Ana içeriğe geç
Sözlük

çad ile cümle

çad kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Es wird dir kein Übel begegnen, und keine Plage wird zu deiner Hütte sich nahen.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Ingen olycka skall vederfaras dig, och ingen plåga skall nalkas din hydda.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.intet ondt skal vederfares dig, og ingen plage skal komme nær til ditt telt.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.화가 네게 미치지 못하며 재앙이 네 장막에 가까이 오지 못하리니
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Maka engkau tak akan kena bencana, rumahmu tak akan kena ditimpa malapetaka
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Nem illet téged a veszedelem, és csapás nem közelget a sátorodhoz;
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.nenhum mal te sucederá, nem praga alguma chegará � tua tenda.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Nên sẽ chẳng có tai họa gì xảy đến ngươi, Cũng chẳng có ôn-địch nào tới gần trại ngươi.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Nên sẽ chẳng có tai_họa gì xảy đến ngươi , Cũng chẳng có ôn - địch nào tới gần trại ngươi .
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.neprihodí sa ti nič zlého, ani sa nijaký úder nepriblíži tvojmu stánu.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Nepřihodí se tobě nic zlého, aniž se přiblíží jaká rána k stánku tvému.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.ne zadene te nesreča nobena in šiba se ne približa šatoru tvojemu.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Nie spotka cię nic złego, ani jaka plaga przybliży się do namiotu twego.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.non ti potrà colpire la sventura, nessun colpo cadrà sulla tua tenda
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.no te sobrevendrá mal, ni la plaga se acercará a tu tienda
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Tegenslag zal u niet treffen en ziekten zullen ver van u blijven.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.δεν θελει συμβαινει εις σε κακον, και μαστιξ δεν θελει πλησιαζει εις την σκηνην σου.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.Затова няма да те сполети никакво зло, Нито ще се приближи язва до шатъра ти.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.לא תאנה אליך רעה ונגע לא יקרב באהלך׃
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.‎لا يلاقيك شر ولا تدنو ضربة من خيمتك‎.
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.禍 患 必 不 臨 到 你 、 災 害 也 不 挨 近 你 的 帳 棚
Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak.禍患 必不臨 到 你 、 災害 也 不 挨近 你 的 帳棚
Ben de "Neden? Çadırda yeterince yer var" dedim.제가 "왜? 텐트 안에 자리도 충분한데?" 묻자 그들이 대답했습니다.
Ben de "Neden? Çadırda yeterince yer var" dedim."אנחנו נישן בחוץ." ואני אמרתי, "למה? יש מספיק מקום באוהל."
Ben de "Neden? Çadırda yeterince yer var" dedim."سننام في الخارج ." و سألتهم " لماذا ؟ هناك مساحة كافية فى الخيمة ."
Ben de "Neden? Çadırda yeterince yer var" dedim.「はい でもせっかくの夏ですから」と言いました
Beş perde birbirine, altı perde birbirine birleştirilecek. Altıncı perdeyi çadırın önünde katla.In stakni pet preprog posebe in šest preprog posebe, šesto preprogo pa dvojno podviješ v pročelju šatora.
Beş perde birbirine, altı perde birbirine birleştirilecek. Altıncı perdeyi çadırın önünde katla.I zepniesz pięć opon osobno, a sześć opon osobno; we dwoje złożysz oponę szóstą na przodku namiotu.
Beş perde birbirine, altı perde birbirine birleştirilecek. Altıncı perdeyi çadırın önünde katla.그 앙장 다섯 폭을 서로 연하며 또 여섯 폭을 서로 연하고 그 여섯째 폭 절반은 성막 전면에 접어 드리우고
Beş perde birbirine, altı perde birbirine birleştirilecek. Altıncı perdeyi çadırın önünde katla.И да окачиш петте завеси отделно; а шестата завеса да прегънеш на две към лицето на скинията.
Beş perde birbirine, altı perde birbirine birleştirilecek. Altıncı perdeyi çadırın önünde katla.וחברת את חמש היריעת לבד ואת שש היריעת לבד וכפלת את היריעה הששית אל מול פני האהל׃
Beş perde birbirine, altı perde birbirine birleştirilecek. Altıncı perdeyi çadırın önünde katla.وتصل خمسا من الشقق وحدها وستّا من الشقق وحدها. وتثني الشقة السادسة في وجه الخيمة.
Beş perde birbirine, altı perde birbirine birleştirilecek. Altıncı perdeyi çadırın önünde katla.要 把 五 幅 幔 子 連 成 一 幅 . 又 把 六 幅 幔 子 連 成 一 幅 、 這 第 六 幅 幔 子 、 要 在 罩 棚 的 前 面 摺 上 去
Beş perde birbirine, altı perde birbirine birleştirilecek. Altıncı perdeyi çadırın önünde katla.要 把 五 幅 幔子 連成 一 幅 . 又 把 六 幅 幔子 連成 一 幅 、 這 第六 幅 幔子 、 要 在 罩棚 的 前面 摺 上去
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.예비한 첫 장막이 있고 그 안에 등대와 상과 진설병이 있으니 이는 성소라 일컫고
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.Lebo ustrojený bol prvý stánok, v ktorom bol svietnik a stôl a predloženie chlebov, a ten sa zovie svätyňa.
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.Nebo udělán byl stánek první, v kterémž byl svícen, a stůl, a posvátní chlebové, a ten sloul svatyně.
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.Vả , một đền tạm đã dựng lên : phần thứ nhứt gọi_là nơi thánh , có chơn đèn , bàn và bánh bày ra ;
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.Vả, một đền tạm đã dựng lên: phần thứ nhứt gọi là nơi thánh, có chơn đèn, bàn và bánh bày ra;
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.Споруджено бо перву скиню, а в ній сьвітильник і стіл і предложеннє хлібів, котра зветь ся: Сьвята.
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.כי הוקם המשכן החיצון אשר בו המנורה והשלחן ומערכת הלחם והוא נקרא קדש׃
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.لانه نصب المسكن الاول الذي يقال له القدس الذي كان فيه المنارة والمائدة وخبز التقدمة.
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.因 為 有 豫 備 的 帳 幕 、 頭 一 層 叫 作 聖 所 . 裡 面 有 燈 臺 、 桌 子 、 和 陳 設 餅
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.因為 有 豫備 的 帳幕 、 頭 一 層 叫作 聖所 . 裡面 有 燈臺 、 桌子 、 和 陳設餅
Bir çadır ve Norveç mektubuna bir mektup vardı.Był tam namiot i list do króla Norwegi
Bir çadır ve Norveç mektubuna bir mektup vardı.C'era una tenda e una lettera al re di Norvegia.
Bir çadır ve Norveç mektubuna bir mektup vardı.Di sana ada sebuah tenda, sebuah surat untuk raja Norwegia.
Bir çadır ve Norveç mektubuna bir mektup vardı.Era şi un cort, o scrisoare către regele Norvegiei.
Bir çadır ve Norveç mektubuna bir mektup vardı.Er was een tent, een brief aan de Noorse koning.
Bir çadır ve Norveç mektubuna bir mektup vardı.Es gab ein Zelt, einen Brief an den norwegischen König.
Bir çadır ve Norveç mektubuna bir mektup vardı.Había una tienda de campaña, una carta al rey de noruega.
Bir çadır ve Norveç mektubuna bir mektup vardı.Havia uma tenda, uma carta para ao rei da Noruega.
Bir çadır ve Norveç mektubuna bir mektup vardı.Il y avait une tente, une lettre au roi de Norvège.
Bir çadır ve Norveç mektubuna bir mektup vardı.- 텐트, 그리고 노르웨이 국왕에게 쓴 편지가 있었지요.
Bir çadır ve Norveç mektubuna bir mektup vardı.Ở đó có 1 cái lều, 1 bức thư gửi Vua xứ Na-uy.
Bir çadır ve Norveç mektubuna bir mektup vardı.Ott volt egy sátor és egy levél a norvég királyhoz.
Bir çadır ve Norveç mektubuna bir mektup vardı.Имало палатка, писмо до норвежкия крал.
Bir çadır ve Norveç mektubuna bir mektup vardı.Там був тент, лист до норвезького короля.
Bir çadır ve Norveç mektubuna bir mektup vardı.Там также была палатка и послание королю Норвегии.
Bir çadır ve Norveç mektubuna bir mektup vardı.היה שם אוהל ומכתב למלך הנורווגי.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod