Ana içeriğe geç
Sözlük

çabala ile cümle

çabala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Coventry 2000'li yıllarda yerel ekonomisini yeni endüstriler kurarak geliştirmek için büyük çabalar gösterdi.Viime vuosina Coventry on toipunut lamasta kun uudet teollisuudenalat asettuvat kaupunkiin.
Ancak bu çabalar sonuç getirmez.Etsinnät eivät kuitenkaan tuota tulosta.
Onlar da Matthew'a suni teneffüs yapmaya çalıştılar ama boşa çabaladılar.Marianna yritti myös itsemurhaa, mutta selvisi hengissä.
Kişilerin bağımsızlıklarını savunma çabaları bu tür müziğin etkinliğini artırmasında önemli pay sahibiydiler.Heidän aggressiivinen käytöksensä espanjalaisia kohtaan johtui ehkä tämän aseman suojelemisesta.
Aklını şüphelerden temizlemek için çok çabaladı.Hän ponnisteli kovasti pyyhkiäkseen epäilykset mielestään.
Hepimizin mutluluğu için ben de çabalayayım.Minäkin alan ponnistella meidän kaikkien onnellisuuden eteen.
Dini gruplar, reklamları yasaklatmak için çabaladı Pepsi ürünlerini boykot etti.Θρησκευτικές ομάδες προσπάθησαν να απαγορεύσουν το διαφημιστικό και να μποϊκοτάρουν τα προϊόντα της Pepsi.
O da artık çabalarını Afrika'ya yönlendirmeye karar verdi."Ήταν λοιπόν στην Αφρική που αποφάσιζε να αφιερώσει τις προσπάθειές του».
(Yeni Çabalar), 125.Σελ.: 125.
Samanîler döneminde İran'ın bağımsızlığını kazanma çabaları daha da güçlendi.Μέχρι την εποχή των Σαμανιδών, οι προσπάθειες του Ιράν για ανάκτηση της ανεξαρτησίας του ήταν πλέον γόνιμες.
Türkiye'de bu koşulları yerine getirmek için yoğun çabalar bulunmaktadır.Η Τουρκία χρησιμοποιεί ήπιες πολιτικές για να επιτύχει αυτούς τους στόχους.
Sendikaları zayıflatma çabaları de imajına zarar verdi.Οι πολιτικές της πεποιθήσεις είχαν αμαυρώσει την εικόνα της.
Daniel’in uzlaşma çabalarına rağmen babası bu kininden ölümüne dek vazgeçmemiştir.Παρά τις επίμονες προσπάθειες του Ντάνιελ για συμφιλίωση με τον πατέρα του, εκείνος δεν μαλάκωσε ποτέ.
İlk hafifletme çabaları, tamamen kazasız değildi.Η πρώτη προσπάθειά τους ήταν άκαρπη.
Bu çabaları nedeniyle aynı yıl Nobel Barış Ödülü'ne layık görüldü.Μάλιστα, για όλες αυτές τις προσπάθειές του προτάθηκε και ως υποψήφιος για το Νομπέλ Ειρήνης.
Sevgisini kazanmak için ise çok çabalamak gerek.Αν πρόκειται να απεικονίσεις την αγάπη, πρέπει να την αισθάνεσαι.
Savaş sürgünlerinin bölgenin toplumsal ve ekonomik hayatına dahil edilme çabaları uzun yıllar aldı.Η οικογένειά του ενεπλάκη στις κοινωνικές και κοινοτικές διεργασίες της περιοχής πολλά χρόνια πριν.
( Yalnızca dikkatli, hassas ve becerikli çabalar devamlılık gösterecek sonuçlara ulaşır. )(Θεμελιώδες, αλλά τελευταία αμφισβητούμενο έργο για την απόλυτη χρονολόγηση).
Ancak kısa süreli paganizmi diriltme çabaları ölümüyle sona ermiştir.Incessantly (plagued by) maleficence, (doomed to) insidious death (is) he who breaks this (monument).
Stephen ise oğlu Eustace'ın İngiltere kralı olarak tanınması için çabalasa da başarılı olamaz.Stefan forsøg på at få sin egen søn, Eustace, anerkendt af kirken som Englands næste konge mislykkedes.
(Appelman sonra tüm kalkınma çabalarının başkanı olmak için AOL’a taşındı.)(Herredstinget blev senere flyttet til Gjellerup og videre til Herning).
Hayatta kalma çabalarını sürdürmeye devam ediyordu.Han fortsatte sine modstandsaktiviteter.
Babasının Rus topraklarını birleştirme çabalarını devam ettirdi.Hendes nuværende russiske sprogkundskaber har hun derfor måttet genopdage.
Kendisini devrimci olarak görür ve bir devrimci gibi yaşamaya çabalar.Fra det tidpunkt betragtede han sig selv som en revolutionær, der kæmpede for folket.
Fakat çabalarının ulaştığı başarı, beklediğinin aksine, daha düşük oldu.De forventninger, der knyttedes til ham, blev dog kun i ringere Grad opfyldte.
İlk hafifletme çabaları, tamamen kazasız değildi.Den første opsætning var en total fiasko.
Bazı köklü reform çabaları yürütülmüştür, ör.Men mange af Struensees andre reformer forblev urørte.
Bu çabalara rağmen söylenene göre ağaç 1907 yılında bir kar fırtınası sırasında büyük hasar gördü.Til tross for dette, ble treet sterkt skadet i en snøstorm i 1907.
Bunlar, ölümlerinden sonra tanrısallaştırılan firavunları kutsamayı ve kalıcı kılmayı amaçlayan çabalardı.Disse ble brukt for å feire den guddommeliggjorte farao etter hans død.
11 Nisan 1945 tarihinde 3.Amerikan Ordusu desteğinde, tutukluların kendi çabalarıyla kurtarıldı.Den 11. april 1945 befridde amerikanske tropper de gjenværende fangene.
Fakat onun çabaları başarısızlıkla sonuçlandı.Men hans håp slo feil.
Ömer Muhtar'la görüşme çabaları sonuçsuz kaldı.Forsøk på å ta høyere mandarineksamener slo feil.
Fakat Fransa bu çabaları etkisiz kıldı.Franskmennene mislyktes i å utnytte suksessen sin.
Stephen ise oğlu Eustace'ın İngiltere kralı olarak tanınması için çabalasa da başarılı olamaz.Stefan forsøkte uten suksess å få sin egen sønn, Eustace, anerkjent av kirken som den neste kongen av England.
Bazı köklü reform çabaları yürütülmüştür, ör.Videre fikk Sverdrup gjennomført flere reformer, som juryordningen.
Başka bir kayıt izlediğinde Homer'ın Maggie'yi kurtarma çabalarını görünce onu affeder.Da hun ser bildet av Homer kjenner hun ham igjen.
Ancak bu çabaları başarısız kaldı.Disse bestrebelsene var likevel mislykket.
Fakat kilisenin bu çabaları sonuçsuz kaldı.Bønnen var derfor uten virkning.
Sovyetler Birliği, kendi atom bombasını geliştirme yönündeki çabalarını artırdı.Sovjetunionen startet utviklingen kort tid etterpå, med sitt eget atombombeprosjekt.
Bu dönem zarfında, başkent Rio de Janeiro'yu yeniden şekillendirme çabaları, 1904 "Aşı İsyanı"na dek sürdü.Selama masa ini ia direnovasi maka ibukota Brasil, Rio de Janeiro, upaya diselingi oleh "Revolt Vaksin" 1904.
Komünistler, Çin'deki yönetimi ele geçirdikten sonra kendi başarılarını sanat yapıtlarıyla anmaya çabaladılar.Setelah Komunis merebut Tiongkok, mereka mengenang pencapaian mereka melalui karya-karya seni.
Balkanlar'daki operasyonların tamamen savunmacı bir mesele olduğu için çabaları engellendi.Usahanya terhambat oleh fakta bahwa operasi di Balkan adalah masalah yang benar-benar defensif.
1184 yılı boyunca ise Sibylla ile Guy'un evliliklerini fesh ettirmek için çabalara girişti.Pada awal bulan 1184, Baudouin berusaha untuk membatalkan pernikahan di antara Sibylla dan Guy.
Bâb-ı Âli Baskını'nın ardından iktidara gelen ittihatçıların çabalarıyla serbest bırakıldı ve yurda döndü.Demikianlah hamba itu membawa Ribka lalu berjalan pulang.
Bazı bölgelerde başarılı koruma çabaları sonucunda yüksek popülasyon yoğunluğuna erişilmiştir.Upaya konservasi yang berhasil di beberapa wilayah menghasilkan kepadatan populasi yang tinggi.
Galatasaray'a gelmek için çabaladı."Saya harap Anda tidak mencoba melakukan MacArthur kepada saya."
Onun çabaları sayesinde Dion dünya çapında ünlü bir şarkıcı oldu.Album ini meraih banyak penghargaan dan mengantarkan Dion menjadi penyanyi terkenal ke seluruh dunia.
Çok çabuk ve iyi kararlar verir, halkının olabilecek en iyi şekilde yaşaması için çabalardı.Tentu saja mereka sanggup dan berjanji akan melaksanakan sebaik-baiknya.
Bu çabalar da köye bir girdi meydana getirmemektedir.Di desa ini juga tidak ada PDAM yang masuk desa ini.
Kulübün arması modernleştirme ve yeniden markalaştırma çabaları için birkaç kez değiştirilmiştir.Lambang klub telah berganti beberapa kali dalam upaya memodernisasi dan mengubah pencitraan.
İmparator bundan sonra otoritesini yeniden kurmaya çabaladı.Bey yang tersisa berusaha mengembalikan kekuasaan mereka.
Ama yine bu çabalarının hepsi boşa gitti.Namun, semua usaha tersebut sia-sia.
( Olgun kişi her şeyin iyisi için çabalar. )Semua orang akan memperoleh sesuatu lebih mudah melalui Internet.)
Yıldırım Harekatını alt etme çabalarının başlangıç tarihi 1939'daki Polonya Seferi'ne kadar gider.Pengeboman Frampol terjadi selama Invasi ke Polandia tahun 1939.
Köylüye yardım etmek için çabalar.Ia ditolong penduduk desa.
Guderian'ın çabaları savaşın kötü gidişini değiştirmeye yetmedi.Keputusan Nagumo tidak dapat mengubah jalannya pertempuran.
Ancak ikisinin çabaları yeterli olmaz.Ternyata usaha Both tidak sia-sia.
Otobüse girme çabaları bir saat kadar sürdü.Perjalanan tercepat dengan kereta dan bus memakan waktu sekitar satu jam saja.
Dünya onun bu çabalarını 50 yıl sonra, 1988'de öğrendi.Thế giới chỉ biết đến công việc của ông hơn 50 năm sau đó, vào năm 1988.
Daniel’in uzlaşma çabalarına rağmen babası bu kininden ölümüne dek vazgeçmemiştir.Mặc dù những nỗ lực hòa giải của Daniel, cha ông mang sự thù oán cho đến khi qua đời.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
çabala ile cümle - Sayfa 18 - çabala kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App