Çok çabaladı ve annesi ona güveniyordu, ama bu zordu.Sufría mucho, pero su madre confiaba en él, pero era difícil.
Çok çabalamam gerektiğini söylediler, ben de deniyorum.Au spus ca trebuie sa ma tarasc, dar ma straduiesc.
Çok çabalamam gerektiğini söylediler, ben de deniyorum.Dicono che devo migliorare molto, ma ci sto provando.
Çok çabalamam gerektiğini söylediler, ben de deniyorum.Dom sa att jag måste krypa upp, men jag försöker.
Çok çabalamam gerektiğini söylediler, ben de deniyorum.Họ nói mình phải bắt đầu từ đầu, nhưng mình đang cố gắng.
Çok çabalamam gerektiğini söylediler, ben de deniyorum.Ils disent que je dois me traîner par terre mais je vais essayer quand même.
Çok çabalamam gerektiğini söylediler, ben de deniyorum.Mereka bilang aku harus kerja dengan keras supaya bisa berhasil, tapi aku masih mencobanya.
Çok çabalamam gerektiğini söylediler, ben de deniyorum.Mówią, że muszę sporo nadrobić, mimo to spróbuje.
Çok çabalamam gerektiğini söylediler, ben de deniyorum.Povedali mi, že sa musím zlepšiť, ale snažím sa.
Çok çabalamam gerektiğini söylediler, ben de deniyorum.Sie sagten, ich werde mich einschleimen müssen, aber ich versuche es.
Çok çabalamam gerektiğini söylediler, ben de deniyorum.Ze zeiden dat ik naar boven moet kruipen, maar ik probeer het uit.
Çok çabalamam gerektiğini söylediler, ben de deniyorum.Είπαν ότι θα πρέπει να συρθώ για να πιάσω κορυφή, αλλά θα το δοκιμάσω.
Çok çabalamam gerektiğini söylediler, ben de deniyorum.Всички да се приготвят. Започваме.
Çok çabalamam gerektiğini söylediler, ben de deniyorum.Они говорят, что у меня нет опыта, но я стараюсь.
Çok çabalamam gerektiğini söylediler, ben de deniyorum.הם אומרים שאין לי ניסיון אבל אני מנסה.
Çok çabalamam gerektiğini söylediler, ben de deniyorum.يقولون بأنه يجب علي الزحف و لكن سوف أحاول ذلك
Çok çabalamam gerektiğini söylediler, ben de deniyorum.だから あんた達と ご飯食べに行くのも難しそうなんだ お客さんがいない時 急いで食べなきゃならないし
DMCA'nın paylaşımı teknik olarak engelleme çabalarının başarısızlığından geliyor.통제하지 못해서 나온 것이고 또 DMCA는 미디어 기업들이
DMCA'nın paylaşımı teknik olarak engelleme çabalarının başarısızlığından geliyor.DMCAs misslyckande att förbjuda delning som en teknisk process.
DMCA'nın paylaşımı teknik olarak engelleme çabalarının başarısızlığından geliyor.DMCAの失敗に遡ります そしてDMCAは オーディオ家庭内録音法に遡り
DMCA'nın paylaşımı teknik olarak engelleme çabalarının başarısızlığından geliyor.לכישלון של DMCA לאסור שיתוף מהפן הטכני שלו.
DMCA'nın paylaşımı teknik olarak engelleme çabalarının başarısızlığından geliyor.فشل "ق. أ. م. ر." لعدم السماح بمشاركة الوسائل التقنية.
Doğrusu, biz ancak buraya kadar düşünmüştük, fakat bu süreci daha ileriye taşımaya çabaladık.Arvelimme, että tämän pidemmälle emme pääse, mutta yritimme kuitenkin suunnitella prosessia hieman eteenpäin.
Doğrusu, biz ancak buraya kadar düşünmüştük, fakat bu süreci daha ileriye taşımaya çabaladık.De facto, pensámos que isto seria o limite, mas tentámos levar o processo um bocado mais adiante.
Doğrusu, biz ancak buraya kadar düşünmüştük, fakat bu süreci daha ileriye taşımaya çabaladık.E inizialmente pensavamo che non potessimo andare oltre, ma abbiamo provato comunque a spingerci più in là.
Doğrusu, biz ancak buraya kadar düşünmüştük, fakat bu süreci daha ileriye taşımaya çabaladık.우리는 사실 막다른 골목에 도달했다고 생각했지만, 이 과정을 조금 더 진행시키고자 했습니다.
Doğrusu, biz ancak buraya kadar düşünmüştük, fakat bu süreci daha ileriye taşımaya çabaladık.Sądziliśmy, że na tym koniec, ale spróbowaliśmy proces nieco posunąć.
Doğrusu, biz ancak buraya kadar düşünmüştük, fakat bu süreci daha ileriye taşımaya çabaladık.Tatsächlich dachten wir, dass hier das Ende ist, aber wir haben versucht den Prozess etwas weiter zu bringen.
Doğrusu, biz ancak buraya kadar düşünmüştük, fakat bu süreci daha ileriye taşımaya çabaladık.Valójában azt gondoltuk, hogy eljutottunk, ameddig lehet, de megpróbáltuk kicsit tovább tervezni az eljárást.
Doğrusu, biz ancak buraya kadar düşünmüştük, fakat bu süreci daha ileriye taşımaya çabaladık.В сущности, это уже неплохой результат, но мы решили пойти ещё дальше.
Doğrusu, biz ancak buraya kadar düşünmüştük, fakat bu süreci daha ileriye taşımaya çabaladık.למעשה, חשבנו שזה יהיה הכי רחוק שנגיע אבל ניסינו לתכנן את התהליך קצת הלאה
Doğrusu, biz ancak buraya kadar düşünmüştük, fakat bu süreci daha ileriye taşımaya çabaladık.في الحقيقة، لقد أعتقدنا أن هذا ربما يكون بقدر ما وصلت، لكننا حاولنا تصميم العملية بصورة أوسع بقليل.
Doğrusu, biz ancak buraya kadar düşünmüştük, fakat bu süreci daha ileriye taşımaya çabaladık.考えていましたが、更に先の過程まで取り組む事にしました 皆さんがご覧になっているのは進化の主要なメカニズムそのものです
Eğer yeteri kadar kredin yoksa, o zaman yeniden çabalaman gerekir.Als je niet genoeg punten hebt, dan moet je weer door pushen.
Eğer yeteri kadar kredin yoksa, o zaman yeniden çabalaman gerekir.Če nimaš dovolj kreditnih točk, moraš poskusiti znova.
Eğer yeteri kadar kredin yoksa, o zaman yeniden çabalaman gerekir.Daca nu ai destule credite, atunci trebuie sa incerci inca odata.
Eğer yeteri kadar kredin yoksa, o zaman yeniden çabalaman gerekir.Jeśli nie masz wystarczającej ilości punktów, będziesz musiała się znowu przepchnąć.
Eğer yeteri kadar kredin yoksa, o zaman yeniden çabalaman gerekir.Jika kau tidak memiliki cukup kredit, maka kau harus berusaha dengan lebih keras lagi.
Eğer yeteri kadar kredin yoksa, o zaman yeniden çabalaman gerekir.학점이 모자라면 다시한번
Eğer yeteri kadar kredin yoksa, o zaman yeniden çabalaman gerekir.Nếu em không đủ điểm, thì em phải cố học lại thôi.
Eğer yeteri kadar kredin yoksa, o zaman yeniden çabalaman gerekir.Om du inte har tillräckligt med kredit, då måste du jobbar hårdare igen.
Eğer yeteri kadar kredin yoksa, o zaman yeniden çabalaman gerekir.Se non hai abbastanza crediti, allora devi provarci di nuovo.
Eğer yeteri kadar kredin yoksa, o zaman yeniden çabalaman gerekir.Si tu n'as pas assez de crédits, tu dois recommencer.
Eğer yeteri kadar kredin yoksa, o zaman yeniden çabalaman gerekir.Wenn du nicht genug Punkte hast,musst es noch mal da durch kommen.
Eğer yeteri kadar kredin yoksa, o zaman yeniden çabalaman gerekir.Αν δεν έχεις αρκετές μονάδες, τότε θα πρέπει να ξαναδώσεις.
Eğer yeteri kadar kredin yoksa, o zaman yeniden çabalaman gerekir.Если баллов не достаточно, тогда тебе следует пробиваться снова.
Eğer yeteri kadar kredin yoksa, o zaman yeniden çabalaman gerekir..אם אין לך מספיק נקודות, אז את צריכה לעבור זאת שוב
Eğer yeteri kadar kredin yoksa, o zaman yeniden çabalaman gerekir.إذا لم يكن لديك ما يكفى من الدرجات ,إذاً عليكِ القيام بالأمر مرة أخرى
Eğer yeteri kadar kredin yoksa, o zaman yeniden çabalaman gerekir.俺に泣きついてきたって無駄じゃないか
"En büyük çabalar, insanların en iyi işi çıkarmalarına yol açar.""Los grandes retos engendran los mejores trabajos en las personas".
"En büyük çabalar, insanların en iyi işi çıkarmalarına yol açar.""самые сложные задачи заставляют людей работать лучше".
"En büyük çabalar, insanların en iyi işi çıkarmalarına yol açar."私たちマッキントッシュ部門が 大きな仕事をやってのけた
En iyi çabalarımız bile sistemin işlemesi için gerektiği kadar hızlı büyümesine yetmiyor.Eh bien, le système actuel fonctionne de moins en moins et de pire en pire.
En iyi çabalarımız bile sistemin işlemesi için gerektiği kadar hızlı büyümesine yetmiyor.Koszt utrzymania wzrostu rośnie.
En iyi çabalarımız bile sistemin işlemesi için gerektiği kadar hızlı büyümesine yetmiyor.Tento současný systém prostě funguje míň a míň.
En iyi çabalarımız bile sistemin işlemesi için gerektiği kadar hızlı büyümesine yetmiyor.Wachstum kann nur noch unter ständig wachsenden Kosten aufrecht erhalten werden.
En iyi çabalarımız bile sistemin işlemesi için gerektiği kadar hızlı büyümesine yetmiyor.Wat is er nodig om te ontsnappen uit het huidige monetaire systeem?
En iyi çabalarımız bile sistemin işlemesi için gerektiği kadar hızlı büyümesine yetmiyor.Настоящата монетарна система просто работи все по-зле.
En iyi çabalarımız bile sistemin işlemesi için gerektiği kadar hızlı büyümesine yetmiyor.ますますコストがかかります。
Evet, bence gereken bu konuda çabalayan çok sayıda insan.Da, cred că e vorba de mulţi oameni care să facă lucrurile să avanseze.