Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Israelitterne må herefter ikke komme Åbenbaringsteltet nær, for at de ikke skal pådrage sig Synd og dø;
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Israels barn skal ikke mere komme nær til sammenkomstens telt, for da fører de synd over sig og må dø.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.이 후로는 이스라엘 자손이 회막에 가까이 말 것이라 죄를 당하여 죽을까 하노라
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Nepriblížia sa už viacej synovia Izraelovi stánu shromaždenia, aby neniesli hriechu a aby nezomreli.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Zato naj sinovi Izraelovi poslej ne pristopajo k shodnemu šatoru, da si ne nalože greha ter ne umrjo.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Израилтяните да не пристъпят вече при шатъра за срещане, да не би да се натоварят с грях и да измрат.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.и сыны Израилевы не должны впредь приступать к скинии собрания, чтобы не понести греха и не умереть:
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.ולא יקרבו עוד בני ישראל אל אהל מועד לשאת חטא למות׃
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.فلا يقترب ايضا بنو اسرائيل الى خيمة الاجتماع ليحملوا خطية للموت.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.從 今 以 後 、 以 色 列 人 不 可 挨 近 會 幕 、 免 得 他 們 擔 罪 而 死
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.從 今以 後 、 以色列人 不 可 挨近 會幕 、 免得 他 們擔 罪 而 死
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.A potemem widział, a oto otworzony był kościół przybytku świadectwa na niebie.
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.A potom som videl a hľa, otvoril sa chrám stánu svedoctva na nebi,
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Après cela, je regardai, et le temple du tabernacle du témoignage fut ouvert dans le ciel.
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Daarna zag ik de tempel in de hemel, de tent waarin God woont, wijd open gaan.
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Darnach sah ich, und siehe, da ward aufgetan der Tempel der Hütte des Zeugnisses im Himmel;
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Depois disto olhei, e abriu-se o santuário do tabernáculo do testemunho no céu;
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Después de esto miré, y el santuario del tabernáculo del testimonio fue abierto en el cielo
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Dopo ciò vidi aprirsi nel cielo il tempio che contiene la Tenda della Testimonianza
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.După aceea, am văzut deschizîndu-se în cer Templul cortului mărturiei.
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.És ezeknek utána látám, és ímé megnyittaték a mennyben a bizonyságtétel sátorának temploma,
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.In potem sem videl, in odpre se svetišče šatora pričevanja v nebesih,
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Ja sen jälkeen minä näin: todistuksen majan temppeli taivaassa avattiin;
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.또 이 일 후에 내가 보니 하늘에 증거 장막의 성전이 열리며
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Og derefter så jeg, og templet med vidnesbyrdets telt i himmelen blev åpnet,
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Og derefter så jeg, og Vidnesbyrdets Tabernakels Tempel i Himmelen blev åbnet,
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Potom pak viděl jsem, a aj, otevřín jest chrám stánku svědectví na nebi.
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Rồi đó , tôi nhìn xem , thấy trên trời có nơi thánh của đền tạm chứng_cớ mở ra .
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Rồi đó, tôi nhìn xem, thấy trên trời có nơi thánh của đền tạm chứng cớ mở ra.
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Sedan såg jag att vittnesbördets tabernakels tempel i himmelen öppnades.
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Setelah itu saya melihat Rumah Tuhan di surga terbuka, dan Kemah Tuhan ada di dalamnya
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Και μετα ταυτα ειδον και ιδου, ηνοιχθη ο ναος της σκηνης του μαρτυριου εν τω ουρανω,
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.И после сего я взглянул, и вот, отверзся храм скинии свидетельства на небе.
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.І після сього поглянув я, і ось, відчинив ся храм скинї сьвідчення на небі;
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.чух [друг от] олтара да казва: Така Господи Боже Всемогъщи, истинни и праведни са Твоите съдби.
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.ואחרי כן ראיתי והנה נפתח היכל משכן העדות בשמים׃
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.ثم بعد هذا نظرت واذا قد انفتح هيكل خيمة الشهادة في السماء
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.此 後 、 我 看 見 在 天 上 那 存 法 櫃 的 殿 開 了
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.此後 、 我看見 在 天上 那 存 法櫃 的 殿開了
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Also, bitte, wenn Sie nach Namibia kommen, achten sie darauf, in ihren Zelten zu bleiben.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Aşa că vă rog, dacă mergeţi în Namibia, aveţi grijă să staţi în corturi.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Así que, por favor, si van a Namibia asegúrense de quedarse en sus carpas.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Dus alsjeblieft, als je naar Namibië gaat, zorg er dan voor dat je
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın. Geceleri dışarıda yürümeyin! (Kahkaha)Vậy nên, nếu bạn đến Namibia, hãy đảm bảo rằng bạn ở trong lều, và đừng đi ra ngoài vào buổi đêm (tiếng cười)
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Jeśli odwiedzicie Namibię, zostańcie proszę w namiotach.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.혹시 나미비아에 가시게 되면요, 꼭 텐트 안에 계세요.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Portanto, por favor, se forem à Namíbia, assegurem-se de que ficam dentro das tendas.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Quindi, per favore, se andate in Namibia, mi raccomando, restate nelle tende.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.S'il vous plaît, si vous allez en Namibie, restez dans vos tentes.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Takže prosím, ak pôjdete do Namíbie, uistite sa, že zostanete v stanoch.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Σας παρακαλώ λοιπόν, αν πάτε στη Ναμίμπια, μη βγείτε απ' τις σκηνές σας.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Затова, моля ви, ако отидете в Намибия, стойте в палатките.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Так что, пожалуйста, если вы едете в Намибию, обязательно поживите в палатках.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.(מחיאות כפיים)
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.لذا رجاءً، إذا ذهبتم إلى ناميبيا، تأكدوا من أن تقيموا في الخيام.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.クロサイは1982年には絶滅しかかっていましたが 現在はクネネ地方に世界最大の
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.A ich bratia, Leviti, boli oddaní ku každej službe príbytku domu Božieho.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Bratří pak jejich Levítové jiní oddáni jsou ke všelikému přisluhování příbytku domu Božího.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Các anh em chúng, là những người Lê-vi khác, đều được cắt làm mọi việc trong đền tạm của Ðức Chúa Trời.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Các anh_em chúng , là những người Lê-vi khác , đều được cắt làm mọi việc trong đền tạm của Ðức_Chúa_Trời .