Ana içeriğe geç
Sözlük

çabala ile cümle

çabala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Evet, bence gereken bu konuda çabalayan çok sayıda insan.Een groot aantal mensen om dit vooruit te doen gaan.
Evet, bence gereken bu konuda çabalayan çok sayıda insan.En effet, beaucoup d'acteurs sont impliqués.
Evet, bence gereken bu konuda çabalayan çok sayıda insan.Ja, ich glaube es sind große Mengen von Leuten, die involviert sind.
Evet, bence gereken bu konuda çabalayan çok sayıda insan.Penso que o que falta é mais gente para levar isto para a frente.
Evet, bence gereken bu konuda çabalayan çok sayıda insan.Si, credo che ci siano molte persone che lo fanno andare avanti.
Evet, bence gereken bu konuda çabalayan çok sayıda insan.Si, yo creo que muchas personas moviéndolo hacía adelante.
Evet, bence gereken bu konuda çabalayan çok sayıda insan.Tak, jest wielu ludzi, którzy przyczyniają się do rozwoju tych projektów.
Evet, bence gereken bu konuda çabalayan çok sayıda insan.Vâng, toi nghĩ rằng càng nhiều người sẽ càng thúc đẩy nó nhanh hơn.
Evet, bence gereken bu konuda çabalayan çok sayıda insan.Ya, saya pikir begitu banyak orang yang memajukannya.
Evet, bence gereken bu konuda çabalayan çok sayıda insan.Ναι, νομίζω ότι χρειάζεται μεγάλος αριθμός ανθρώπων που θα το προωθήσουν.
Evet, bence gereken bu konuda çabalayan çok sayıda insan.Да, думаю, нам нужно огромное количество людей.
Evet, bence gereken bu konuda çabalayan çok sayıda insan.Да, мисля, че големият брой хора го придвижват напред
Evet, bence gereken bu konuda çabalayan çok sayıda insan.Так, я думаю багато людей в цьому залучені.
Evet, bence gereken bu konuda çabalayan çok sayıda insan.ואוכלוסיית צרכנים ללא הכנסה.
Fakat daha sonra yayýnladýklarý açýklamada, tarafsýz kalmaya çabaladýklarýný söylediler.Triệu người liên lạc tới Nghị viện và ký<br/>vào Kiến nghị Chống SOPA.
Fakat daha sonra yayýnladýklarý açýklamada, tarafsýz kalmaya çabaladýklarýný söylediler..لكنهم أصدروا تقريرا يقول أنهم سعوا للحفاظ على موقف الحياد
Fakat daha sonra yayýnladýklarý açýklamada, tarafsýz kalmaya çabaladýklarýný söylediler.ヘイマンと米連邦検事事務所は訴訟についての MITからの考えや発言について関心を払わなかったとしている。
Fakat ne kadar çabaladıysan da J Cub seni hiç sevmedi.Aber egal wie sehr du es auch versucht hast, J-Cub hätte dich niemals geliebt.
Fakat ne kadar çabaladıysan da J Cub seni hiç sevmedi.Mais malgré tous tes efforts J-Cub n'allait jamais t'aimer.
Fakat ne kadar çabaladıysan da J Cub seni hiç sevmedi.Ma non importa quanto avessi provato. J Cub non ti avrebbe mai amato.
Fakat ne kadar çabaladıysan da J Cub seni hiç sevmedi.Αλλά δεν έχει σημασία πόσο σκληρά προσπάθησες. Ο Τζέι-Καμπ δεν πρόκειται να σε ερωτευόταν ποτέ.
Fakat ne kadar çabaladıysan da J Cub seni hiç sevmedi.Но как бы сильно ты ни старался, Джейкоб не хотел быть с тобой.
Fakat ne kadar çabaladıysan da J Cub seni hiç sevmedi.俺が手に入れられないなら誰にもわたさない
Geçenlerde, Ruanda'daki ilk 18 aylık çabalarımızın bir değerlendirmesini yaptık.최근 우리는 르완다에서의 첫 18개월 간의 노력을 평가했습니다.
Geçenlerde, Ruanda'daki ilk 18 aylık çabalarımızın bir değerlendirmesini yaptık.Belakangan ini kami melakukan evaluasi untuk 18 bulan pertama usaha kami di Rwanda.
Geçenlerde, Ruanda'daki ilk 18 aylık çabalarımızın bir değerlendirmesini yaptık.Di recente abbiamo effettuato una valutazione dei primi 18 mesi del nostro lavoro in Ruanda,
Geçenlerde, Ruanda'daki ilk 18 aylık çabalarımızın bir değerlendirmesini yaptık.Gần đây chúng tôi đã kiểm tra thành quả 18 tháng của chúng tôi ở Rwanda.
Geçenlerde, Ruanda'daki ilk 18 aylık çabalarımızın bir değerlendirmesini yaptık.Niedawno dokonaliśmy ewaluacji pierwszych 18 miesięcy naszej pracy w Ruandzie.
Geçenlerde, Ruanda'daki ilk 18 aylık çabalarımızın bir değerlendirmesini yaptık.Nous avons récemment procédé à une évaluation des 18 premiers mois de nos efforts au Rwanda.
Geçenlerde, Ruanda'daki ilk 18 aylık çabalarımızın bir değerlendirmesini yaptık.Wir führten kürzlich eine Auswertung der ersten 18 Monate unserer Bestrebungen in Ruanda durch.
Geçenlerde, Ruanda'daki ilk 18 aylık çabalarımızın bir değerlendirmesini yaptık.Πρόσφατα, αξιολογήσαμε τις προσπάθειες των πρώτων 18 μηνών, στη Ρουάντα.
Geçenlerde, Ruanda'daki ilk 18 aylık çabalarımızın bir değerlendirmesini yaptık.Ми недавно провели оцінку перших півтори року наших зусиль в Руанді.
Geçenlerde, Ruanda'daki ilk 18 aylık çabalarımızın bir değerlendirmesini yaptık.Мы недавно провели оценку первых полутора лет наших усилий в Руанде.
Geçenlerde, Ruanda'daki ilk 18 aylık çabalarımızın bir değerlendirmesini yaptık.לאחרונה ביצענו הערכה למאמצינו ב18 החודשים הראשונים ברואנדה.
Geçenlerde, Ruanda'daki ilk 18 aylık çabalarımızın bir değerlendirmesini yaptık.مؤخراً قمنا بعمل تقييم لأول 18 شهر من جهودنا في رواندا.
Geçenlerde, Ruanda'daki ilk 18 aylık çabalarımızın bir değerlendirmesini yaptık.結果は非常に良く 今ではルワンダ政府が
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.Așa că puteți vedea că am făcut tot posibilul pentru a face viața mai bună.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.Chúng tôi đưa mọi thứ vào nỗ lực nhằm tạo một cuộc sống tốt đẹp hơn cho mọi người.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.Come potete vedere abbiamo aggiunto di tutto nel nostro sforzo per migliorare la vita delle persone.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.Donc vous pouvez voir qu'on a tout ajouté à notre effort pour rendre la vie des gens meilleure.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.Jak vidíte, přispěli jsme veškerým úsilím k tomu, aby se lidé měli lépe.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.Jullie kunnen zien dat we er alles aan hebben gedaan om mensen een beter leven te geven.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.사람들이 더 나은 삶을 살 수 있도록 우리가 기울인 노력을 보실 수 있는데요.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.Láthatják, mindent a vállalkozásunk szolgálatába állítottunk, hogy jobbá tegyük az emberek életét.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.Môžete si všimnúť, že aby sme zlepšili životné podmienky ľudí, do našej snahy sme dali naozaj všetko.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.Podem ver que juntamos tudo ao nosso esforço para tornar a vida melhor para as pessoas.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.Så ni kan se att vi lade samman allting i våra ansträngningar att förbättra livet för människor.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.To wszystko po to, żeby życie stało się lepsze.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.Οπότε μπορείτε να δείτε ότι προσθέσαμε τα πάντα στην προσπάθειά μας για να καλυτερέψουμε τη ζωή των ανθρώπων.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.Так что вы можете видеть, что мы приложили все усилия, чтобы сделать лучше людям.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.כפי שאתם רואים צרפנו הכל למאמץ שלנו בכדי לעשות את החיים טובים יותר לאנשים.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.يمكنكم ان تروا كيف دمجنا كل شيء بخطتنا لكي نحسن من معيشة الاشخاص
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.何でもしてきたのです ホテルや学校の冷蔵庫にもコンドームを置きました
(Gülüşmeler) Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.(Risas) como pueden ver, hemos sumado todo a nuestro esfuerzo para hacerle la vida mejor a la gente.
Hafifletme çabaları ‘sera’ gazı emisyonlarının azaltılmasına odaklanmıştır.Aceste demersuri se concentrează asupra reducerii emisiilor de gaze „cu efect de seră”.
Hafifletme çabaları ‘sera’ gazı emisyonlarının azaltılmasına odaklanmıştır.Afhjælpningsbestræbelserne er fokuseret på at begrænse emissionerne af drivhusgasser.
Hafifletme çabaları ‘sera’ gazı emisyonlarının azaltılmasına odaklanmıştır.A mérséklési erőfeszítések elsősorban az üvegházhatású gázok kibocsátásának visszafogására irányulnak.
Hafifletme çabaları ‘sera’ gazı emisyonlarının azaltılmasına odaklanmıştır.Åtgärderna är inriktade på att minska utsläppen av växthusgaser.
Hafifletme çabaları ‘sera’ gazı emisyonlarının azaltılmasına odaklanmıştır.Deze inspanningen zijn gericht op het terugbrengen van de uitstoot van 'broeikasgassen'.
Hafifletme çabaları ‘sera’ gazı emisyonlarının azaltılmasına odaklanmıştır.Gli sforzi di attenuazione si concentrano sul taglio delle emissioni di gas “a effetto serra”.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod