çabalamak ile cümle
çabalamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Bu beni gerçekten uyandığımda, günümle ilgili ilginç birşey yapmaya çabalamak için günden güne güçlendirdi,Това наистина ме държи бодър всеки ден, като се събуждам, търся нещо интересно за правене в моя ден.
Bu beni gerçekten uyandığımda, günümle ilgili ilginç birşey yapmaya çabalamak için günden güne güçlendirdi,Це справді надихнуло мене робити щось цікаве кожного дня.
Bu beni gerçekten uyandığımda, günümle ilgili ilginç birşey yapmaya çabalamak için günden güne güçlendirdi,זה ממש המריץ אותי, בכל יום ויום, כשאני מתעורר, לנסות לעשות משהו מעניין עם היום שלי.
Bu beni gerçekten uyandığımda, günümle ilgili ilginç birşey yapmaya çabalamak için günden güne güçlendirdi,وهذا كان حقاً شجعني يوميا، عند الاستيقاظ، للقيام بشيء مثير للاهتمام في يومي.
Bu beni gerçekten uyandığımda, günümle ilgili ilginç birşey yapmaya çabalamak için günden güne güçlendirdi,日々励みになり 朝 目が覚めると その一日を使って 何か面白いことをするようになりました
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Az emberi nyelv nem képes leírni milyen is lenne egy ilyen sugárban.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Die Sprache versagt beim Versuch, zu beschreiben, wie es wäre, in einem dieser Strahlströme zu sein.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.El lenguaje no es capaz de describir como sería estar en uno de esos chorros.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Faltam-me palavras para descrever como seria estar num desses jactos.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Jazyk úplně selhává, když se člověk pokouší popsat, jaké by to v takové trysce bylo.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.그런 분출 안에서 그게 어떤 모습인지 설명하려고 하면 언어가 붕괴됩니다.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Le parole non bastano a descrivere cosa si proverebbe a stare in uno di quei getti.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Les mots vous manquent quand vous essayez de décrire l'intérieur d'un de ces jets.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Limbajul se descompune atunci când încercăm să descriem cum ar fi în unul din aceste jeturi.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Nemáme ani správny jazyk, keď sa snažíme popísať, aké by to bolo v takých prúdoch.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Ngôn ngữ rạn vỡ khi cố gắng mô tả tình trạng xảy ra trong một trong những tia ấy.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Taal schiet tekort bij het willen beschrijven van hoe het is in zo'n straal.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Δεν υπάρχουν λόγια για να περιγράψουν πως θα ήταν η εμπειρία μέσα στον πίδακα.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.В нашем языке недостаточно слов, чтобы описать каково там - в одном из этих джетов.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Езикът се проваля, опитвайки се да опише какви биха били условията в една от тези струи.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.כשמנסים לתאר איך זה להיות באחד מהסילונים האלה.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.وصف حال ما تكون عليه واحدة من هذه النوافير النارية.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.我々は持ち合わせていません まるで 超新星爆発を 経験するようなものです
Her sezon herkesin seveceği süper bir fikirle ortaya çıkmak için çabalamak zorundalar.A cada estação, estes estilistas lutam para terem aquela ideia fantástica de que toda a gente vai gostar.
Her sezon herkesin seveceği süper bir fikirle ortaya çıkmak için çabalamak zorundalar.A ogni stagione, gli stilisti devono darsi da fare per tirare fuori quell'idea favolosa che tutti adoreranno.
Her sezon herkesin seveceği süper bir fikirle ortaya çıkmak için çabalamak zorundalar.Elk seizoen moeten designers moeite doen om het nieuwe briljante idee dat bij iedereen aanslaat, te bedenken.
Her sezon herkesin seveceği süper bir fikirle ortaya çıkmak için çabalamak zorundalar.매 시즌마다 디자이너들은 모든 사람들이 사랑할 만한 아이디어를 떠올려야 하기 때문에 애를 쓴답니다.
Her sezon herkesin seveceği süper bir fikirle ortaya çıkmak için çabalamak zorundalar.W każdym sezonie, projektanci głowią się nad nowymi, bajecznymi pomysłami.
Her sezon herkesin seveceği süper bir fikirle ortaya çıkmak için çabalamak zorundalar.בכל עונה, המעצבים האלה נאלצים להיאבק על מנת לצאת עם רעיונות מדהימים, שכולם יאהבו.
Her sezon herkesin seveceği süper bir fikirle ortaya çıkmak için çabalamak zorundalar.كل موسم، هؤلاء المصممين يكافحون للتوصل إلى فكرة جديدة رائعة يمكن أن يحبها أي شخص.
Her sezon herkesin seveceği süper bir fikirle ortaya çıkmak için çabalamak zorundalar.毎シーズンデザイナーは奮闘しなければなりません そして実はこれは
"Mutluluk adına çabalamak = mutsuzluğa adım atmak."Albo o szczęściu: "Dążenie do szczęścia = schodzenie ku nieszczęściu."
"Mutluluk adına çabalamak = mutsuzluğa adım atmak."Atau kebahagiaan, "Berjuang menuju kebahagiaan = bergerak menuju ketidakbahagiaan."
"Mutluluk adına çabalamak = mutsuzluğa adım atmak.""Bojovať proti šťastiu = pohyb ku nešťastiu."
"Mutluluk adına çabalamak = mutsuzluğa adım atmak."Eller glädje: "Strävan efter glädje" -- -- "leder till sorg."
"Mutluluk adına çabalamak = mutsuzluğa adım atmak."Hay hạnh phúc: " phấn đấu vươn tới hạnh phúc = tiến tới bất hạnh."
"Mutluluk adına çabalamak = mutsuzluğa adım atmak."또는 행복에 대해서: "행복을 향해 고군분투하는 것 = 불행을 향해 움직이는 것."
"Mutluluk adına çabalamak = mutsuzluğa adım atmak."Oder Glück: "Streben Richtung Glücklichsein = Bewegen Richtung Unglücklichsein."
"Mutluluk adına çabalamak = mutsuzluğa adım atmak."Of geluk: "Streven naar geluk = bewegen richting ongeluk".
"Mutluluk adına çabalamak = mutsuzluğa adım atmak."O la felicidad: "Forzar felicidad es desembocar en infelicidad".
"Mutluluk adına çabalamak = mutsuzluğa adım atmak."O la felicità: "Lottare per la felicità = dirigersi verso l'infelicità."
"Mutluluk adına çabalamak = mutsuzluğa adım atmak."Ou sur le bonheur : " Lutter pour le bonheur = aller vers le malheur."
"Mutluluk adına çabalamak = mutsuzluğa adım atmak.""Querer encontrar felicidade = ir encontrar infelicidade."
"Mutluluk adına çabalamak = mutsuzluğa adım atmak.""Usilování o štěstí = cesta do neštěstí."
"Mutluluk adına çabalamak = mutsuzluğa adım atmak."Η΄ ευτυχία : " Προσπάθεια προς την ευτυχία = κίνηση προς την δυστυχία
"Mutluluk adına çabalamak = mutsuzluğa adım atmak."Або про щастя: "Прагнути до щастя = рухатися до нещастя".
"Mutluluk adına çabalamak = mutsuzluğa adım atmak."Или о счастье: "Стремление к счастью = движение к несчастью".
"Mutluluk adına çabalamak = mutsuzluğa adım atmak."או אושר: "חתירה לאושר = תנועה לכיוון חוסר אושר."
"Mutluluk adına çabalamak = mutsuzluğa adım atmak."أو السعادة: "السعي نحو السعادة = التحرك نحو التعاسة."
"Mutluluk adına çabalamak = mutsuzluğa adım atmak."「幸せを追う=不幸を辿る」 さて本題に戻りましょう
"Mutluluk adına çabalamak = mutsuzluğa adım atmak."關於幸福感唧:"努力得到幸福= 邁向不幸。"
Seninki, bu dünyanın çok daha fazla, ya da benim kendi olmak için çabalamaktadır var.Eu tenho lutado para ser Tua, mais do que ser este do mundo, ou a minha própria.
Seninki, bu dünyanın çok daha fazla, ya da benim kendi olmak için çabalamaktadır var.Ich habe mich bemüht, Dein, mehr als auf dieser Welt sein, oder meine eigenen.
Seninki, bu dünyanın çok daha fazla, ya da benim kendi olmak için çabalamaktadır var.Ik heb getracht de uwe, meer dan te worden van deze wereld, of mijn eigen.
Seninki, bu dünyanın çok daha fazla, ya da benim kendi olmak için çabalamaktadır var.Imam prizadevala biti tvoje, bolj kot se to na svetu, ali moja lastna.
Seninki, bu dünyanın çok daha fazla, ya da benim kendi olmak için çabalamaktadır var.Itt halok meg. Törekedtem, hogy Tied, több, mint hogy ez a világ, vagy az enyém.
Seninki, bu dünyanın çok daha fazla, ya da benim kendi olmak için çabalamaktadır var.Jag lämnar evighet till dig, för vad är då en människa att han ska leva ut livstid hans Gud? "
Seninki, bu dünyanın çok daha fazla, ya da benim kendi olmak için çabalamaktadır var.Ja sa snažili byť tvoje, ako sa tohto sveta, ani ja sám.
Seninki, bu dünyanın çok daha fazla, ya da benim kendi olmak için çabalamaktadır var.Já se snažily být tvé, než se tohoto světa, ani já sám.
Seninki, bu dünyanın çok daha fazla, ya da benim kendi olmak için çabalamaktadır var.Jeg har stræbt efter at være din, mere end at være denne verdens, eller mit eget.