çabalıyor ile cümle

çabalıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Gerçekten çabalıyorum ve bunu çocuklarımıza öğretiyorum. Bence en önemlisi bu.Я очень стараюсь научить этому детей - я считаю это очень важно.
Gerçekten çabalıyorum ve bunu çocuklarımıza öğretiyorum. Bence en önemlisi bu.אני ממש מנסה ללמד את הילדים - אני חושבת שזה הכי חשוב.
Gerçekten çabalıyorum ve bunu çocuklarımıza öğretiyorum. Bence en önemlisi bu.حقاً حاولت ودرَّسته للأطفال -- أنا أظن أنه الأكثر أهمية
Gerçekten çabalıyorum ve bunu çocuklarımıza öğretiyorum. Bence en önemlisi bu.このような食べ物を消費することで
Gerçekten çabalıyorum ve bunu çocuklarımıza öğretiyorum.Realmente intento enseñar eso a los chicos -- Creo que es lo más importante.
Gerçekten çabalıyorum ve bunu çocuklarımıza öğretiyorum.Tento ensiná-lo às crianças.
Gerçekten çabalıyorum ve bunu çocuklarımıza öğretiyorum.Затова наистина се опитвам да накарам хората да разберат.
Gerçekten zayıf olabiliriz... ...ama bu yüzden daha güçlü olmak için çabalıyoruz.Certo, siamo deboli, ma è per questo che cerchiamo di diventare più forti.
Gerçekten zayıf olabiliriz... ...ama bu yüzden daha güçlü olmak için çabalıyoruz.Claro, podemos ser fracos... ... mas é por esse motivo que tentamos ficar mais fortes.
Gerçekten zayıf olabiliriz... ...ama bu yüzden daha güçlü olmak için çabalıyoruz.Me saatamme olla heikkoja- -mutta sen vuoksi yritämme tulla vahvemmiksi.
Gerçekten zayıf olabiliriz... ...ama bu yüzden daha güçlü olmak için çabalıyoruz.Na pewno jesteśmy słabi, ale to po to, żebyśmy próbowali być silniejsi.
Gerçekten zayıf olabiliriz... ...ama bu yüzden daha güçlü olmak için çabalıyoruz.Sí, quizá seamos débiles, pero por esa misma razón intentamos hacernos fuertes.
Gerçekten zayıf olabiliriz... ...ama bu yüzden daha güçlü olmak için çabalıyoruz.Vi er måske nok svage, - - men det er også derfor, at vi forsøger at blive stærkere.
Gerçekten zayıf olabiliriz... ...ama bu yüzden daha güçlü olmak için çabalıyoruz.Vi kanske är svaga... ...men det är därför som vi försöker så mycket.
Gerçekten zayıf olabiliriz... ...ama bu yüzden daha güçlü olmak için çabalıyoruz.Μπορεί να είμαστε αδύναμοι, αλλά γι' αυτό προσπαθούμε να γίνουμε δυνατότεροι.
Gerçekten zayıf olabiliriz... ...ama bu yüzden daha güçlü olmak için çabalıyoruz.Да, может, мы и слабы... ...но поэтому мы и пытаемся что-то сделать, чтобы стать сильнее.
Herkes insanları daha mutlu yapmak için çabalıyor.Ai cũng muốn làm người khác hạnh phúc hơn.
Herkes insanları daha mutlu yapmak için çabalıyor.Alla skulle vilja göra folk lyckligare.
Herkes insanları daha mutlu yapmak için çabalıyor.Alle vil gerne gøre folk lykkeligere.
Herkes insanları daha mutlu yapmak için çabalıyor.A todo el mundo le gustaría hacer a la gente más feliz.
Herkes insanları daha mutlu yapmak için çabalıyor.Iedereen wil graag mensen gelukkiger maken.
Herkes insanları daha mutlu yapmak için çabalıyor.Jeder würde gerne die Leute glücklicher machen.
Herkes insanları daha mutlu yapmak için çabalıyor.Kaikki haluaisivat tehdä ihmisistä onnellisempia.
Herkes insanları daha mutlu yapmak için çabalıyor.Každý by rád urobil iných šťastnejšími.
Herkes insanları daha mutlu yapmak için çabalıyor.사람이라면 누구나 다른 이들을 행복하게 하기를 원합니다.
Herkes insanları daha mutlu yapmak için çabalıyor.Mindenki szeretné boldogabbá tenni az embereket.
Herkes insanları daha mutlu yapmak için çabalıyor.Semua orang ingin membuat orang lain lebih bahagia.
Herkes insanları daha mutlu yapmak için çabalıyor.Toată lumea ar vrea să-i facă pe oameni mai fericiţi.
Herkes insanları daha mutlu yapmak için çabalıyor.Tout le monde veut rendre les autres plus heureux.
Herkes insanları daha mutlu yapmak için çabalıyor.Tutti vorrebbero rendere le persone più felici.
Herkes insanları daha mutlu yapmak için çabalıyor.Všichni by chtěli nějak dělat druhé šťastnými.
Herkes insanları daha mutlu yapmak için çabalıyor.Wszyscy chcą być szczęśliwi.
Herkes insanları daha mutlu yapmak için çabalıyor.Καθένας θα ήθελε να κάνει τους ανθρώπους ευτυχέστερους.
Herkes insanları daha mutlu yapmak için çabalıyor.Всеки би искал да прави хората по-щастливи.
Herkes insanları daha mutlu yapmak için çabalıyor.Каждый хочет сделать людей счастливее.
Herkes insanları daha mutlu yapmak için çabalıyor.Кожен хоче зробити людей щасливішими.
Herkes insanları daha mutlu yapmak için çabalıyor.כולם רוצים להפוך אנשים למאושרים יותר.
Herkes insanları daha mutlu yapmak için çabalıyor.سيرغب كل في جعل الناس أكثر سعادةً.
Herkes insanları daha mutlu yapmak için çabalıyor.しかし そのような努力があるにも関わらず
İlk başlarda rastgele hareket ediyor ve sonrasında nasıl göründüğünü anlamaya çabalıyor.Anfänglich bewegt sie sich zufällig, und dann versucht sie herauszufinden, wie sie aussehen könnte.
İlk başlarda rastgele hareket ediyor ve sonrasında nasıl göründüğünü anlamaya çabalıyor.Inizialmente, fa qualche movimento casuale, e poi cerca di capire che aspetto potrebbe avere
İlk başlarda rastgele hareket ediyor ve sonrasında nasıl göründüğünü anlamaya çabalıyor.Kezdetben véletlenszerűen mozog, utána pedig megpróbál rájönni, hogy néz ki.
İlk başlarda rastgele hareket ediyor ve sonrasında nasıl göründüğünü anlamaya çabalıyor.가장 먼저 무작위로 움직임을 하나 시도해봅니다. 그리고는 스스로가 어떤 구조로 돼 있는지
İlk başlarda rastgele hareket ediyor ve sonrasında nasıl göründüğünü anlamaya çabalıyor.Αρχικά, κάνει κάποιες τυχαίες κινήσεις και μετά προσπαθεί να καταλάβει με τι μπορεί να μοιάζει.
İlk başlarda rastgele hareket ediyor ve sonrasında nasıl göründüğünü anlamaya çabalıyor.Вначале она делает произвольные движения, и затем пытается выяснить, как она могла бы выглядеть.
İlk başlarda rastgele hareket ediyor ve sonrasında nasıl göründüğünü anlamaya çabalıyor.Спочатку вона робить якісь випадкові рухи, а тоді пробує прикинути, як може виглядати.
İlk başlarda rastgele hareket ediyor ve sonrasında nasıl göründüğünü anlamaya çabalıyor.בהתחלה, היא עושה תנועות אקראיות, ואז היא מנסה להבין איך היא נראית --
İlk başlarda rastgele hareket ediyor ve sonrasında nasıl göründüğünü anlamaya çabalıyor.بدايتا، تقوم ببعض الحركات العشوائية وتقوم بعد ذلك بمحاولة معرفة ما قد يكون شكلها
İlk başlarda rastgele hareket ediyor ve sonrasında nasıl göründüğünü anlamaya çabalıyor.自らの形を探ろうとします いろいろなことを考えているんでしょうね
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.A všecken zástup hledal se ho dotknouti; nebo moc z něho vycházela, a uzdravovala všecky.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.A všetok zástup hľadal dotknúť sa ho, lebo vychádzala od neho moc a uzdravovala všetkých.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.A wszystek lud szukał, jakoby się go dotknąć; albowiem moc wychodziła z niego, i uzdrawiała wszystkich.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Cả đoàn dân đến kiếm cách rờ Ngài , vì từ Ngài có quyền phép ra , chữa lành hết mọi người .
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Cả đoàn dân đến kiếm cách rờ Ngài, vì từ Ngài có quyền phép ra, chữa lành hết mọi người.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.És az egész sokaság igyekezik vala õt illetni: mert erõ származék belõle, és mindeneket meggyógyíta.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.E toda a multidão procurava tocar-lhe; porque saía dele poder que curava a todos.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Et toute la foule cherchait à le toucher, parce qu`une force sortait de lui et les guérissait tous.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Iedereen probeerde Hem aan te raken, omdat een geweldige kracht van Hem uitging. Hij maakte ze allemaal beter.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.In vsa množica je iskala, da bi se ga dotikali, ker moč je iz njega šla in ozdravljala vse.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Ja kaikki kansa tahtoi päästä koskettamaan häntä, koska hänestä lähti voima, joka paransi kaikki.

İlgili Sayfalar