Ana içeriğe geç
Sözlük

çabala ile cümle

çabala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Biz çabalarız.Мы пытаемся.
Çabaları boşunaydı.Его усилия были напрасны.
Tom başarısızca gülümsemeye çabaladı.Фома безуспешно старался улыбнуться.
Durumu kurtarmak için çabalarım yeterli olmadı.Моя попытка спасти положение не удалась.
Bu Komite her yıl, bu amaç uğruna çabalayan kişilere Raoul Wallenberg ödülü vermektedir.Комитет ежегодно награждает премией имени Рауля Валленберга лиц, осуществляющих эти цели.
Avusturya'da Rothschildlerin çabaları çabuk sonuç verdi.Вмешательство Ротшильдов оказало быстрое действие в Австрии.
Ayrıca araştırmacılar, uzun bir süre onu içeride tutmak için çabaladı.Власти полагают, что он скрывался там длительное время.
Bu çabaların bazılarında başarılı oldu.Эти усилия принесли свои определённые плоды.
Bu çabalar doğrultusunda yıldızlara ait bir hareket belirtisi elde edilememiştir.Эти попытки не выявили никаких признаков движения звёзд.
1184 yılı boyunca ise Sibylla ile Guy'un evliliklerini fesh ettirmek için çabalara girişti.Кроме того, он пытался в начале 1184 года добиться расторжения брака Сибиллы и Ги.
Bu çabaların amacı özgürlük ve eşitlik kazanmaktır.Ведь её целью является обеспечение свободы и равенства.
Adanın valisi Yusuf Paşa arama emri verdiyse de birkaç gün süren çabalar sonuç vermedi.Губернатор острова, Юсуф Паша, дал указание о розыске, но несколько дней поисков ни к чему не привели.
Krasko, onların çabalarına karşı koysa da ekip bir adım öndedir ve tarihin yolunda ilerlemesini sağlar.И хотя Краско пытается противостоять им, группа опережает его и возвращает историю на верный путь.
Diğer tarafta, Sasaniler de istikrarlı bir hükümet kurmaya çabaladılar.Тем временем Сасаниды изо всех сил пытались создать стабильное и устойчивое правительство.
Rimet'nin ikna çabaları sonrası Belçika, Fransa, Romanya ve Yugoslavya turnuvaya katılmayı kabul etti.Римэ в конце концов убедил команды из Бельгии, Франции, Румынии и Югославии принять участие в турнире.
20 Eylül 2013 tarihinde NASA artık uzay aracıyla bağlantı kurma çabalarından vazgeçti.2011 г. 2 декабря — Европейское Космическое Агентство прекращает попытки связаться с аппаратом.
NGA Earth internet sitesi bu çabaların merkezi bir kaynağıdır.Семантическое ядро это фундамент вашего сайта.
Ömer Muhtar'la görüşme çabaları sonuçsuz kaldı.Попытки контакта с Конструктором оказываются бесполезными.
Küresel iklim değişikliği, insan sağlığını koruma konusundaki çabalara engel oluşturmaktadır.Верит в изменение климата из-за человеческой деятельности.
( Olgun kişi her şeyin iyisi için çabalar. )(Будет ли это ПОЛЕЗНО для всех заинтересованных?)
Bu çatışmaların önüne geçebilmek koruma çabaları için önem arz etmektedir.Эту проблему пытаются решать предсказатели переходов.
Hippias'ın bu çabaları başarısız oldu ve Artaphernes'e sığındı.Продвижение хазар было успешным, и они вышли за Аракс.
Ne var ki, Fransızların bölgeyi yerleşime açma çabaları başta sonuç vermedi.В результате утром французы абсолютно не были готовы к отражению атаки.
Bölgede kalıcı yerleşimi sağlamaya yönelik ilk çabalar başarısızlıkla sonuçlandı.Первые попытки создания постоянных поселений были неудачными.
Aşağı inmeye çabalar, beceremez.Попытки сползти вниз не привели к успеху.
Bundan kurtulmak için çabalamış ancak bağımlılığı üstün gelmiştir.Они не добились ничего, кроме выживания, но были вполне этим удовлетворены.
KPD’nin ayaklanma yolundaki bütün çabaları bir şeye yaramadı.Все попытки армии КНДР прорвать линию фронта успехом не увенчались.
Bu olay, Virginia'daki İspanyol sömürgeleştirme çabalarının sonu oldu.Это резко затормозило рост испанских колоний в Калифорнии.
Ancak birleşme çabaları başarısızlıkla sonuçlandı.Попытка объединения окончилась неудачей.
Kurulan mahkeme de Dei Gratia personelini denizcilikteki gösterdikleri çabalardan ötürü övmüştür.Командир «Азова» Лазарев учил своих офицеров уважению в матросе его человеческого достоинства.
Çabalamaktan vazgeçmedi.Не репрессировалась.
Okulun kurulması ve gelişmesi için unutulmaz çabaları ve katkıları olmuştur.Благодетельным последствием было дальнейшее поддержание и развитие училища.
(Yeni Çabalar), 125.Всего — 125 человек .
Doktorların tüm çabalarına rağmen iyileşememiş ve vefat etmiştir.Несмотря на усилия родственников и врачей, полное выздоровление не наступало.
Bu çabalara rağmen söylenene göre ağaç 1907 yılında bir kar fırtınası sırasında büyük hasar gördü.رغم كل هذه الجهود إلا أنه ذكر أن الشجرة قد عانت من تلف كبير أثناء عاصفة جليدية في عام 1907.
Bu çabalara rağmen donanma kötü durumda kaldı.على الرغم من هذه الجهود، ظل أسطول في حالة سيئة.
Alman sevgilisinin ve oğlunun çabaları sonucu serbest kalana kadar, üç ay boyunca, hapishanede kaldı.أمضت مدة ثلاثة أشهر في السجن قبل أن ينجح المجهود المشترك بين حبيبها الألماني وابنها بإطلاق سراحها.
Osakabe, Matahara Net ile kadının güçlenmesini teşvik etmek için çabalarını sürdürüyor.تواصل أوساكابي جهودها مع ماتاهارا نت لتعزيز تمكين المرأة.
Bu çabaların bazılarında başarılı oldu.رغم ان البعض منها حقق نجاحا.
Gelirleri olabildiğince eşit hale getirmek için çabalamalıyız.ولماذا نريد الحصول على معادلة مختزلة قدر الإمكان?
Aylar süren bu çabalar netice vermedi.لكن رصده لعدة أشهر أستبعد هذا الإحتمال.
Ancak son yıllarda bu çabalar mahkemelere dava olarak taşınmıştır.ومع ذلك، تم حل النزاع في معظم القضايا من خلال الدعاوى القضائية في السنوات الأخيرة.
Sultan Mahmut'un İslam'ı Hindistan'da yayma çabaları da Gazneli edebiyatını etkilemiştir.وقد تأثر الأدب الغزنوي أيضا بالجهود التي بذلها السلطان محمود لنشر الإسلام في الهند.
İnsanlar gelecek etkinlikleri için planlar yaparlar ve üretimlerini buna uygun yapmaya çabalarlar.البشر، عندها يضعون الخطط لنشاطهم المستقبلي ومحاولتهم ممارستهم الإنتاج (حتى الحياة) وفقا لها.
KPD’nin ayaklanma yolundaki bütün çabaları bir şeye yaramadı.لكن جهود الناشطين في KPD لسحب القوات العسكرية إلى جانبهم بائت بالفشل.
Afganistan ve Irak işgallerine karşı mücadeleyi birleştirmek için çabaladı.وأنها تعمل مع الأمم المتحدة ومصر لاستعادة الهدوء.
Karşılamaya yönelik çabalar karışıklıklar doğurmuştur.أدت الهجمات لأحداث فوضوية.
Bu durum, kamu politikası çabalarıyla ve kişisel dahiliyet ile başarılabilir.ويمكن تحقيق ذلك عن طريق جهود السياسة العامة، وتغيير العادات، والمشاركة الشخصية.
Ancak, bu çabaları ona 1955 Stalin Barış Ödülü'nü kazandırdı.وقد حصل على جائزة ستالين للسلام عام 1955 نتيجة مساعيه هذه.
Burada, "siyahi çalışmalar bölümü" nün kuruluşu için çabaladı.وزيرة الهجرة تعمل لحساب "شلتها"..
Ben başarının anahtarını bilmiyorum ancak başarısızlığın anahtarı herkesi hoşnut etmeye çabalamaktır.أنا لا أعرف مفتاح النجاح، لكن مفتاح الفشل هو محاولة ارضاء الجميع .
Bu çabalara rağmen söylenene göre ağaç 1907 yılında bir kar fırtınası sırasında büyük hasar gördü.Apesar desses esforços, a árvore teria sofrido danos pesados durante uma tempestade de gelo em 1907.
Diğer tarafta, Sasaniler de istikrarlı bir hükümet kurmaya çabaladılar.Os sassânidas, por outro lado, lutaram para estabelecer um governo estável.
Bölgede kalıcı yerleşimi sağlamaya yönelik ilk çabalar başarısızlıkla sonuçlandı.As primeiras tentativas de estabelecimento de assentamentos permanentes na região resultaram em fracasso.
Osakabe, Matahara Net ile kadının güçlenmesini teşvik etmek için çabalarını sürdürüyor.Osakabe continua seus esforços com a Matahara Net para promover o empoderamento das mulheres.
Dini gruplar, reklamları yasaklatmak için çabaladı Pepsi ürünlerini boykot etti.Os grupos religiosos tentaram proibir os produtos comerciais e boicotar a Pepsi.
Sevgisini kazanmak için ise çok çabalamak gerek.Terá de lutar muito por esse amor.
Avusturya'da Rothschildlerin çabaları çabuk sonuç verdi.A intervenção dos Rothschilds mostrou seus primeiros resultados na Áustria.
Vazgeçmeye çabalamak yerine bu halde kalmayı tercih edebilir.Ela iria preferir acabar do que se comprometer.
11 Nisan 1945 tarihinde 3.Amerikan Ordusu desteğinde, tutukluların kendi çabalarıyla kurtarıldı.Em 6 de abril de 1945, com a chegada dos americanos os prisioneiros são libertados.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod