İlk hafifletme çabaları, tamamen kazasız değildi.Os seus primeiros anos de vida não foram fáceis.
Doğu İmparatorluğunun ulusal sorunlarını görmeye çabaladı.Conseguiu tomar conta dos interesses nacionais do império no leste.
Balkanlar'daki operasyonların tamamen savunmacı bir mesele olduğu için çabaları engellendi.Seus esforços foram atrapalhados pelo fato de a campanha nos Bálcãs ser de natureza puramente defensiva.
Akut bronşitte antibiyotik kullanımını azaltma çabaları vardır.Estão a ser desenvolvidos esforços no sentido de diminuir o recurso a antibióticos nos casos de bronquite.
Özellikle Elyezer Ben Yehuda’nın kişisel çabalarıyla tekrar bir konuşma dili haline getirilmiştir.O reviver do hebraico como língua mãe foi iniciado com os esforços de Eliezer Ben-Yehuda.
Bu yoldaki çabaları 1863 yılında yayınladığı “Barbarların kovulması emri” ile zirveye çıkacaktır.Seus esforços resultaram na sua "ordem de expulsar os bárbaros" em 1863.
Rimet'nin ikna çabaları sonrası Belçika, Fransa, Romanya ve Yugoslavya turnuvaya katılmayı kabul etti.Rimet convenceu as seleções da Bélgica, França, Romênia e Iugoslávia a fazer a viagem.
Fakat kilisenin bu çabaları sonuçsuz kaldı.As últimas obras na Igreja foram infelizes.
( Olgun kişi her şeyin iyisi için çabalar. )(Tia Fanny - Ela fez o que pôde).
Ancak tüm çabalarına rağmen onu bulmayı başaramazlar.Apesar das suas tentativas nada consegue.
Bir suç dramı dosyası oluşturan O'Neill bunun çözmek için çabalar ve çoğunda başarılı olurdu.Como técnico, O'Neill faria também sucesso, e em quase todos os clubes que passou.
Hiçbir iyileştirme çabaları sonuç vermedi.Nenhuma tentativa de cura foi eficaz.
Nikolaos Mistikos'un çabaları boşa gitti ve Bulgar ordusu Bizans topraklarında ilerlemeye başladı.Os esforços de Místico foram em vão, e o exército búlgaro penetrou fundo em território bizantino.
MTLD ve Cezayir Ulema Cemiyeti yöneticileri de Arap devletlerinden destek sağlama çabalarını yoğunlaştırdı.Os governos de Uganda e Burundi também comprometem seu apoio aos rebeldes.
Jimmy Carter yönetimin müzakere çabaları veya Kartal Pençesi Operasyonu kurtarma harekâtı başarıya ulaşamadı.A tentativa de salvamento falhou e o corpo de Amy Johnson nunca foi recuperado.
Katil cesedi saklamak için ciddi çabalar sarf etmişti.Dead realmente queria parecer um cadáver.
Gandi Britanyalıların Hintleri askere alması için çabaladı.Em Natal, Gandhi incentivou os britânicos a recrutar indianos.
Matematik felsefesi, matematiği anlama çabalarını sınıflandırmaya çalışan bir felsefe dalıdır.Corrente que acredita que a matemática é uma ficção.
Tüm çabaları boşuna gitti.Todos os esforços foram em vão.
Muhs'un eşitleme çabaları ve teolojik beceriksizlikleri kiliseler ile birçok anlaşmazlıklara neden oldu.Zijn synchronisatie-inspanningen en theologische incompetentie veroorzaakten vele geschillen met de kerken.
Buradaki çok zorlu çabalar sonrasında zenginleşirler.Door hard te werken zijn ze rijk geworden.
Kendi çabalarıyla öğrendiği Ud ile başladı.Hij begint een eigen stijl op basis van zijn opgedane kennis.
Ancak birleşme çabaları başarısızlıkla sonuçlandı.De poging om samen te leven is mislukt…
Araştırma ve geliştirme çabaları ülke ekonomisinin ayrılmaz bir parçasını oluştur.De sterke en zwakke punten maken deel uit van de interne analyse van de organisatie zelf.
Ayrıca kulüp üyelerinin sayısını arttırmaya çabaladı.Dit heeft bijgedragen aan de toename van het aantal sponsoren van de club.
Bu çabalar doğrultusunda yıldızlara ait bir hareket belirtisi elde edilememiştir.Inderdaad denk ik dat aan de planeten geen beweging wordt meegedeeld...
Daniel’in uzlaşma çabalarına rağmen babası bu kininden ölümüne dek vazgeçmemiştir.Ondanks Daniels pogingen tot toenadering bleef de vader hardnekkig ieder contact afhouden tot aan zijn dood.
İlk hafifletme çabaları, tamamen kazasız değildi.De eerste stappen van Coucke waren niet gemakkelijk.
Ancak tüm çabalara karşın kurtarılamadı.Het had niet aan inspanningen ontbroken om hem te redden.
Sadece ölmemek, hayatta kalabilmek için çabalarlar.Ze zullen niets anders doen dan wachten op hun dood.
Buz Mağarası ve Rüzgar Mağarası, yetkililerin çabalarına rağmen, çöp doludur.Maar de slee zakte door het ijs en het gezelschap belandde in een wak.
Diğer tarafta, Sasaniler de istikrarlı bir hükümet kurmaya çabaladılar.Samen zorgden zij voor een stabiele regering.
Buna karşılık Ortodoksluğu benimsetme çabaları sonuçsuz kaldı.Pogingen tot verzoening met de oosters-orthodoxen liepen op niets uit.
Hayatta kalma çabalarını sürdürmeye devam ediyordu.Daarna was het hun taak om te proberen te overleven.
ABD, Birleşmiş Milletler 244 nolu Güvenlik Konseyi kararının uygulanmasına yönelik bütün çabaları bloke etti.De VN-lidstaten werd opgeroepen om Resolutie 242 Veiligheidsraad Verenigde Naties uit te voeren.
Sevgisini kazanmak için ise çok çabalamak gerek.Zijn liefde moet je verdienen.
2001 turnuvası, Shingo'nun çabaları sonucu bir kez daha Japon Takımı'nın bir araya gelişini gördü.In 2001 keerde het toernooi eenmalig terug op de kalender van de Sunshine Tour.
O dönemde Mustafapaşa Köyünde yıkılmak üzere olan birçok tarihi eseri de kendi çabalarıyla kurtarmıştır.Veel van de werken uit zijn conservatoriumtijd vernietigde hij zelf.
Şu anda, bu kaplanları 2008 yılında vahşi doğaya salma amaçlı yetiştirme çabaları vardır.Het doel van het herstelplan is om tegen 2008 ongeveer 100 wolven uit te zetten in het wild.
Köylüye yardım etmek için çabalar.Boeren van het platteland steunen de regering.
Eskişehir il örgütü kendi çabalarıyla bir süre Dip Dalgası isimli dergiyi çıkarmıştı.Ze gaven gedurende enige tijd een eigen tijdschrift uit met dezelfde naam als de stichting.
Bu yolların düzeltilmesi için çabalar sürdürülmektedir.Er lopen projecten om dit te saneren.
Alternatif endüstri geliştirme çabaları vardır.Plus alternatieve scenario’s voor economische groei.
Ama soylu çabaları için eğitimini tamamladığında, en iyi şairler yarışmasına katılabilecekti.Als hij zich totaal aan de Muzen had gewijd, kon hij wedijveren met de grootste klassieke dichters.
Saray, paşayı geri döndürme çabalarına devam etti.Hoornaert nam het besluit de heropleving van het Begijnhof na te streven.
Grub kurma çabaları birçok kez başarısız oldu.Overnamepogingen liepen meerdere malen op niets uit.
Avusturya'da Rothschildlerin çabaları çabuk sonuç verdi.In Oostenrijk gingen de MZ's best snel.
Sen çabaladın.Je probeerde het.
Bu amaç için çok çabaladı.Odważnie dąży do tego celu.
Ancak tüm çabalarına rağmen onu bulmayı başaramazlar.Jednak mimo podejmowanych wysiłków nie są w stanie go odnaleźć.
Brian'ın tüm çabalarına rağmen Dom 25 yıl hapse mahkûm olur.Dom ostatecznie pomaga Brianowi, zostaje jednak skazany na 25 lat więzienia.
Yunanistan ile birleşme çabalarını gerçekleştirme (Enosis).Organizacja walczyła o zjednoczenie Cypru z Grecją (enosis).
Chicagolu itfaiyecilerin azılı bir kundakçıyı ortaya çıkarma çabaları anlatılmaktadır.Opowiada o strażakach z Chicago, którzy tropią seryjnego podpalacza.
(Yeni Çabalar), 125.(Tabnak) Podczas 125.
Dünya genelindeki çabalarının ürünü olarak metodu dünyanın birçok ülkesinde uygulanmaktadır.Ze względu na swoją praktyczność norma ta jest stosowana w większości krajów świata.
Çabalamaktan vazgeçmedi.Nie stawiał oporu.
Hep bu ve bunun gibi çabaların peşindedirler.Zawsze znajdowała na to czas i chęci.
Türkiye'de bu koşulları yerine getirmek için yoğun çabalar bulunmaktadır.Działania odniosły założony cel w Turcji.
Otobüse girme çabaları bir saat kadar sürdü.Przejazd samochodem trwa ponad godzinę.
Beşiktaş’a gelmek için çok çabaladım.Do Głogowa istniała linia pospieszna „A”.