 、 立 在 會 幕 的 門 前 、 耶 和 華 便 與 摩 西 說 話
Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı.摩西 進會 幕 的 時候 、 雲柱 降下 來 、 立 在 會幕 的 門前 、 耶和華 便 與 摩西 說話
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.17:22 Und Mose legte die Stecken vor den HERRN in der Hütte des Zeugnisses.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.A Mojžiš složil palice pred Hospodinom v stáne svedoctva.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Derpå lagde Moses Stavene hen foran HERRENs Åsyn i Vidnesbyrdets Telt.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.E Moisés depositou as varas perante o Senhor na tenda do testemunho.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.És letevé Mózes a vesszõket az Úr elé a bizonyság sátorában.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Hij plaatste de staven voor de HERE in het Heilige der Heiligen in de tabernakel
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.I zanechal Mojžíš prutů před Hospodinem v stánku svědectví.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Ja Mooses pani sauvat lain majaan, Herran eteen.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.모세가 그 지팡이들을 증거의 장막 안 여호와 앞에 두었더라
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Lalu Musa menempatkan tongkat-tongkat itu di dalam Kemah TUHAN di depan Peti Perjanjian
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Luego Moisés puso las varas delante de Jehovah en el tabernáculo de reunión
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Moise a pus toiegele înaintea Domnului, în cortul mărturiei.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Môi-se để những gậy đó trong Trại bảng chứng trước mặt Ðức Giê-hô-va.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Môi-se để những gậy đó trong Trại bảng chứng trước mặt Ðức_Giê - hô-va .
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Moïse déposa les verges devant l`Éternel, dans la tente du témoignage.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Mojzes pa položi te palice pred GOSPODA v šator pričevanja.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Och Mose lade stavarna inför HERRENS ansikte i vittnesbördets tält.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Og Moses la stavene ned for Herrens åsyn i vidnesbyrdets telt.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Και απεθηκεν ο Μωυσης τας ραβδους ενωπιον του Κυριου εν τη σκηνη του μαρτυριου.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.И Моисей положи жезлите пред Господа в шатъра за плочите на свидетелството.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.И положил Моисей жезлы пред лицем Господа в скинии откровения.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.וינח משה את המטת לפני יהוה באהל העדת׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod