Ana içeriğe geç
Sözlük

çabala ile cümle

çabala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Kendi benliğim ve hatalarımla, denediğim her şeyde daha iyisine çabaladım.Mimo mojego człowieczeństwa i błędów, próbowałem stawać się lepszym we wszystkim czego próbowałem.
Kendi benliğim ve hatalarımla, denediğim her şeyde daha iyisine çabaladım.Nella mia umanità e con i miei errori, ho cercato di migliorare in ogni cosa che ho provato.
Kendi benliğim ve hatalarımla, denediğim her şeyde daha iyisine çabaladım.Ondanks mijn menselijkheid en fouten, heb ik geprobeerd mezelf te verbeteren bij alles wat ik deed.
Kendi benliğim ve hatalarımla, denediğim her şeyde daha iyisine çabaladım.Saya mencoba menjadi lebih baik pada semua yang saya coba.
Kendi benliğim ve hatalarımla, denediğim her şeyde daha iyisine çabaladım.Se svým lidským přístupem a chybama jsem se snažil zlepšit ve všem. co jsem zkusil.
Kendi benliğim ve hatalarımla, denediğim her şeyde daha iyisine çabaladım.V mojej vlastnej ľudskosti a omyloch, snažil som sa zlepšiť vo všetkom, čo som skúsil.
Kendi benliğim ve hatalarımla, denediğim her şeyde daha iyisine çabaladım.Với bản chất và những lỗi lầm của mình, tôi đang cố gắng làm mọi thứ tốt hơn.
Kendi benliğim ve hatalarımla, denediğim her şeyde daha iyisine çabaladım.Μέσα στη δική μου ανθρώπινη φύση και τα λάθη μου, προσπάθησα να βελτιωθώ σε ότι δοκίμασα.
Kendi benliğim ve hatalarımla, denediğim her şeyde daha iyisine çabaladım.В моята собствена човечност и грешки, се опитвах да стана по-добър във всичко, което опитвах.
Kendi benliğim ve hatalarımla, denediğim her şeyde daha iyisine çabaladım.Людині властиво помилятися — я помилявся, намагався стати краще у всьому.
Kendi benliğim ve hatalarımla, denediğim her şeyde daha iyisine çabaladım.Со всеми присущими человеку ошибками я пытался стать лучше во всём.
Kendi benliğim ve hatalarımla, denediğim her şeyde daha iyisine çabaladım.באנושיות שלי ובטעויות שלי, ניסיתי להשתפר בכל דבר שעשיתי.
Kendi benliğim ve hatalarımla, denediğim her şeyde daha iyisine çabaladım.في إنسانيتي و أخطائي، حاولت التحسين في كل شيء حاولته.
Kendi benliğim ve hatalarımla, denediğim her şeyde daha iyisine çabaladım.常に上を目指してきましたが 思いやりの中には
Konuyla ilgili temel çabalar arasında, AB Emisyon İşlem Sistemi’nin (17 l'expansion et le renforcement du SCEQE (
Konuyla ilgili temel çabalar arasında, AB Emisyon İşlem Sistemi’nin (18 del transporte, frente al porcentaje total de menos del 9% registrado en 2005 (
Konuyla ilgili temel çabalar arasında, AB Emisyon İşlem Sistemi’nin (• Cestni promet prispeva največji delež k izpostavljenosti hrupu zaradi prometa.
Konuyla ilgili temel çabalar arasında, AB Emisyon İşlem Sistemi’nin () der EU sowie rechtlich
Konuyla ilgili temel çabalar arasında, AB Emisyon İşlem Sistemi’nin (E sectoarele comerciale, cât şi în cele non-comerciale (
Konuyla ilgili temel çabalar arasında, AB Emisyon İşlem Sistemi’nin (), jak również ustalenia
Konuyla ilgili temel çabalar arasında, AB Emisyon İşlem Sistemi’nin (Kľúčové snahy zahŕňajú rozšírenie a posilnenie Systému obchodovania
Kony'i meşhur etmeye bugün başlayın. Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.Commencez à rendre Kony célèbre dès aujourd'hui.
Kony'i meşhur etmeye bugün başlayın. Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.Zacznij robić Kony'ego sławnym już dzisiaj, ale cały ten wysiłek osiągnie któregoś dnia punkt kulminacyjny -
Kosova'nın bağımsızlığını desteklemesinin uluslararası diplomasi çabalarına daha baştan ket vurması.서방 국가들에 의해 처음부터 방해가 되었던 국제적 외교 노력입니다.
Kosova'nın bağımsızlığını desteklemesinin uluslararası diplomasi çabalarına daha baştan ket vurması.שהוכשל למן ההתחלה ע"י הסיוע המערבי לעצמאות קוסובו.
Kosova'nın bağımsızlığını desteklemesinin uluslararası diplomasi çabalarına daha baştan ket vurması.التي كانت هزيلة منذ البداية والتي تم تحجيمها بسبب عدم دعم استقلال كوسوفو
Kosova'nın bağımsızlığını desteklemesinin uluslararası diplomasi çabalarına daha baştan ket vurması.はじめから妨害されたこと 3つ目は 想像力の欠如により
Kötü haber şu ki, insanların performansını göz ardı etmek çabalarını gözlerinin önünde imha etmek kadar kötü.나쁜 소식은, 사람들의 성과를 무시하는 것이 그들의 노력을 눈 앞에서 분쇄시켜버리는 것만큼 나쁘다는 겁니다.
Kötü haber şu ki, insanların performansını göz ardı etmek çabalarını gözlerinin önünde imha etmek kadar kötü.Vestea rea e că ignorând rezultatele oamenilor e aproape la fel de rău ca distrugându-le în fața lor.
Kötü haber şu ki, insanların performansını göz ardı etmek çabalarını gözlerinin önünde imha etmek kadar kötü.Zła jest taka, że ignorowanie ludzkich wysiłków jest prawie tak szkodliwe, jak niszczenie ich na ich oczach.
Kötü haber şu ki, insanların performansını göz ardı etmek çabalarını gözlerinin önünde imha etmek kadar kötü.Погана новина - ігнорувати досягнення людей майже так само погано, як і знищувати їхню роботу у них на очах.
Kötü haber şu ki, insanların performansını göz ardı etmek çabalarını gözlerinin önünde imha etmek kadar kötü.הבשורות הרעות הן שהתעלמות מביצועים של אנשים גרועה כמעט כמו גריסת המאמץ שלהם לנגד עיניהם.
Kötü haber şu ki, insanların performansını göz ardı etmek çabalarını gözlerinin önünde imha etmek kadar kötü.الأخبار السيئة أنّ إهمال إنجازات الأفراد هي تقريباُ بسوء تقطيع جهودهم أمام أعينهم .
Kötü haber şu ki, insanların performansını göz ardı etmek çabalarını gözlerinin önünde imha etmek kadar kötü.人の努力を 目の前で切り刻むのと 同等に酷い事なのです 無視することは 人を崖っぷちに追いやります
Küresel düzeyde, aşırı yoksulluğun hafifletilmesi çabaları, 1990’lara kadar makul ölçüde etkili olmuştur (51).Po svetu so bilaprizadevanjazaomilitevskrajnerevščinerazmeromauspešnado 90. let preteklega stoletja (51).
Küresel düzeyde, aşırı yoksulluğun hafifletilmesi çabaları, 1990’lara kadar makul ölçüde etkili olmuştur (51).V celosvětovém měřítku bylo úsilí o zmírnění extrémní chudoby přiměřeně účinné do 90. let 20. století (51).
Küresel düzeyde, aşırı yoksulluğun hafifletilmesi çabaları, 1990’lara kadar makul ölçüde etkili olmuştur (51).V globálnom meradle úsiliaozmiernenieextrémnejchudobybolipomerneúčinnédo90–tychrokov (51).
Küresel düzeyde, aşırı yoksulluğun hafifletilmesi çabaları, 1990’lara kadar makul ölçüde etkili olmuştur (51).W skali światowej, wysiłki zmierzające do złagodzenia skrajnej biedy były dosyć skuteczne do lat 90. XX w.
Kyoto: pakt bazlı bir organizasyon yaratma çabalarının başlangıcı.Kioto: początki starań o powołanie pokojowej organizacji.
Kyoto: pakt bazlı bir organizasyon yaratma çabalarının başlangıcı.교토, 조약을 근거로 하는 조직을 만들기 위한 싸움의 초창기였죠.
Kyoto: pakt bazlı bir organizasyon yaratma çabalarının başlangıcı.Kyoto: de worsteling om een verdragsorganisatie tot stand te brengen.
Kyoto: pakt bazlı bir organizasyon yaratma çabalarının başlangıcı.Kyoto: es los inicios de la lucha por crear una organización basada en tratados.
Kyoto: pakt bazlı bir organizasyon yaratma çabalarının başlangıcı.létrehozásáért folyó küzdelemnek.
Kyoto: pakt bazlı bir organizasyon yaratma çabalarının başlangıcı.lo stato più potente, gli USA. Kyoto: le prime lotte per creare un'organizzazione basata su trattati.
Kyoto: pakt bazlı bir organizasyon yaratma çabalarının başlangıcı.Quioto: o início da luta para criar uma organização baseada em tratados.
Kyoto: pakt bazlı bir organizasyon yaratma çabalarının başlangıcı.Κιότο: οι απαρχές του αγώνα δημιουργίας ενός οργανισμού βασισμένου σε διεθνή συνθήκη.
Kyoto: pakt bazlı bir organizasyon yaratma çabalarının başlangıcı.Киотский протокол: начало борьбы за создание организации, основанной на соглашениях.
Kyoto: pakt bazlı bir organizasyon yaratma çabalarının başlangıcı.Кіотський протокол: початок зусиль зі створення заснованої на договорі організації.
Kyoto: pakt bazlı bir organizasyon yaratma çabalarının başlangıcı.Протоколът от Киото: началото на битката за създаването на организации, базирани на договорните отношения.
Kyoto: pakt bazlı bir organizasyon yaratma çabalarının başlangıcı.קיוטו הוא תחילתו של מאבק ליצור ארגון מבוסס בריתות.
Kyoto: pakt bazlı bir organizasyon yaratma çabalarının başlangıcı.إتفاقية كيوتو: بدايات الكفاح من أجل خلق منظمة معتمدة على المعاهدات.
Kyoto: pakt bazlı bir organizasyon yaratma çabalarının başlangıcı.試みのはじまりでした そしてG20
Lee Seol'un azmi ve çabaları sayesinde... ...Kraliyet Müzesi karşılık olarak hiçbir şey istemedi.Grâce aux efforts et à la persévérance de Lee Seol, le Musée Impérial n'a rien demandé en échange.
Lee Seol'un azmi ve çabaları sayesinde... ...Kraliyet Müzesi karşılık olarak hiçbir şey istemedi.بفضل مجهودات الاميرة لي سول المتحف البريطاني سيعيد المذكرات الى كوريا من دون اي شروط
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.Am trimes cu el şi pe fratele a cărui laudă în Evanghelie este răspîndită prin toate Bisericile.
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.A poslali sme s ním brata, ktorý má chválu v evanjeliu po všetkých sboroch,
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.A posłaliśmy wespół z nim brata, który ma chwałę w Ewangielii po wszystkich zborach;
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.Con lui abbiamo inviato pure il fratello che ha lode in tutte le Chiese a motivo del vangelo
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.E juntamente com ele enviamos o irmão cujo louvor no evangelho se tem espalhado por todas as igrejas;
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.Elküldöttük pedig vele együtt amaz atyafit is, a ki az összes gyülekezetekben dícséretes az evangyéliomért;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod