Ana içeriğe geç
Sözlük

çabala ile cümle

çabala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Daniel’in uzlaşma çabalarına rağmen babası bu kininden ölümüne dek vazgeçmemiştir.למרות ניסיונותיו של דניאל להתפייס, שמר לו אביו טינה עד יום מותו.
Çamur akıntısı, Bacolor‘daki Barangay Cabalantian’daki yüzlerce insanın ölümüne sebep oldu.זרם הבוץ גרם למותם של מאות תושבים בעיירה קבאלנטיאן (Cabalantian).
Bir ülke ilk defa bağımsızlığını kazandığında, iki süpergüçten bir tanesi ile ittifak kurmaya çabalamıştır.כאשר מדינה קיבלה את עצמאותה לראשונה, ציפו ממנה כי תחבור לאחת משתי מעצמות העל הללו.
Gençler torbayı kapabilmek için çabalarlar.הצעירים כנראה משתמשים בהם כדי לבלבל את טורפיהם.
Bu çabaların bazılarında başarılı oldu.חלק מעיבודים אלו זכו להצלחה.
Kitap Morgan’ın tüm çabalarına karşın basılır ve kana susamış korsan imajı pekişir.אף על פי כן, הספר תרם רבות לחיזוק המוניטין של מורגן כשודד ים צמא-דם.
Bununla birlikte 1920 yılında Diana'nın çabaları ile Japonya, Ermenistan'ın özgürlüğünü tanıyan ilk ülke oldu.בשנת 1920, הודות למאמציה של אבגר, יפן הייתה המדינה הראשונה שהכירה בארמניה.
Beşiktaş’a gelmek için çok çabaladım.היו לחזנוביץ כמה דרישות ממקבלי התרומה: "א.
(Yeni Çabalar), 125.עמ' 125.
Üretim kalitesini yükseltmek ve müşteri memnuniyetini sağlamak için çabalamıştır.הגדלת היכולת של הארגון לייצר ללקוחותיו עונג (delight).
Ancak tüm çabalarına rağmen onu bulmayı başaramazlar.למרות כל יתרונותיו הוא לא מצליח להתאהב.
Müslümanların çabalarıyla 1991 yılında cami Müslümanlara geri verildi.בשנת 1990 הוחזר המסגד למוסלמים.
Bu nedenle söz konusu ırklarla temas kurma çabaları başlar.כך התחיל לעבוד בקשר עם הטבע.
Bu çabaları II. Pius tarafından desteklendi.זאת על פי דרישתו של פיוס השני.
Bu çabaların amacı özgürlük ve eşitlik kazanmaktır.החשובים מבין הערכים הללו הם השוויון והחירות.
Buz Mağarası ve Rüzgar Mağarası, yetkililerin çabalarına rağmen, çöp doludur.הסכר מתמוטט והאגם מתרוקן ממימיו, תוך סחיפת שברי הקרחון.
1802, 1909, 1939 ve 2004'teki çabalar sonuçsuz kaldı.Усилията да ги локализират през 1802, 1909 и 1939 г. се провалят.
Bu ayaklanma Papadopulos'un liberalleşme çabalarını sona erdirecek bir dizi gelişmeyi tetikledi.Въстанието задейства серия от събития, които поставят рязък край на опитите на Пападопулос за либерализация.
Amaç, gençlerin Avrupayı güçlendirmediki çabalarını artırmak ve bireysel kontağı artırmaktır.Целта е да се засили участието на млади хора в Европа и да се насърчат личните контакти.
VII. Henry devlet vergileme sistemini de reformu için çabalar vermiştir.Кенеди предлага също и реформи на данъчната система.
Bölgede kalıcı yerleşimi sağlamaya yönelik ilk çabalar başarısızlıkla sonuçlandı.Опитът да създадат трайно селище претърпява провал.
Bununla beraber, Stoacılar, çoktanrıcılıktaki gerçeği savunmaya çabaladılar.В името на истината бранехме заблуди.
Çok çabuk ve iyi kararlar verir, halkının olabilecek en iyi şekilde yaşaması için çabalardı.Целта ѝ е да работи здраво и да постигне най-доброто, на което е способна.
Fakat kısa süren bu çabalar, Akkoyunlu tahtı için çıkan çekişmeler yüzünden sürdürülemedi.Реституцията обаче забавя процеса на приватизация поради възникнали съдебни спорове.
Ancak, tutucu kesimler bu ihlalleri, insan hakları kapsamı dışında bırakmak için yoğun çabalar harcadılar.Но той решава да преустанови опитите си да запази властта, струващи толкова много човешки жертви.
Sadece ölmemek, hayatta kalabilmek için çabalarlar.Тези системи не само трябва да издържат, за да оцелеят.
Fakat onun serbest bırakılması ise sırf Pers Savaşlarında verdiği çabalardan ötürüdür.Военната му подготовка допринася за победата му във войната.
Bu amaç için çok çabaladı.Той е бил специално организиран за тази цел.
Bu çabaları Beshara School'un kurulmasıyla sonuçlandı.Всичко това се отразява много благоприятно за създаването на ски-училища.
Hıristiyanlığın tüm ussallaştırma çabalarının ve ahlak anlayışının nihilizm ile sonuçlandığını dile getirir.По този начин загубата на абсолютна основа за морал води до нихилизъм.
Muhs'un eşitleme çabaları ve teolojik beceriksizlikleri kiliseler ile birçok anlaşmazlıklara neden oldu.Njegove teološke nesposobnosti izazvale su mnoge sporove s crkvama.
(Yeni Çabalar), 125.Broj stranica: 125.
Dini gruplar, reklamları yasaklatmak için çabaladı Pepsi ürünlerini boykot etti.Vjerske skupine su zaprijetile bojkotom Pepsi proizvoda i tražili su zabranu emitiranja videa.
Bu çabalar, Asya-Pasifik'teki Japonya'nın askeri harekatlarındaki ihtiyaçlarını da destekledi.Ishod bitke je utjecao na ostale japanske strategijske operacije u drugim oblastima Pacifika.
Katil cesedi saklamak için ciddi çabalar sarf etmişti.Nakon toga su surađivali kako bi sakrili tijelo.
Ama yine bu çabalarının hepsi boşa gitti.Svi ovi napori su propali.
İbn Hatip'in çabaları sonunda İbn-i Haldun, Kuzey Afrika'ya geri gönderildi.Naposljetku je na al-Khatibov nagovor Ibn Haldun poslan natrag u sjevernu Afriku.
Hiçbir iyileştirme çabaları sonuç vermedi.Pokusy o vyliečenie boli bezvýsledné.
Tenten entrikacıların tüm çabalarına rağmen Kral XII Muskar'a ulaşır ve onu uyarmayı başarır.Tintinovi sa podarí, navzdory sprisahancom, vládnuceho kráľa Muskara XII. varovať.
Bununla birlikte, Mao Zedong 1976'da öldükten sonra, bu çabalar geri ölçeklendi.Po smrti Mao Ce-tunga v roku 1976 sa situácia uvoľnila.
Ardından çabaları sonuç vermiş ve uyuşturucu ve alkolü bırakmıştır.Potom utiekla z domova, začala brať drogy a piť alkohol.
İlk hafifletme çabaları, tamamen kazasız değildi.Jeho literárne začiatky neboli nijako jednoduché.
Bugüne kadar, aynı teknikler kullanılarak yerçekimini anlatma çabaları başarısızlıkla sonuçlanmıştı.Pokusy techniky využiť veľkú silu príboja nie sú dosiaľ úspešné.
Çabaları başlangıçta biraz "garip idi.Bitka sa zo začiatku vyvíjala trošku nudne.
Çabalamaktan vazgeçmedi.Nedal sa odradiť.
Ayrıca kulüp üyelerinin sayısını arttırmaya çabaladı.Gamper sa tiež snažil zväčšiť členskú základňu klubu.
Fakat onun serbest bırakılması ise sırf Pers Savaşlarında verdiği çabalardan ötürüdür.Dôvodom jeho prvého zatknutia bolo jeho angažovanie v politike počas vojny.
İlk çabalarla ancak 40 metreye inilebildi ve bu noktada yetenekli işçi olmadığından duraksama yaşandı.V tom čase vážil iba 40 kg, a je zaujímavé že ho vtedy celkom neodfúklo.
Dört yaşında halen koçluğunu yapan amcası Toni'nin çabalarıyla tenise başlamıştır.Tenis začal hrať ako štvorročný, trénoval ho jeho strýko, Toni Nadal.
Şah karşı koymaya kalkıştı, fakat bu çabaları sonuçsuz kaldı.Indická vláda sa pokúšala situáciu upokojiť, nanešťastie bezvýsledne.
2010'un başlarında EGF, kurtarma sonrası güvenlik çabalarına yardım etmek üzere Haiti'ye yerleştirildi.V začetku leta 2010 je bil EGF napoten na Haiti za pomoč pri varnostnih prizadevanjih.
Galaksi dönüş problemini açıklama çabaları bizi karanlık madde teorisine götürdü.Razmišljanja o vzrokih za vrtenja galaksij so pripeljala do teorije temne snovi.
Otobüse girme çabaları bir saat kadar sürdü.Vožnja do Komisije je trajala približno eno uro.
Diğer şehitlerin isimlerinin bulunması için çabalar devam etmektedir.Še vedno pa se izogibamo imena domobranci ...
Seçimi kaybettikten sonra siyasetten çekilen Al Gore çabalarını Küresel ısınma konusunda yoğunlaştırdı.Napovedal ga je Al Gore, ki se zavzema za zmanjšanje globalnega segrevanja.
Burton'ın filmi yönetmesi için çabalar sürüyordu.Gibson je že izrazil zanimanje, da bi film režiral.
Bir süre sonra kendi çabalarıyla kaykayın üstünde durmayı öğrendi.Dan za dnem spodletijo le njegovi poskusi da bi se približal Riti.
Ayrıca yöresel olarak su seviyesi kontrol programları ve eğitimler de korunma çabalarına yardımcı olmaktadır.Klubi se tudi vključujejo v vzgojno izobraževalne programe zavodov in pomagajo njihovim varovancem.
Gustaf Gründgens’in çabaları sonucu idamdan kurtuldu ve 4 yıllık hapis cezasına çarptırıldı.Zaradi ponareditve oporoke je Shipman dobil še dodatna 4 leta zaporne kazni.
Bir süre çabaladıktan sonra, yıllarca sürecek bir hastalık izni almayı başardı.Prireikė metų, kol jai pavyko visiškai įveikti ligą.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod