Bu Komite her yıl, bu amaç uğruna çabalayan kişilere Raoul Wallenberg ödülü vermektedir.It gives the Raoul Wallenberg Award annually to recognize persons who carry out those goals.
Bununla birlikte, Linux'u sisteme bağlama çabaları gösterildi.However, efforts have been made to port Linux to the system.
Gerginlik, NATO ve ABD'nin arabuluculuk çabaları ile giderildi.The tension calmed down later with mediation efforts of NATO and the United States.
Portekiz tahtını ele geçirme çabaları Portekiz İmparatorluğu'nun sonunu getirdi.The struggle for the throne of Portugal ends the Portuguese Empire.
Bahçecilik çabalarıyla bazı nadir hayvan besinleri de yetiştirilir.As part of its gardening effort, it raises some rare animal foods.
Bazıları Microsoft'un Web Fayansını kullanarak durumu düzeltmek için çabalar gösterdi.Some have made efforts to rectify the situation using Microsoft’s Web Tiles.
Bu karar, bilgisayar camiasının platformu benimseme çabalarını sınırladı.This decision limited the efforts of the computer community to embrace the platform.
Fulfulde yazacak bir alfabe yaratmak için 50'li ve 60'lı yıllarda başarısız çabalar vardı.There were unsuccessful efforts in the 50s and 60s to create a unique script to write Fulfulde.
Diğer tarafta, Sasaniler de istikrarlı bir hükümet kurmaya çabaladılar.For their part, the Sasanians struggled to establish a stable government.
Bugüne kadar, aynı teknikler kullanılarak yerçekimini anlatma çabaları başarısızlıkla sonuçlanmıştı.Efforts to describe gravity using the same techniques have, to date, failed.
Bununla bağıntılı olarak da bu durumu ortadan kaldırıp düzene sokmak çabaları vardır.Then with a clear field, they must take their hoe and till the soil.
20 Eylül 2013 tarihinde NASA artık uzay aracıyla bağlantı kurma çabalarından vazgeçti.On September 20, 2013, NASA abandoned further attempts to contact the craft.
Spor yaşamı sona erdikten sonra Thorpe ailesini geçindirmek için çabalamıştır.After his athletic career, Thorpe struggled to provide for his family.
Alternatif endüstri geliştirme çabaları vardır.They want an alternative globalisation.
İlk hafifletme çabaları, tamamen kazasız değildi.Initial mitigation efforts were not entirely without incident.
Bu onun Perslere karşı savaş çabalarına tamamen odaklanmasını sağladı.This left him more able to focus his war effort completely on the Persians.
Avusturya'da Rothschildlerin çabaları çabuk sonuç verdi.The intervention of the Rothschilds bore the quickest fruit in Austria.
Polis gücü, acil servisler ve ordu birimleri kurtarma çabaları için konuşlandırıldı.Police force, emergency services, and army units were deployed for rescue efforts.
Bazı bölgelerde başarılı koruma çabaları sonucunda yüksek popülasyon yoğunluğuna erişilmiştir.Successful conservation efforts in certain areas have led to high population densities.
Almanya'nın silahsızlanma taleplerini sınırlamak için çabaladı.He tried unsuccessfully to persuade the Allies to limit their demands for disarmament of Germany.
O günlerde sanatçının dergi ressamı olma çabaları başarısızlıkla sonuçlandı.His attempt to be a magazine illustrator failed.
Daniel’in uzlaşma çabalarına rağmen babası bu kininden ölümüne dek vazgeçmemiştir.Despite Daniel's attempts at reconciliation, his father carried the grudge until his death.
Söylemek istediklerini soyut bir dille anlatmaya çabaladılar.They speak what they have understood.
Dini gruplar, reklamları yasaklatmak için çabaladı Pepsi ürünlerini boykot etti.Religious groups sought to ban the commercial and boycott Pepsi products.
Hechler ve Grandük’ün çabalarıyla, 1898 yılında, Herzl 2. Wilhelm’le görüştü.Through the efforts of Hechler and the Grand Duke, Herzl publicly met Wilhelm II in 1898.
KPD’nin ayaklanma yolundaki bütün çabaları bir şeye yaramadı.However, all attempts to revive KEP were unsuccessful.
Geldof'a 34 yaşında yoğun çabalarından dolayı şövalyelik unvani verildi.Geldof subsequently received an honorary knighthood, at age 34, for his efforts.
Araştırma ve geliştirme çabaları ülke ekonomisinin ayrılmaz bir parçasını oluştur.Research and development efforts form an integral part of the country's economy.
Hep bu ve bunun gibi çabaların peşindedirler.He'd still be getting onto me and things like that.
Adanın valisi Yusuf Paşa arama emri verdiyse de birkaç gün süren çabalar sonuç vermedi.The island's governor, Yusuf Pasha, ordered a search, but several days' efforts proved fruitless.
2003 yılında, Papa II. John Paul Sendler'e savaş çabalarını öven kişisel bir mektup gönderdi.In 2003, Pope John Paul II sent Sendler a personal letter praising her wartime efforts.
Sonrasında Alice, Kan Tazısı Bayard tarafından bulunur ama Alice Şapkacı'ya yardım etmeye çabalar.Later, Alice is found by the Bloodhound, but Alice insists upon helping the Hatter.
19. yüzyıl boyunca otomatiğe dönüştürme çabaları sürdü.Throughout the 19th century efforts were made to automate the signalling process.
Enerji tasarrufu, enerji tüketimini azaltmak amacıyla yapılan çabalar anlamına gelir.Energy conservation refers to efforts made to reduce energy consumption.
Bu çabalar doğrultusunda yıldızlara ait bir hareket belirtisi elde edilememiştir.No indication of stellar motion was detected by these efforts.
Barney bu kasedi bulmak için çabalar ve bulur.Barney runs off to find the footage.
Akut bronşitte antibiyotik kullanımını azaltma çabaları vardır.There are efforts to decrease the use of antibiotics in acute bronchitis.
Her iki temalarda insan hayatının oluşturulması yönünde olan çabalarında kesişir.Both themes intersect in the effort to control the creation of human life.
Bizanslıların çabalarına rağmen, Sasaniler duvarlara yaklaşıp ve gedik açmayı başardılar.Despite the Byzantine efforts, the Persians managed to close up to the walls and breach them.
Tüm çabalarına rağmen ataması yapılmadı ve Antalya'da kaldı.With almost no funds, he arrived at Santiago.
Bu çatışmaların önüne geçebilmek koruma çabaları için önem arz etmektedir.It is this progress which we must fight to protect.
Ancak kısa süreli paganizmi diriltme çabaları ölümüyle sona ermiştir.One who rebels against Destiny will die before his time.
Bu kamu görüşü kimyasal silahların yasaklanması yönünde çabaların artmasına sebep oldu.This public opinion stimulated increased efforts for a ban on chemical weapons.
Babasının ileri yaşı ve kötüleşen sağlığına rağmen çabaladı ama başarılı olamadı.By this time, however he was getting old and in poor health, so he accomplished little.
Buna karşılık Ortodoksluğu benimsetme çabaları sonuçsuz kaldı.An attempt to form an Orthodox community was unsuccessful.
Burada, "siyahi çalışmalar bölümü" nün kuruluşu için çabaladı.There, she fought for the creation of a black studies department.
İlişkinin yürümesi için çok çabalamanız gerekiyor." dedi.You have to work hard to make it work."
(Appelman sonra tüm kalkınma çabalarının başkanı olmak için AOL’a taşındı.)(The title was later changed to Director of the AAVSO.)
Daha geniş bir dinleyici kitlesine ulaşanbilmek için müziği basitleştirme çabalarına katıldı.She created music fusion in order to make it more approachable to broader audience.
Bu çabalara rağmen donanma kötü durumda kaldı.Despite these efforts, the fleet remained in a poor state.
1802, 1909, 1939 ve 2004'teki çabalar sonuçsuz kaldı.Efforts to locate them in 1802, 1909, 1939 had come to nought.
Ömrünün geri kalanında bir türlü gerçekleşmeyecek olan bu proje için çabaladı durdu.He lived there the rest of his life and created no further works.
Eskişehir il örgütü kendi çabalarıyla bir süre Dip Dalgası isimli dergiyi çıkarmıştı.The Guatemalan Who Ordered His Own Murder Time Magazine.
Otobüse girme çabaları bir saat kadar sürdü.The travel time on the bus is roughly an hour.
SPIE Conference and Exhibitions optik bilimi ve optik endüstrisini bir arada tutmak için çabalar.SPIE Conferences and Exhibitions connect optical science and the optics industry.
Çabalarımız sonucunda dava açılmış fakat büyük kamuoyu desteğine ihtiyaç duymaktayız.The officers appealed their convictions, but they were upheld by the state supreme court.
Ama yine bu çabalarının hepsi boşa gitti.Yet every effort is in vain.
Bu sınırlı çabalar Tartu Antlaşması ile sona erdi.Post-conflict spending cuts ended this.
Daha üst kalite ve alternatif bir imaj için, sportif görünme çabalarından vazgeçildi.All pretense of a sporty identity was thrown out, in favour of a more upscale and alternative image.
Bu nedenle söz konusu ırklarla temas kurma çabaları başlar.He initiated discussion groups in an attempt to improve race relations.