Ana içeriğe geç
Sözlük

çabuk ile cümle

çabuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çabuk gel!! Tren on dakika içinde kalkıyor.Come quickly!! The train leaves in ten minutes.
Tom'un bunu olabildiğince çabuk yapması gerekiyor.Tom really needs to do that as soon as possible.
Bunu çok çabuk yaptın, değil mi?You did that very quickly, didn't you?
Tom bana bunu yapmada Mary'den daha çabuk olduğunu söyledi.Tom told me that he's quicker at doing that than Mary.
Tom her şeyi çok çabuk yapar.Tom does everything very quickly.
Tom bunu çabuk yapmamı istedi.Tom asked me to do that quickly.
Tom bunu daha çabuk yapmalıydı.Tom should've done that sooner.
Tom bunu çok çabuk yapar.Tom does that very quickly.
Tom çok çabuk tepki gösterdi.Tom reacted very quickly.
Bunu kendi başıma daha çabuk yapabilirdim.I could've done that faster by myself.
Bunu ne kadar çabuk yaparsan o kadar iyi olur.The sooner you do that, the better.
Tom hâlâ bunu yapmada Mary'den daha çabuktur.Tom is still quicker at doing that than Mary.
Sami çabuk davranmak zorunda.Sami has to act quickly.
Tom bunu elinden geldiğince çabuk yapacak.Tom is going to do that as soon as he can.
Bunu mümkün olduğu kadar çabuk yapacağım.I'll do that as soon as possible.
Mümkün olduğu kadar çabuk başlayacağız.We'll start as soon as possible.
Bunu elimizden geldiği kadar çabuk yapacağız.We'll do that as soon as we can.
Tom çabuk dönmeyecek.Tom won't be gone long.
Tom ve ben bunu elimizden geldiğince çabuk yapacağız.Tom and I'll do that as soon as we can.
Tom çabuk zengin olmak istedi.Tom wanted to get rich quick.
Mümkün olduğunca çabuk bunları bitirip kurtulmak istiyorum.I just want to get this thing over with as quickly as possible.
Tom çok çabuk ünlendi.Tom got famous very quickly.
Seni elimden geldiğince çabuk ziyaret edeceğim.I'll visit you as soon as I can.
Çabuk oturun çocuklar. Film çoktan başladı.Sit down fast, kids. The movie has already started.
Sami neler olup bittiğini çok çabuk fark etti.Sami realized pretty quickly what was going on.
Sami, Leyla'nın cesedini daha çabuk parçalamak için bazı kimyasallar kullandı.Sami used some chemicals to get Layla's body to decompose quicker.
Bunu olabildiğince çabuk yapmanı öneririm.I suggest doing that as soon as you can.
Tom genellikle kahvaltıyı çok çabuk yer.Tom usually eats breakfast very quickly.
Tom çabuk kavradı.Tom was quick to catch on.
Sami çok çabuk anladı.Sami figured that out pretty quickly.
Çabuk gel. Acil.Come quickly. It's urgent.
Her şey çok çabuk oluyor.Everything is happening too quickly.
Onu mümkün olduğu kadar çabuk yapın, lütfen!Make it as fast as possible, please!
Elimden geldiğince çabuk geldim.I came as quickly as I could.
Tom elinden geldiği kadar çabuk geri arayacağını söyledi.Tom said he'd call back as soon as he could.
Elini çabuk tut!Now get cracking!
Çabuk pes edecek biri değilim.I'm not the type that gives up so easily.
Çok çabuk bitmişti.It was over too quickly.
Süt sıcakta çabuk bozulur.Milk spoils quickly when it's hot.
Durum umutsuzdu, zaman da pek çabuk geçmişti.The situation was hopeless and time passed brutally quickly.
Bu kadar çabuk pes etmemeliydin.You shouldn't have given up so soon.
Buna çok çabuk alışacaksın.You'll get used to this in no time.
Mümkün olduğunca çabuk buraya gelin.Get here as soon as you can.
Bazı politikacılar geçmişlerini çok çabuk unutuyor.Some politicians quickly forgot about their past.
Elimi çabuk tutmam gerekiyor.I need to hurry.
Acemi ama çabuk kavrıyor.He's a beginner, but he catches on fast.
Dua edelim o çabuk öğrenen biri çıksın.Let's pray he turns out to be a fast learner.
Dua edelim de çabuk kavrayan biri çıksın.Let's pray he turns out to be a fast learner.
Yapacak bir şey olunca vakit daha çabuk geçiyor.Having something to do makes the time pass more quickly.
Çabuk sinirlenir.She loses her temper easily.
Hapishaneye mi sevk edildi bu kadar çabuk?Was he transferred to prison this quickly?
Tom eli çabuk bir aşçıdır.Tom is a short-order cook.
Daha pahalı olanı alsaydım belki bu kadar çabuk bozulmazdı.If I'd bought the more expensive one, maybe it wouldn't have broken so quickly.
Çocuklar çabuk yorulur.Children get tired quickly.
Yanni, ön cam çatlağını çok çabuk düzeltti.Yanni fixed the windshield crack very quickly.
Çabuk pes etme.Don't give in too soon.
Çocuklar çok çabuk büyüyor.Kids grow up really fast.
Tom çabuk iyileşiyor.Tom is recovering quickly.
William son derece çabuk bir şekilde buradaydı.William was here extremely quickly.
Tom'un cevabı çabuktu.Tom's reply was prompt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod