Ancak bu çabaları başarısız kaldı.Tačiau šios viltys nepasiteisino.
Ne var ki, Fransızların bölgeyi yerleşime açma çabaları başta sonuç vermedi.Pradžioje nei olandai, nei anglai nebandė įkurti savo gyvenvietes šioje žemėje.
Kulübün arması modernleştirme ve yeniden markalaştırma çabaları için birkaç kez değiştirilmiştir.Konsolė buvo perprojektuota keletą kartų prekybos tikslais ir taip pat tam, kad pridėti patobulinimų.
Yunanistan ile birleşme çabalarını gerçekleştirme (Enosis).Judėjimas už Rumunijos ir Moldavijos suvienijimą (rumun.
Kadınların iyi bir eğitim almasını ve iyi bir eş, iyi bir anne olması için çabalamasını istedi.Jos galėjo gauti išsilavinimą, kuris joms padėdavo tapti dar geresne žmona bei motina.
Bu kamu görüşü kimyasal silahların yasaklanması yönünde çabaların artmasına sebep oldu.Todėl svarstoma, ar jo naudojimas neturėtų būti reguliuojamas cheminio ginklo konvencijų.
Ömer Muhtar'la görüşme çabaları sonuçsuz kaldı.Generalinio sekretoriaus pokalbis su minia nebuvo sėkmingas.
İklim uyuşmazlıkları nedeniyle bu çabalar ilk başlarda başarısızlıkla sonuçlanmıştır.Kruopščių pasiruošimų dėka, Sąjungininkams pavyko pradėti mūšį netikėtai.
Çabalamaktan vazgeçmedi.Šie nesipriešino.
Bu konuda da Mesut Barzani hakimiyet için büyük çabalar harcamıştır.Persis Vizlis irgi narsiai kovojo prieš jį.
Türkiye'de vatanseverlik modernleşme çabalarının başladığı 19. yüzyıldan itibaren kuvvetlenmiştir.XIX a. pradžioje sustiprėjo islamiškasis atsinaujinimo judėjimas.
Ama Kıta Avrupası devletleri sanayileşme çabaları nedeniyle korumacı politikalar uygulamayı sürdürdüler.Tačiau valdantys Amerikos konservatoriai gynė tokią politiką, kuri buvo būtina JAV apsaugos interesų gynybai.
Ayrıca kulüp üyelerinin sayısını arttırmaya çabaladı.Taip pat jis nemažai prisidėjo prie žirondistų klubo sutriuškinimo.
O kalkmak için çabaladı.Jis stengėsi atsikelti.
O kalkmak için çabaladı.Ji stengėsi atsikelti.
Kendi çabaları ile para bulur fakat 150.000 $ daha gereklidir.Oleks pidanud täide viima 120 000 € eest töid, kuid kulunud on 150 000 €.
Bu yolların düzeltilmesi için çabalar sürdürülmektedir.Olen valmis koos Teiega tegema katset neid parandada.
Ne var ki, Fransızların bölgeyi yerleşime açma çabaları başta sonuç vermedi.Siiski nurjusid esimesed prantslaste katsed piirkonda asustada.
Otobüse girme çabaları bir saat kadar sürdü.Tema väljatoomiseks autost kulus terve tund.
Köylüye yardım etmek için çabalar.Selle ehitamisel olid abiks ümbruskonna talumehed.
Bu çabaları, Çan Kay Şek'in iktidara gelmesinden sonra şiddetle eleştiri aldı.Avalikkus ja parlament kritiseerisid Chani viivitava hoiaku pärast SARS-iga võitlemisel.
Çabaları başlangıçta biraz "garip idi.Nende armastus on alguses pisut kummaline.
Çabalamaktan vazgeçmedi.Ta ei tahtnudki lõpetada.
Ömrünün geri kalanında bir türlü gerçekleşmeyecek olan bu proje için çabaladı durdu.Alanud sõja tõttu jäi tema projekti see osa teostamata.
Bölgede kalıcı yerleşimi sağlamaya yönelik ilk çabalar başarısızlıkla sonuçlandı.Varajased katsed luua püsiasustust ebaõnnestusid.
Okulun kurulması ve gelişmesi için unutulmaz çabaları ve katkıları olmuştur.Teda iseloomustas pidev võitlus kooli säilimise ja arengu eest.
Kızları ile birlikte ailesini diğer aileler arasında daha güçlü hale getirmek için çabalamıştır.Tema isa töötas aktiivselt selle nimel, et tütar saaks kontakti teiste inimestega.
Benzer bir denklem diğer finansal hizmetlerin yoksul insanlara sunma çabalarını engeller.Uue korra järgi ei andnud Vaestehoolekande Selts koguduse vaestele enam rahalist toetust.
Geldof'a 34 yaşında yoğun çabalarından dolayı şövalyelik unvani verildi.Tunnustusena tehtud töö eest löödi 34-aastane Bob Geldof rüütliks.
Ancak tüm çabalarına rağmen onu bulmayı başaramazlar.Nad teavad, mida nad teevad, isegi juhul, kui neil ei õnnestu seda ära teha.
Alternatif endüstri geliştirme çabaları vardır.Seepärast on püütud töötada välja alternatiivseid süsteeme.
2017 bitmek üzereyken, çabalarımızı sürdürmek için yardımda bulunabilirsiniz.Dziękujemy za wsparcie!
2017 bitmek üzereyken, çabalarımızı sürdürmek için yardımda bulunabilirsiniz.ونحن على مشارف نهاية عام 2017، نرجو منكم التبرع لمساعدتنا على مواصلة عملنا.
Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.Alex' Liebesleben in Frage zu stellen.
Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.제게 다그치셨죠.
Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.לדחוק באלכס בנוגע לחיי האהבה שלה.
Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.لأدفع "ألكس" لتخبرني عن حياتها الرومانسية.
Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.私はこう言って 押し返しました
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.Ale také s neuvěřitelnou nezlomností lidí, kteří prosperují navzdory vládě, spíš než díky ní.
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.Ampak se soočim tudi z neverjetno odpornostjo ljudi, ki uspevajo kljub vladi in ne zaradi nje.
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.De hihetetlenül rugalmasak vagyunk, és így elboldogulunk a kormányunk ellenére is, nem miatta.
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.허나 동시에 사람들의 강인함을 보게 됩니다. 형편없는 정부 밑에서도 굳건히 살아가는 사람들이죠.
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.Maar ook met de ongelofelijke veerkracht van de mensen die opbloeien ondanks de overheid, eerder dan dankzij.
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.Mas também pela incrível resistência de pessoas que florescem, apesar do governo, em vez de devido a ele.
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.Tetapi juga oleh ketahanan luar biasa dari orang yang berkembang tanpa pemerintah, bukannya karena pemerintah.
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.אך נזכרת גם בחוסן יוצא הדופן של אנשים שמשגשגים על אף הממשלה, לא בזכותה.
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.لكن أيضاً القدرة العجيبة للناس الذين يزدهرون رغماً عن الحكومة، بدلاً عن بسببها.
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.元気な人々の驚くべき回復力も 感じられます 私は毎夏 ラゴスで文章の書き方を教えています
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak. 20 NisanDar toate aceste eforturi vor culmina într-o zi 20 Aprilie când vom acoperi noaptea
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak. 20 NisanNhưng tất cả những nỗ lực này sẽ lên đến trong một ngày 20 Tháng tư khi chúng tôi bao gồm trong đêm
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.4月20日
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.Beginnen met het maken van Kony beroemde vandaag
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.De ez az összes erőfeszítés mind egy napon fog betetőzni,
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.Iniziate a rendere famoso Kony da oggi
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.Kony arrestado para que todo el mundo lo vea
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.Mas todos esses esforçoe vão culminar no dia 20 de abril
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.Men alla dessa ansträngningar kommer att kulminera på en dag 20:e April
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.Men alle disse bestræbelser vil kulminere på én dag
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.Tapi semua upaya-upaya ini akan berujung pada satu hari 20 April
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.אבל כל המאמצים מתרכזים ליום אחד