çad ile cümle
çad kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Park Caddesi'ndeki yeni Çin restoranına gitmemizi öneriyorum.I suggest that we go to that new Chinese restaurant on Park Street.
Bu cadde düz.This street is straight.
Bu caddede bir mağaza var mı?Is there a department store on this street?
"Geç kalma, tamam mı?" "Ama baba, cadılar bayramı.""Don't be late, OK?" "But Dad, it's Halloween."
Tom'un hâlâ park caddesinde yaşadığından oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom still lives on Park Street.
Tom Mary'nin evinin Park caddesinde olduğunu biliyordu.Tom knew Mary's house was on Park Street.
Tom'un hâlâ Park Caddesinde yaşadığını düşünüyorum.I think Tom still lives on Park Street.
Tom hâlâ Park Caddesi yaşıyor.Tom still lives on Park Street.
New York'taki Beşinci Cadde'de alışveriş yapmaktan hoşlanırım.I like shopping on Fifth Avenue in New York.
Tom ve Mary Park Caddesi'nde bir daire kiraladı.Tom and Mary rented an apartment on Park Street.
Park Caddesinde küçük bir apartman dairesinde yaşıyorum.I live in a small apartment on Park Street.
Tom yarım çıplak, caddeden aşağı koştu.Tom ran down the street, half naked.
Cadılar süpürge üzerinde uçarlar.Witches fly on broomsticks.
Tom Cadılar bayramı partisinde Mary'yi gördü.Tom saw Mary at the Halloween party.
Caddede bir cüzdan buldum.I found a wallet on the street.
Tom ve Mary bir Cadılar Bayramı partisinde tanıştılar.Tom and Mary met at a Halloween party.
Tom, Mary'yi caddede yürürken gördü.Tom saw Mary walking down the street.
Leyla, Cadılar Bayramı için ninja suikastçisi gibi giyindi.Layla dressed as a ninja assassin for Halloween.
Hâlâ Park Caddesi'nde yaşıyorsun, değil mi?You're still living on Park Street, aren't you?
Tom, Park Caddesindeki o evi satın almaya karar verdi.Tom has decided to buy that house on Park Street.
Tom'un Park Caddesi'nde çok güzel bir evi var.Tom has a very nice house on Park Street.
Bu cadde, bütün şehir boyunca devam ediyor.This street goes through the whole city.
Tom uzun yıllar Park Caddesi'nde yaşıyordu.Tom lived on Park Street for many years.
Leyla çadırındaydı.Layla was in her tent.
Leyla çadırında Sami'yi bekliyordu.Layla was waiting for Sami in her tent.
Biz hâlâ Park Caddesi'nde yaşıyoruz.We're still living on Park Street.
Tom hala Park Caddesi'nde yaşıyor.Tom is still living on Park Street.
Tom hala Park Caddesi'nde oturuyor.Tom is still living on Park Street.
Hâlâ park caddesinde yaşıyorum.I still live on Park Street.
Sen caddeyi geçtin.You crossed over the road.
Caddenin diğer tarafındaki apartman dairelerinde yaşıyoruz.We live in the block of flats just there on the other side of the street.
Ormanın kenarında gördüğünüz şey çadır değil, daha ziyade bir saman yığınıdır.What you see on the edge of the woods is not a tent, but rather a haystack.
Bu caddenin sonunda bir kütüphane var.At the end of this street is a library.
Hem Tom hem de ben Park Caddesi'nde yaşıyoruz.Both Tom and I live on Park Street.
Annem ve babam Park Caddesi üzerinde küçük bir restorana sahiptir.My parents own a small restaurant on Park Street.
Tom'un Park Caddesi'nde bir ev satın aldığını biliyor muydun?Did you know Tom bought a house on Park Street?
Tom'un, Park Caddesi'nde bir evi vardı.Tom used to have a house on Park Street.
Tom hâlâ Park Caddesinde yaşıyor mu?Is Tom still living on Park Street?
Evim Park Caddesi üzerindedir.My house is on Park Street.
Tom'un evi Park Caddesindedir.Tom's house is on Park Street.
Tom'un Park Caddesi'nde bir barı var.Tom has a bar on Park Street.
Tom caddeyi geçerken bir araç ile çiğnendi.Tom got run over while crossing the street.
Caddeyi geçerken Tom bir araba tarafından çarpıldı.Tom got hit by a car while crossing the street.
Çadırı kurmak için iyi bir yer buldum.I've found us a good place to pitch the tent.
Park Caddesi'nde bir ev satın almak istiyorum.I'd like to buy a house on Park Street.
Cadılar Bayramı'ndan beri Tom'u görmedim.I haven't seen Tom since Halloween.
İkimiz de aynı çadırda uyuyabiliriz.We both can sleep in the same tent.
Benim de Park Caddesinde bir evim var.I also have a house on Park Street.
Bu geçen yılki Cadılar Bayramı kostümüm.This is my Halloween costume from last year.
Tom bir cadde yarışçısıdır.Tom is a street racer.
Tom bir Cadılar Bayramı partisine gitti.Tom went to a Halloween party.
Tom, Mary'nin Park Caddesindeki şu yeni restoranda yemek yemek istediğini söylüyor.Tom says that Mary wants to eat at that new restaurant on Park Street.
Tom, Park Caddesindeki o eski restoranı satın almayı düşünüyor.Tom is thinking about buying that old restaurant on Park Street.
Mary bütün öğleden sonra kendi çadırındaydı.Mary has been in her tent all afternoon.
Tom'a Park Caddesi'nde yaşamak istediğimi söyledim.I told Tom that I wanted to live on Park Street.
Park Caddesi'nde iyi bir restoran var.There's a good restaurant on Park Street.
Tom bütün öğleden sonra çadırındaydı.Tom has been in his tent all afternoon.
Caddenin karşısında bir berber dükkanı var.There's a barbershop across the street.
Yaşlı bayanın caddeyi geçmesine yardım ettim.I helped the old lady cross the street.
Tom Mary'nin Park Caddesinde yaşadığını düşünüyordu.Tom thought Mary lived on Park Street.