çabalıyor ile cümle
çabalıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.53
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.온 무리가 예수를 만지려고 힘쓰니 이는 능력이 예수께로 나서 모든 사람을 낫게 함이러라
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Och allt folket sökte att få röra vid honom, ty kraft gick ut ifrån honom och botade alla.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Og alt folket søkte å få røre ved ham; for en kraft gikk ut fra ham og helbredet alle.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.og hele Skaren søgte at røre ved ham; thi en Kraft gik ud fra ham og helbredte alle.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Semua orang berusaha menjamah Yesus, karena ada kuasa yang keluar dari diri-Nya yang menyembuhkan mereka semua
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Şi tot norodul căuta să se atingă de El, pentrucă din El ieşea o putere, care -i vindeca pe toţi.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Tutta la folla cercava di toccarlo, perché da lui usciva una forza che sanava tutti
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Und alles Volk begehrte ihn anzurühren; denn es ging Kraft von ihm und er heilte sie alle.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.y toda la gente procuraba tocarle; porque salía poder de él, y sanaba a todos
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Και πας ο οχλος εζητει να εγγιζη αυτον, διοτι δυναμις εξηρχετο παρ' αυτου και ιατρευε παντας.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.И весь народ искал прикасаться к Нему, потому что от Него исходила сила и исцеляла всех.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.І ввесь народ шукав приторкнутись до Него: бо сила від Него виходила, й сцїляла всіх.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.тоже и измъчваните от нечисти духове се изцеляваха.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.וכל ההמון מבקשים לגעת בו כי גבורה יצאה מאתו ורפאה את כלם׃
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.وكل الجمع طلبوا ان يلمسوه لان قوة كانت تخرج منه وتشفي الجميع
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.眾 人 都 想 要 摸 他 . 因 為 有 能 力 從 他 身 上 發 出 來 、 醫 好 了 他 們
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.眾 人 都 想要 摸 他 . 因為 有 能力 從 他 身上發 出來 、 醫 好 了 他 們
"Muhtemelen iyi yazdı adam," Ben, taklit etmeye çabalıyoruz söylediği arkadaşım süreçleri."Az ember, aki írta, hogy feltehetően jól csinálni" Én megjegyezte, igyekezett utánozni társam a folyamatokat.
"Muhtemelen iyi yazdı adam," Ben, taklit etmeye çabalıyoruz söylediği arkadaşım süreçleri."그것이 아마도 할 괜찮았 쓴 사람은,"나는 흉내 노력, 철로 된 보조기 내 친구의 처리합니다.
"Muhtemelen iyi yazdı adam," Ben, taklit etmeye çabalıyoruz söylediği arkadaşım süreçleri."L'uomo che ha scritto che era presumibilmente ben fare", dissi, cercando di imitare mio compagno processi.
"Muhtemelen iyi yazdı adam," Ben, taklit etmeye çabalıyoruz söylediği arkadaşım süreçleri."Mies, joka kirjoitti oli oletettavasti hyvin tehdä", sanoin ja pyrkii jäljittelemään toverini prosesseja.
"Muhtemelen iyi yazdı adam," Ben, taklit etmeye çabalıyoruz söylediği arkadaşım süreçleri."Người đàn ông đã viết nó có lẽ cũng phải làm", tôi nhận xét, cố gắng bắt chước quá trình đồng hành của tôi.
"Muhtemelen iyi yazdı adam," Ben, taklit etmeye çabalıyoruz söylediği arkadaşım süreçleri."Omul care a scris era probabil bine să fac," am remarcat, încercând să imite însoţitorul meu procese.
"Muhtemelen iyi yazdı adam," Ben, taklit etmeye çabalıyoruz söylediği arkadaşım süreçleri."Orang yang menulis itu mungkin baik untuk dilakukan," kataku, berusaha untuk meniru temanku proses.
"Muhtemelen iyi yazdı adam," Ben, taklit etmeye çabalıyoruz söylediği arkadaşım süreçleri."Людина, який написав її ймовірно добре робити", зауважив я, намагаючись наслідувати мій супутник-процесів.
"Muhtemelen iyi yazdı adam," Ben, taklit etmeye çabalıyoruz söylediği arkadaşım süreçleri."האיש שכתב את זה היה גם ככל הנראה לעשות," ציינתי, משתדל לחקות לווייתי של תהליכים.
"Muhtemelen iyi yazdı adam," Ben, taklit etmeye çabalıyoruz söylediği arkadaşım süreçleri."الرجل الذي كتب وكان من المفترض أيضا أن تفعل ،" لاحظ الأول ، تسعى إلى تقليد رفيقي في العمليات.
"Muhtemelen iyi yazdı adam," Ben, taklit etmeye çabalıyoruz söylediği arkadaşım süreçleri.私の仲間のプロセス。 "このような紙は半クラウンパケットで購入することができませんでした。
Ne kadar acıklı... ölmek için çabalıyorlar.C'est plutôt triste... de nager à contre-courant pour mourir.
Ne kadar acıklı... ölmek için çabalıyorlar.Eigenlijk zielig... alleen maar klimmen om te sterven.
Ne kadar acıklı... ölmek için çabalıyorlar.É meio estranho...escapar para morrer.
Ne kadar acıklı... ölmek için çabalıyorlar.E oarecum trist... să te caţeri doar pentru a muri.
Ne kadar acıklı... ölmek için çabalıyorlar.Es triste... ascender sólo para morir.
Ne kadar acıklı... ölmek için çabalıyorlar.E' triste... risalire la corrente solo per morire.
Ne kadar acıklı... ölmek için çabalıyorlar.Žalostno je, da se zaman trudijo.
Ne kadar acıklı... ölmek için çabalıyorlar.Είναι λίγο θλιβερό... να ανεβαίνεις μόνο για να πεθάνεις.
Ne kadar acıklı... ölmek için çabalıyorlar.Грустно: весь этот путь вверх по течению, чтобы умереть.
Ne kadar acıklı... ölmek için çabalıyorlar.إنه أمر محزن..أن تتسلق فقط لتموت
Oh Ha Ni'ye takılmak için yaşıyorum. Bir hedefi olduğunda çok çabalıyor.Hidup untuk menggoda Oh Ha Ni. dia kerja keras saat dia mempunyai peluang.
Phi Phi Hill Resort'da televizyondan uzak bir yere oturdum fakat televizyonu dinlemek için çabalıyordum.파이파이힐 레조트에서 저는 텔레비전으로부터 다소 떨어진 코너에서 쓰나미에 관해 언급하는 보도를 들을 수 있었습니다.
Phi Phi Hill Resort'da televizyondan uzak bir yere oturdum fakat televizyonu dinlemek için çabalıyordum.Ở Resort Phi Phi Hill, tôi nép vào góc tường cách xa tivi nhất nhưng lại rất căng thẳng nghe thông tin.
Phi Phi Hill Resort'da televizyondan uzak bir yere oturdum fakat televizyonu dinlemek için çabalıyordum.W kurorcie Phi Phi Hill stałem w kącie, najdalej od telewizora, jednak wciąż słuchałem informacji.
Phi Phi Hill Resort'da televizyondan uzak bir yere oturdum fakat televizyonu dinlemek için çabalıyordum.בגבעת הנופש פאי-פאי הייתי תקוע בפינה הרחוקה ביותר מן הטלוויזיה, אבל התאמצתי להקשיב לאינפורמציה
Phi Phi Hill Resort'da televizyondan uzak bir yere oturdum fakat televizyonu dinlemek için çabalıyordum.في منتجع فاي فاي هيل كنت منطوياً في أبعد زاوية و بعيداً عن التلفزيون ولكني كنت استمع بتوتر للحصول على معلومات
Phi Phi Hill Resort'da televizyondan uzak bir yere oturdum fakat televizyonu dinlemek için çabalıyordum.私はテレビから遠くの部屋の隅に押し込まれたが テレビからの情報に耳をそばだてていた その情報によると スマトラでM8.5の地震が起き
Tabii bunu yapar biraz daha ünlüler var kavrayışlar çabalıyor Bana hava henüz düzBien sûr s'efforce idées que j'ai célébrités un peu plus qu'il fait me de l'air ambiant encore tout droit
Tabii bunu yapar biraz daha ünlüler var kavrayışlar çabalıyorКонечно стремится идеи, которые у меня есть немного больше знаменитостей это делает
Ve New Yorker bir şekilde, bizim ile ilgili ve komik olan karikatürler yapmaya çabalıyor.Beim New Yorker versuchen wir, Cartoons zu machen, die neben etwas Lustigem auch etwas über uns selbst sagen.
Ve New Yorker bir şekilde, bizim ile ilgili ve komik olan karikatürler yapmaya çabalıyor.뉴요커는 또한 어떤 면에서는 만화가 웃음 이상의 무언가와
Ve New Yorker bir şekilde, bizim ile ilgili ve komik olan karikatürler yapmaya çabalıyor.The New Yorker також певним чином намагається показувати у карикатурах щось, окрім жартів, щось про нас.
Ve New Yorker bir şekilde, bizim ile ilgili ve komik olan karikatürler yapmaya çabalıyor.וכך הניו יורקר מנסה גם, באופן כלשהו, להביא לכך שקריקטורות יהיו בעלות אמירה שהיא מעבר למצחיקה
Ve New Yorker bir şekilde, bizim ile ilgili ve komik olan karikatürler yapmaya çabalıyor.وأيضا، مجلة نيويوركير تحاول، بنفس الأسلوب، أن تجعل الكرتون يخبر شيئًا بجانب أنه طريف
Ve New Yorker bir şekilde, bizim ile ilgili ve komik olan karikatürler yapmaya çabalıyor.マンガに面白さだけでなく 私たち自身について 語らせているのです もうひとつ お見せしましょう