Ana içeriğe geç
Sözlük

çabuk ile cümle

çabuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un ilgisi çabuk dağıldı.Tom quickly lost interest.
Tom çok çabuk ünlü oldu.Tom became famous very quickly.
Bu yaz günü çok çabuk bitecek!This summer's day will be over all too soon!
Tom parlak bir çocuk. Çok çabuk anlıyor.Tom's a bright boy. He catches on very quickly.
Mümkün olduğu kadar çabuk bunun tamir edilmesini istiyorum.I want this repaired as soon as possible.
Tom buraya mümkün olduğunca çabuk geliyor.Tom is coming back here as quick as he can.
Çabuk toparlandı.He recovered quickly.
Mümkün olduğunca çabuk ol.Be as quick as you can.
Oraya çabuk gidebilir misin?Can you get there fast?
Bu yeterince çabuk değil.That's not soon enough.
Ben bunu çabuk yapacağım.I'll make this quick.
Çabuk reaksiyon vermeye alışkınım.I'm used to thinking on my feet.
Bu çabuk karar verebileceğim bir şey değil.It's not something I can decide quickly.
Lütfen buradan elinden geldiği kadar çabuk çık.Please get out of here as quickly as you can.
Umarım çabuk iyileşirsin.I hope you recover quickly.
Kitabı bu kadar çabuk mu okudun?Have you read the book already?
O çabuk öfkelenir.He has a short fuse.
Onlara çabuk dönmesini söyle.Tell them to hurry back.
Ona çabuk dönmesini söyle.Tell him to hurry back.
Mümkün olduğunca çabuk bir cevabı takdir ederim.I'd appreciate an answer as soon as possible.
Biz onu ne kadar çabuk yapabiliriz?How quickly can we do that?
Nasıl bu kadar çabuk bitirdin?How did you finish so quickly?
Tom Mary'nin bir çabuk yeme yerinde yemek yemek istemeyeceğini biliyordu.Tom knew that Mary wouldn't want to eat at a fast food place.
Tom çabuk öfkeye kapılan türden bir insan değildir.Tom isn't the kind of person who loses his temper easily.
Onu ne kadar çabuk yaptırabiliriz?How quickly can we get that done?
Lütfen onu elinden geldiği kadar çabuk yap.Please do it as quickly as you can.
Hatalarım sürekli düzeltilmiş olsaydı, daha çabuk öğrenirdim.If my mistakes were always corrected, I would learn faster.
Tom bir kase çabuk hazırlanan erişte yedi.Tom ate a bowl of instant noodles.
Mümkün olduğu kadar çabuk çalışmak için elimizden geleni yapacağız.We'll do our best to work as quickly as possible.
Buradan çabuk çıkalım.Let's get out of here fast.
Alkol sizi aç karnına daha çabuk etkiler.Alcohol affects you more quickly on an empty stomach.
Hiç acele etme ama çabuk ol.Take your time, but hurry up.
Onu çabuk şekilde yemezsen dondurman eriyecek.Your ice cream will melt if you don't eat it quickly.
Sen çabuk olmak zorundasın.You have to be quick.
Ne kadar çabuk o kadar iyi.Sooner would be better.
Planlar bazen çabuk değişir.Plans sometimes change quickly.
Lütfen çabuk gel.Please come quickly.
Her şey çok çabuk oldu.Everything happened so quickly.
Söylenti çabuk biçimde yayıldı.The rumor quickly spread.
Mümkün olduğu kadar çabuk ol.Be as quick as possible.
Bir maceraya gitmek istiyorsan çabuk tepki vermeyi öğrenmelisin.If you want to go on an adventure, you need to learn how to react quickly.
Tom bunun hakkında yeterince çabuk bilecek.Tom will know about this soon enough.
Tom oldukça çabuk meşhur oldu.Tom caught on pretty quickly.
Daha çabuk gelmeliydin.You should've come sooner.
Çok çabuk yaşlanıyor, çok geç akıllanıyoruz.We're too soon old, too late smart.
Onu daha çabuk yapmalıydık.We should've done that sooner.
Bu işler çabuk olmaz.These things don't happen quickly.
Hiçbir şey bir gözyaşından daha çabuk kurumaz.Nothing dries more quickly than a tear.
Bunu mümkün olduğu kadar çabuk bitir.Finish this as soon as possible.
Keşke yaz tatili çabuk olsa ve buraya gelse.I wish summer break would hurry up and get here.
Çabuk konuşulduğunda Fransızcayı anlamam zor.It's hard for me to understand French when it's spoken quickly.
Çabuk olmamız gerekiyor.We need to be quick.
Çabuk buraya gel!Get your ass out of here!
Tom çabuk iyileşti.Tom made a quick recovery.
Her şeyi bilmek isteyenler çabuk yaşlanacaklar.Those who want to know everything will age quickly.
Çabuk bir şekilde öğrendin.You learned quickly.
Tom çabuk hareket etmeli.Tom should move quickly.
Lütfen, çabuk ol.Please, hurry up.
Keşke o kadar çabuk uykuya dalabilsem.I wish I could fall asleep that quickly.
Mümkün olduğunca çabuk gidelim.Let's leave as quickly as possible.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod