Ana içeriğe geç
Sözlük

çabuk ile cümle

çabuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bunu mümkün olduğunca çabuk yapalım.Let's do this as quickly as possible.
Buna çabuk alıştım.I got used to it quickly.
Bu şeyleri mümkün olduğunca çabuk yaptırmak istiyorum.I want to get these things done as quickly as possible.
Bunu elimden geldiği kadar çabuk yapmak istiyorum.I want to do this as quickly as I can.
Çoraplarını çabuk giy. Geç kaldık!Get your socks on fast. We're late!
Eskisi kadar çabuk sinirlenmiyorum.I don't get angry as quickly as I used to.
Çabuk yemene gerek yoktu.You didn't need to eat quickly.
Elbiselerini nasıl bu kadar çabuk değiştirdin?How did you change your clothes so fast?
Elbiselerini nasıl bu kadar çabuk değiştin?How did you change your clothes so quickly?
Onlar çabuk evlendiler.They got married quickly.
Çabuk! Bizim çok zamanımız yok.Hurry! We don't have a lot of time.
O duygularını çok çabuk dışa vuran biri.He's very touchy feely.
Tom çok çabuk biçimde kilo kaybetti.Tom lost weight very quickly.
Çocuklar dilleri çok çabuk öğrenirler.Children learn languages very quickly.
Çabuk iyileş.Get well soon.
Kız kardeşim çabuk sinirlenir. O kolayca kızar.My sister has a quick temper. She easily gets mad.
Şeyler çok çabuk oluyordu.Things were happening so quickly.
Tom, çabuk buraya gel.Tom, come here quickly!
Onu elimizden geldiğince çabuk yapmak zorundayız.We have to do that as soon as we can.
Tom çok çabuk iyileşti.Tom got better very quickly.
Tuz, buzu daha çabuk eritir.Salt makes ice melt faster.
Onu ne kadar çabuk değiştirebilirsin?How quickly can you change that?
Tom, Mary'yi çok çabuk bulmak zorundaydı.Tom had to find Mary very quickly.
Tom yeterince çabuk hızlanmadı.Tom didn't accelerate soon enough.
Elimi çabuk tutsam iyi olur.I'd better get my act together.
Kızlar erkeklerden daha çabuk yürürler.Girls walk sooner than boys.
Değişiklik çabuk geldi.Change came quickly.
Oldukça çabuk hareket ettik.We moved pretty quickly.
Çabuk, bir kadın boğuluyor!Quick, a woman is drowning!
Umarım benim Fransızcam çabuk gelişir.I hope my French improves quickly.
Tom'u elimizden geldiği kadar çabuk bulmamız gerekiyor.We need to find Tom as quickly as we can.
Diana "Oh, Anne, çabuk gel" diye gergin biçimde yalvardı."Oh, Anne, do come quick," implored Diana nervously.
Fadıl olabildiğince çabuk olarak hareket ediyordu.Fadil was moving as quickly as he could.
Çabuk arabaya bin.Get in the car quick.
Oraya mümkün olduğunca çabuk ulaşmaya çalışacağız.We'll try to get there as soon as possible.
Bunu nasıl bu kadar çabuk yaptın?How did you do that so quickly?
Buradan mümkün olduğunca çabuk çıkmak istiyorum.I want to get out of here as fast as possible.
Mümkün olduğu kadar çabuk hareket ettim.I moved as quickly as I could.
Çabuk korkarım.I scare easily.
Dondurmanın o kadar çabuk erimeyeceğini umuyordum.I was hoping the ice cream wouldn't melt so quickly.
Onu elimden geldiğince çabuk yaptım.I did that as quickly as I could.
Tom çabuk alınır.Tom is easily offended.
Çabuk kalktım.I got up quickly.
Çok çabuk pes ettim.I gave up too soon.
Çabuk sinirlenirsin, değil mi?You have quite a temper, don't you?
Tom kadar çabuk yemem.I don't eat as quickly as Tom does.
Onu daha önce hiç bu kadar çabuk yapamadım.I've never been able to do it this quickly before.
Buradan mümkün olduğu kadar çabuk uzaklaşmak istiyorum.I want to get away from here as soon as possible.
Çabuk bir biçimde öğrendi.He learned quickly.
Ben çok çabuk yerim.I eat very quickly.
Çabuk olacağım.I'll make it quick.
Çabuk, bir ağaca tırman!Quick, climb up a tree!
O çabuk sinirlenir.He has a short temper.
Çabuk sinirlenirim.I have a short temper.
Tom bunu çok çabuk yapmadı.Tom didn't do that very quickly.
Az olsun dert değil ama çabuk olsun.He gives twice who gives quickly.
Onu elimden geldiği kadar çabuk yapacağımı Tom'a söyle.Tell Tom that I'm going to do that as soon as I can.
Onu elimizden geldiği kadar çabuk yapmalıyız.We need to do that as soon as we can.
Tom'un Fransızca'yı nasıl bu kadar çabuk öğrendiğini bilmek istemiyor musun?Don't you want to know how Tom learned French so quickly?
Tom onu o kadar çabuk yapamayacak.Tom won't be able to do that that soon.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod