Burası çabalayarak düşünceler üretmenizi istediğimiz bir yer.Szeretnénk, ha közreműködnél az ötleteiddel.
Burası çabalayarak düşünceler üretmenizi istediğimiz bir yer.Tady chceme, abyste zkoušeli bláznivé nápady.
Burası çabalayarak düşünceler üretmenizi istediğimiz bir yer.Tu mają powstawać pomysły.
Burası çabalayarak düşünceler üretmenizi istediğimiz bir yer.Εδώ θέλουμε να προσπαθήσετε να δημιουργήσετε ιδέες.
Burası çabalayarak düşünceler üretmenizi istediğimiz bir yer.Пробуйте, творіть нові ідеї - ось чого ми від вас хочемо.
Burası çabalayarak düşünceler üretmenizi istediğimiz bir yer.Тук искаме да се опиташ да реализираш идеите си.
Burası çabalayarak düşünceler üretmenizi istediğimiz bir yer.Это здесь мы хотим, чтобы вы пробовали создавать идеи.
Burası çabalayarak düşünceler üretmenizi istediğimiz bir yer.אנחנו רוצים שתנסה ליצור את הרעיונות שלך.
Burası çabalayarak düşünceler üretmenizi istediğimiz bir yer.فهناك نريدك أن تحاول وتصنع الأفكار
Burası çabalayarak düşünceler üretmenizi istediğimiz bir yer.どんなアイデアでも試すことができます
Burası çabalayarak düşünceler üretmenizi istediğimiz bir yer.呢度我哋想你測試瘋狂嘅想法
Bu sefer doğru uygulamak için çabaladık.Am încercat, de data asta, s-o facem cum trebuie.
Bu sefer doğru uygulamak için çabaladık.Dieses Mal wollten wir es richtig machen.
Bu sefer doğru uygulamak için çabaladık.Esta vez lo probamos, para hacerlo bien.
Bu sefer doğru uygulamak için çabaladık.이번에는 제대로 만들려고 애썼습니다.
Bu sefer doğru uygulamak için çabaladık.Lần này nỗ lực làm cho nó đúng.
Bu sefer doğru uygulamak için çabaladık.Nous avons essayé, cette fois-ci, de faire ça comme il faut.
Bu sefer doğru uygulamak için çabaladık.Questa volta abbiamo provato a farlo nel modo giusto.
Bu sefer doğru uygulamak için çabaladık.Tentámos, desta vez, fazer da forma certa.
Bu sefer doğru uygulamak için çabaladık.Tentokrát jsme se to snažili udělat správně.
Bu sefer doğru uygulamak için çabaladık.Tym razem chcieliśmy, by się udało.
Bu sefer doğru uygulamak için çabaladık.Vi forsøgte, denne gang at få gjort det rigtige.
Bu sefer doğru uygulamak için çabaladık.Този път се опитахме да го направим правилно.
Bu sefer doğru uygulamak için çabaladık.ניסינו הפעם לעשות את זה נכון.
Bu sefer doğru uygulamak için çabaladık.وحاولنا، هذه المرة، أن ننتج الشيء الصحيح.
Bu sefer doğru uygulamak için çabaladık.そこから生まれたのがこれです
Bütün bu çabalar, petrol ithalatımızın son 16 yıldaki en düşük seviyeye ulaşmasına katkıda bulundu.Así que lo que tenemos son dos cosas.
Butun cabalarim... bu tek masa icin olacak.Κι όλες μου η περιποίηση θα επικεντρωθεί... σ΄αυτό το τραπέζι.
Butun cabalarim... bu tek masa icin olacak.全力を尽くす おい 船が帰って来たぞ
Bu tür anlaşmalarla paranın nereye gittiğini bulmak... ...sadece bu tür çabalarla olmamalı.Ceci dit, ça ne devrait pas nécessiter autant d'effort de découvrir où va l'argent de ce type de contrat.
Bu tür anlaşmalarla paranın nereye gittiğini bulmak... ...sadece bu tür çabalarla olmamalı.Det borde inte krävas såna här ansträngningar för att få reda på vart pengarna i såna här affärer går.
Bu tür anlaşmalarla paranın nereye gittiğini bulmak... ...sadece bu tür çabalarla olmamalı.Het zou niet zulke inspanningen moeten vereisen om erachter te komen waar het geld in zulke deals heen ging.
Bu tür anlaşmalarla paranın nereye gittiğini bulmak... ...sadece bu tür çabalarla olmamalı.자, 돈이 어떻게 거래되었는지 알아내기 위해서 이렇게나 많은 노력을 들여서는 안 됩니다.
Bu tür anlaşmalarla paranın nereye gittiğini bulmak... ...sadece bu tür çabalarla olmamalı.Não devia ser necessário tanto esforço para descobrir onde vai parar o dinheiro de negócios como esse.
Bu tür anlaşmalarla paranın nereye gittiğini bulmak... ...sadece bu tür çabalarla olmamalı.Nem jól van ez így, hogy ennyi erőfeszítésbe kerül kideríteni, hova tűnnek a pénzek az ilyen ügyletekben.
Bu tür anlaşmalarla paranın nereye gittiğini bulmak... ...sadece bu tür çabalarla olmamalı.Nie powinno wymagać aż takiego wysiłku uzyskanie informacji o pieniądzach z takich transakcji.
Bu tür anlaşmalarla paranın nereye gittiğini bulmak... ...sadece bu tür çabalarla olmamalı.Nu ar trebui să fie greu de aflat unde se duc banii în tranzacții de acest gen.
Bu tür anlaşmalarla paranın nereye gittiğini bulmak... ...sadece bu tür çabalarla olmamalı.Nu, det burde ikke kræve den slags anstrengelser for at finde ud af hvor penge i handler som disse ender.
Bu tür anlaşmalarla paranın nereye gittiğini bulmak... ...sadece bu tür çabalarla olmamalı.V každom prípade, nemalo by to stáť toľko námahy, zistiť, kam smerujú peniaze v obchodoch ako tento.
Bu tür anlaşmalarla paranın nereye gittiğini bulmak... ...sadece bu tür çabalarla olmamalı.Не би трябвало да са нужни всичките тези усилия за да се открие къде отиват парите в сделки като тази.
Bu tür anlaşmalarla paranın nereye gittiğini bulmak... ...sadece bu tür çabalarla olmamalı.Расследования того, куда уходят деньги от такого рода сделок не должны отнимать столько сил.
Bu tür anlaşmalarla paranın nereye gittiğini bulmak... ...sadece bu tür çabalarla olmamalı.Тепер вже не так складно визначити, куди йдуть гроші, відмиті в таких угодах.
Bu tür anlaşmalarla paranın nereye gittiğini bulmak... ...sadece bu tür çabalarla olmamalı.וזה לא אמור לדרוש מאמצים כאלה כדי לגלות לאן הולך הכסף בעסקאות כאלה.
Bu tür anlaşmalarla paranın nereye gittiğini bulmak... ...sadece bu tür çabalarla olmamalı.الآن، فإنه لا ينبغي أن تأخذ فقط هذه الأنواع من الجهود لمعرفة أين ذهبت هذه الأموال في صفقات من هذا القبيل.
Bu tür anlaşmalarla paranın nereye gittiğini bulmak... ...sadece bu tür çabalarla olmamalı.お金の流れは分かるようにするべきです これらは 国家財産であり
Bu yazarlar kitap yazmak için çabalayıp durdular.Acești autori s-au străduit să scrie cărți.
Bu yazarlar kitap yazmak için çabalayıp durdular.Ces auteurs se sont efforcé d"écrire des livres.
Bu yazarlar kitap yazmak için çabalayıp durdular.Ci autorzy pisali książki.
Bu yazarlar kitap yazmak için çabalayıp durdular.Dessa författare har strävat efter att skriva böcker.
Bu yazarlar kitap yazmak için çabalayıp durdular.Deze schrijvers streefden ernaar boeken te schrijven.
Bu yazarlar kitap yazmak için çabalayıp durdular.Disse forfattere har bestræbt sig på at skrive bøger.
Bu yazarlar kitap yazmak için çabalayıp durdular.Esses autores têm-se esforçado por escrever livros.
Bu yazarlar kitap yazmak için çabalayıp durdular.Estos autores se han esforzado por escribir libros.
Bu yazarlar kitap yazmak için çabalayıp durdular.Ezek a szerzők arra törekedtek, hogy könyveket írjanak.
Bu yazarlar kitap yazmak için çabalayıp durdular.이 저자들은 책을 쓰기 위해 분투해왔죠.
Bu yazarlar kitap yazmak için çabalayıp durdular.Những nhà sáng tác này nỗ lực viết những cuốn sách.
Bu yazarlar kitap yazmak için çabalayıp durdular.Penulis-penulis ini berjuang menulis buku.
Bu yazarlar kitap yazmak için çabalayıp durdular.Questi autori hanno sempre avuto l'ardente desiderio di scrivere libri,
Bu yazarlar kitap yazmak için çabalayıp durdular.Sie strebten danach Bücher zu schreiben.
Bu yazarlar kitap yazmak için çabalayıp durdular.Tito autoři toužili psát knihy.