çabuk çabuk ile cümle

çabuk çabuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
İki adam çabuk arkadaş oldu ve karşılıklı saygı hep sürdü.Keduanya segera menjalin hubungan baik dan saling menghormati.
Demiryolunun etkileri çok çabuk görüldü.Pengaruh jalur kereta api dapat dirasakan langsung.
Ama çabuk bir tane." ^ Allen 2006, s.Sangat jarang -- hanya sekali, pada tahun 1968, saya rasa.
Çok çabuk taraf değişebiliyor.Gaya dapat berubah dengan cepat.
Çok çabuk ve iyi kararlar verir, halkının olabilecek en iyi şekilde yaşaması için çabalardı.Tentu saja mereka sanggup dan berjanji akan melaksanakan sebaik-baiknya.
Arkadaşları tarafından çok seviliyor ve çok çabuk arkadaş buluyor.Dia orang yang cepat akrab dan suka mencari teman dan menolong orang-orang.
İklimi karşısında, çiftçiler çabuk olgunlaşmakta olan ve donmaya dayanıklı çeşit bitkileri yetiştirirler.Oleh karena itu, para petani mengandalkan pada tanaman yang bisa dipanen cepat dan tahan suhu beku.
Yürüyerek adam geçer, çok çabuktur, nasıl geçtiğini anlamazsınız.Manusia "mendaki" langkah demi langkah, tanpa mengetahui ke mana ia pergi.
Çabuk giyinin!'Memakai'.
Çünkü çok çabuk ürerler.Dengan sangat tergesa-gesa mereka diberangkatkan.
Kotlin'in belirtilen hedeflerinden biri, Java kadar çabuk derlemektir.Một trong những mục tiêu được nhắc đến của Kotlin là biên dịch nhanh như Java.
Çok çabuk bitirdi."Nó đã đi quá nhanh".
Yangın, Circus Maximus'un güneydoğu köşesinde çabuk tutuşan mallar satan dükkânlarda başladı.Trận hỏa hoạn xuất phát từ phía đông nam của Circus Maximus trong khu cửa hàng bán đồ dễ cháy.
Çiçekler çok çabuk solduğu için tamamını bir kerede yapmak gerekiyor."Vì hoa sẽ héo nhanh chóng nên vấn đề là phải làm toàn bộ việc trong một lần duy nhất. "
Ama albüm başarısız oldu ve çabuk unutuldu.Phokion bị thất sủng và mau chóng bị truất phế.
Çok çabuk büyümüştür.Chú bé lớn rất nhanh.
Demiryolunun etkileri çok çabuk görüldü.Thiết kế của nhà ga rất nhanh chóng.
Çocukların ellerini çabuk tutmaları gerekmektedir.Nhưng những chàng trai chưa vội ra tay.
Şişman Karl Vikinglerin daha çabuk geri çekilmelerini sağlama amacı ile Viking'lere 700 pund gümüş verdi.Dân chúng bỏ chạy và vua Charles Hói phải trả 7000 livre bạc để những người Viking rút khỏi.
Askeri hayata çok çabuk uyum sağlayan Kim, 5 yıl çavuş olarak görev yaptı.Ông rất thích hợp với cuộc sống tại quân ngũ, suốt 5 năm ông được làm nhân viên sĩ quan cấp thấp.
Büyümesi çabuktur.Tuổi thành thục sớm.
İki adam çabuk arkadaş oldu ve karşılıklı saygı hep sürdü.Hai người nhanh chóng trở thành một đôi bạn gắn bó với nhau, và tình bạn của họ không bao giờ bị tổn hại.
Albümdeki tüm beste ve aranjeler Ender Çabuker imzası taşımaktadır.Tất cả các album và đĩa đơn đều do Lantis phát hành.
Sahiplerine çok çabuk alışırlar.Chúng có thể nhanh chóng quấn quýt với chủ của mình.
Bu süreç çok çabuk gerçekleşir.Cuộc hành hình diễn ra nhanh chóng.
Füze sahip olduğu yüksek uçuş hızı sayesinde hedefine çok çabuk varabilir.Tên lửa bay với vận tốc cao cho phép nó tiêu diệt các mục tiêu nhanh chóng.
Yapmadı mı ne çabuk unutuyoruz.Nhưng ông nhanh chóng nhận ra đó không phải điều ông thích.
Bandajlarda yaraları çabuk iyileştirmeleri için gümüş parçacıkları kullanılır.Loài nhện này có thể chữa lành vết thương nhanh chóng.
Hemen çapulla, çabuk yağmala Çapul koşuyor, yağma tez yürüyor.Ở phần thượng du, Saale chảy nhanh.
(Sen) Yemeğini çabuk bitir.(早く寝なさい) (例)これ食べてみんさい。
Ayrıca yazarlar SHA-1'in kullanımının olabildiğince çabuk durdurulmasını önerdiler.このため、報告者は一刻も早くSHA-1の使用を中止するよう推奨している。
Yapmadı mı ne çabuk unutuyoruz.やったことはすぐ忘れる。
Beni çabuk öldürür müsün?"それを早くやりたいと思わないか」。
Çok çabuk öğrenir.物覚えも早い。
Flash ASAP (As Soon As Possible - Mümkün Olduğunca Çabuk) En büyük öncelik.ASAP(エ~サップ) タイトルは「as soon as possible(出来るだけ早く)」の略。
Çabuk giyinin!着替え!
Çok çabuk öfkelenen biridir.とても短気でよく腹を立てている。
O da bu kasabaya iş bulmak arzusuyla ve mümkün olduğu kadar çabuk ayrılmak isteğiyle gelmiştir.しかし今回はできるだけ早く現地に着きたかった。
Yabancılara çabuk ısınır ve her zaman insanlarla birlikte olmak ister.宙人のことが好きで、いつも宙人にくっついている。
Oyunda fazla detay yoktu ve oyun çabuk bitiyordu.演目が多くなりすぎて終了時間が大幅に遅れた。
Fakat, Hamdan’ın bu iddiası çabuk bir şekilde yalanlandı .しかしこの事実を否定したヘルミネンは即時不服申し立てを行った。
Ayağı çabuk: Pasif olarak yük biriktirir.打撃面では足の速さを生かして安打を量産する。
Çok çabuk bitirdi."」を急遽休止した。
Bu etki çabuk kendini gösterir.その効果はたちまち現れる。
Hitler'in genel olarak ele alınan en önemli özelliği insanları çabuk etkileyebiliyor olmasıydı.したがってユニティこそが最もヒトラーに気安く接することができる人物だった。
Çocukların ellerini çabuk tutmaları gerekmektedir.本人も女子には手が早い。
Bu isyan çok çabuk yayıldı.この噂はすぐに広まった。
Çabuk harekete geçerler.素早い動きで戦う。
QR kodu adını İngilizce Çabuk Tepki (Quick Response) kelimelerinin baş harflerinden alır.プロジェクト名は、Quick Response Code(QRコード)の頭文字である"QR"と、"Wikipedia"のかばん語である。
Pişirirken kabukları çabuk patlar.料理を作っている時のスピードが速い。
Sarı kristaller, el çabukluğuna dayanan sihirli gösteriler sunabilmesine yarar.そして、自分のために使うことはできない、高く跳び速く走れる魔法の赤い靴を渡す。
Tek bir davaya bakıp kaybedince oldukça çabuk vazgeçer.見誤ると一瞬にして失うことになる。
Sahiplerine çok çabuk alışırlar.あっという間になだれ込む〈徘徊者〉たち。
Ama albüm başarısız oldu ve çabuk unutuldu.録音マスターは別に保管され、その後紛失した。
Çok çabuk sinirlenir.短気ですぐキレる。
Çabuk sinirlenir ve bu yüzden sık sık bağırır.怒られることに慣れておらず、たびたび泣き出す。
Diğer karakterlerden daha çabuk acıkır.他の種族よりやや移動速度が速い。
Çabuk, nelerle karşılaşacağız yüzbaşım, bilemem".Bu bir yakarıştır, umutsuzluk değildir.」と聞いたのに対し、馳が「止まる訳ないだろ、つまんないこと聞くなよ!
Kotlin'in belirtilen hedeflerinden biri, Java kadar çabuk derlemektir.Kotlin的既定目标之一是像Java一样快速编译。
Daha çabuk etki gösterirler.可能起效更快。

İlgili Sayfalar