Buluşma Çadırının giriş bölümünde hizmet eden kadınların aynalarından tunç ayaklıklı tunç bir kazan yaptı.그가 놋으로 물두멍을 만들고 그 받침도 놋으로 하였으니 곧 회막문에서 수종드는 여인들의 거울로 만들었더라
Buluşma Çadırının giriş bölümünde hizmet eden kadınların aynalarından tunç ayaklıklı tunç bir kazan yaptı.И сделал умывальник из меди и подножие его из меди с изящнымиизображениями, украшающими вход скинии собрания.
Buluşma Çadırının giriş bölümünde hizmet eden kadınların aynalarından tunç ayaklıklı tunç bir kazan yaptı.ויעש את הכיור נחשת ואת כנו נחשת במראת הצבאת אשר צבאו פתח אהל מועד׃
Buluşma Çadırının giriş bölümünde hizmet eden kadınların aynalarından tunç ayaklıklı tunç bir kazan yaptı.وصنع المرحضة من نحاس وقاعدتها من نحاس. من مراءي المتجندات اللواتي تجّندن عند باب خيمة الاجتماع
Buluşma Çadırının giriş bölümünde hizmet eden kadınların aynalarından tunç ayaklıklı tunç bir kazan yaptı.他 用 銅 作 洗 濯 盆 、 和 盆 座 、 是 用 會 幕 門 前 伺 候 的 婦 人 之 鏡 子 作 的
Buluşma Çadırının giriş bölümünde hizmet eden kadınların aynalarından tunç ayaklıklı tunç bir kazan yaptı.他 用 銅 作 洗濯盆 、 和 盆座 、 是 用 會幕門 前 伺候 的 婦人 之 鏡子 作 的
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.A Zachariáš, syn Mešelemiášov, vrátny pri dveriach stánu shromaždenia.
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.므셀레먀의 아들 스가랴는 회막 문지기가 되었더라
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.Mesjelemjas Søn Zekarja var Dørvogter ved Indgangen til Åbenbaringsteltet.
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.Sacharja aber, der Sohn Meselemjas, war Hüter am Tor der Hütte des Stifts.
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.Sakarja, Meselemjan poika, oli ovenvartijana ilmestysmajan ovella.
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.Sakarja, Meselemjas sønn, var portner ved inngangen til sammenkomstens telt.
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.Sakarja, Meselemjas son, var dörrvaktare vid ingången till uppenbarelsetältet.
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.Xa-cha-ri , con_trai Mê-sê-lê-mia , là kẻ giữ cửa hội mạc .
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.Xa-cha-ri, con trai Mê-sê-lê-mia, là kẻ giữ cửa hội mạc.
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.Zacarias, filho de Meselemias, guardava a porta da tenda da revelação.
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.Zacarías hijo de Meselemías era portero a la entrada del tabernáculo de reunión
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.Zaccaria, figlio di Meselemia, custodiva la porta della tenda del convegno
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.Zachariáš pak syn Meselemiášův vrátným byl u dveří stánku úmluvy.
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.Zacharie, fils de Meschélémia, était portier à l`entrée de la tente d`assignation.
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.Zacharyjasz zasię, syn Mesellemijaszowy, był odźwiernym drzwi u namiotu zgromadzenia.
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.Zaharia, fiul lui Meşelemia, era uşier la intrarea cortului întîlnirii.
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.Zakariás, a Meselémia fia, a gyülekezet sátorába való bejárat õrizõje.
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.Zakharia anak Meselemya juga adalah pengawal pintu gerbang Kemah TUHAN
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.Zeharija, sin Meselemija, je bil varuh pri vratih shodnega šatora.
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.Ζαχαριας ο υιος του Μεσελεμια ητο πυλωρος της θυρας της σκηνης του μαρτυριου.
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.а Захария, Меселемиевият син, беше пазач при входа на шатъра за срещане;
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.Захария, сын Мешелемии, был привратником у дверей скинии собрания.
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.זכריה בן משלמיה שער פתח לאהל מועד׃
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.وزكريا بن مشلميا كان بواب باب خيمة الاجتماع.
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.米 施 利 米 雅 的 兒 子 撒 迦 利 雅 是 看 守 會 幕 之 門 的
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.米施利米雅 的 兒子 撒迦利雅 是 看守 會 幕 之 門的
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.A posvätím stán shromaždenia a oltár a posvätím Árona i jeho synov, aby mi konali kňazskú službu.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.Bo poświęcę namiot zgromadzenia, i ołtarz, i Aarona, i syny jego poświęcę, aby mi urząd kapłański sprawowali.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.In posvetim shodni šator in oltar, tudi Arona in sinove njegove posvetim, da mi opravljajo duhovsko službo.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.Ja, Ik zal de tabernakel, het altaar en Aäron en zijn zonen, mijn priesters, heiligen.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.Ja minä pyhitän ilmestysmajan ja alttarin; ja minä pyhitän Aaronin poikinensa pappeina palvelemaan minua.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.내가 그 회막과 단을 거룩하게 하며 아론과 그 아들들도 거룩하게 하여 내게 제사장 직분을 행하게 하며
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.Nebo posvětím stánku úmluvy i oltáře; Arona také a synů jeho posvětím, aby mi úřad kněžský konali.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.So will ich die Hütte des Stifts mit dem Altar heiligen und Aaron und seine Söhne mir zu Priestern weihen.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.И освящу скинию собрания и жертвенник; и Аарона и сынов его освящу, чтобы они священнодействовали Мне;
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.Ще осветя шатъра за срещане и олтара; тоже Аарона и синовете му ще осветя, за да Ми свещенодействуват.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.וקדשתי את אהל מועד ואת המזבח ואת אהרן ואת בניו אקדש לכהן לי׃
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.واقدّس خيمة الاجتماع والمذبح. وهرون وبنوه اقدّسهم لكي يكهنوا لي.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.我 要 使 會 幕 和 壇 成 聖 、 也 要 使 亞 倫 和 他 的 兒 子 成 聖 、 給 我 供 祭 司 的 職 分
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.我 要 使 會幕 和 壇成聖 、 也 要 使 亞倫 和 他 的 兒子 成聖 、 給 我 供 祭司 的 職分
Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.Als het volk de wolk bij de ingang van de tent zag staan, knielde iedereen neer, ieder bij zijn eigen tent.
Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.Cả dân sự thấy trụ mây dừng tại cửa Trại, bèn đứng dậy, rồi mỗi người đều sấp mình xuống nơi cửa trại mình.
Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.Cả dân_sự thấy trụ mây dừng tại cửa Trại , bèn đứng_dậy , rồi mỗi người đều sấp mình xuống nơi cửa trại mình .
Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.모든 백성이 회막문에 구름 기둥이 섰음을 보고 다 일어나 각기 장막문에 서서 경배하며
Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.וראה כל העם את עמוד הענן עמד פתח האהל וקם כל העם והשתחוו איש פתח אהלו׃
Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.فيرى جميع الشعب عمود السحاب واقفا عند باب الخيمة. ويقوم كل الشعب ويسجدون كل واحد في باب خيمته ً.
Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.眾 百 姓 看 見 雲 柱 立 在 會 幕 門 前 、 就 都 起 來 各 人 在 自 己 帳 棚 的 門 口 下 拜
Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.眾百姓 看 見雲 柱立 在 會幕 門前 、 就 都 起 來 各 人 在 自己 帳棚 的 門口 下拜
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Älköötkä muut israelilaiset enää lähestykö ilmestysmajaa, että he eivät joutuisi syynalaisiksi ja kuolisi.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.A synové Izraelští nechať nepřistupují k stánku úmluvy, aby nenesli hříchu a nezemřeli.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Dân Y-sơ-ra-ên chớ lại gần hội mạc nữa , e phải mắc tội và chết chăng .
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Dân Y-sơ-ra-ên chớ lại gần hội mạc nữa, e phải mắc tội và chết chăng.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Daß hinfort die Kinder Israel nicht zur Hütte des Stifts sich tun, Sünde auf sich zu laden, und sterben;
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.És ne járuljanak ezután Izráel fiai a gyülekezetnek sátorához, hogy ne vétkezzenek, és meg ne haljanak.