Ana içeriğe geç
Sözlük

çaba ile cümle

çaba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aşkın Çabası Boşuna.The Avoidance of Love.
Savaş ve kriz zamanlarında Habbakuk yaşamı yenilemenin çabasını ve yollarını araştırır.In times of war and crisis he directs his efforts towards the renewal of life.
Bu çaba İstanbul Hükümetini tedirgin etti.This decision angered the Fascist regime.
Bu sebeplerden ötürü bu çaba başarısızlıkla sonuçlandı.The effort did fail, for that reason.
Bu kamu görüşü kimyasal silahların yasaklanması yönünde çabaların artmasına sebep oldu.This public opinion stimulated increased efforts for a ban on chemical weapons.
Babasının ileri yaşı ve kötüleşen sağlığına rağmen çabaladı ama başarılı olamadı.By this time, however he was getting old and in poor health, so he accomplished little.
Bu çalışma akışın çaba gösterilmeyen bir dikkat durumu olduğuna vurgu yapmıştır.This study further emphasized that flow is a state of effortless attention.
Lili, Dünya'yı son bir kere daha kurtarma çabasına girerek ana gemiyi imha etmeye çalışır.Lili tries to destroy the mothership in a last-ditch effort to save Earth.
Latin Amerika ülkeleri arasında çok sayıda birleşme çabası da olmuştur.It also conducted numerous combined exercises with various Latin American countries.
Buna karşılık Ortodoksluğu benimsetme çabaları sonuçsuz kaldı.An attempt to form an Orthodox community was unsuccessful.
Burada, "siyahi çalışmalar bölümü" nün kuruluşu için çabaladı.There, she fought for the creation of a black studies department.
İlişkinin yürümesi için çok çabalamanız gerekiyor." dedi.You have to work hard to make it work."
(Appelman sonra tüm kalkınma çabalarının başkanı olmak için AOL’a taşındı.)(The title was later changed to Director of the AAVSO.)
Fakat bu boşuna bir çabadır.It's an uneven effort.
Daha geniş bir dinleyici kitlesine ulaşanbilmek için müziği basitleştirme çabalarına katıldı.She created music fusion in order to make it more approachable to broader audience.
Sam Allie'ye âşık ama onu elde etme çabası her seferinde reddedilmeyle sonuçlanıyor.Sam has a crush on Allie, but his efforts to win her heart always end in rejection.
Savaşın ardından hem Mısır hem İsrail anlaşabilmek için çaba sarf etti.Following the war, both Israelis and Egyptians showed greater willingness to negotiate.
Kadınların yaşam koşullarını düzeltmek için çaba harcadı.He highlighted efforts to improve living conditions for Afghan women.
Teks, maceraların çoğunda kızılderili haklarını korumak için çaba gösterir.He fought mainly for Indiana's promotion Legends of Fighting Championship.
Bu çabalara rağmen donanma kötü durumda kaldı.Despite these efforts, the fleet remained in a poor state.
Kesimleri görünmez, dikkat çekmeyen yapmak için çok çaba harcanır.They are highly vigilant and not easy to observe.
1802, 1909, 1939 ve 2004'teki çabalar sonuçsuz kaldı.Efforts to locate them in 1802, 1909, 1939 had come to nought.
Ömrünün geri kalanında bir türlü gerçekleşmeyecek olan bu proje için çabaladı durdu.He lived there the rest of his life and created no further works.
İsaakios'un bu çabası boş çıktı, 1195 ya da 1196 yıllarında zehirlenerek öldü.However his ambitions came to nothing, as he died of poisoning in 1195 or 1196.
Eskişehir il örgütü kendi çabalarıyla bir süre Dip Dalgası isimli dergiyi çıkarmıştı.The Guatemalan Who Ordered His Own Murder Time Magazine.
Otobüse girme çabaları bir saat kadar sürdü.The travel time on the bus is roughly an hour.
Örneğin, İsrail Devletinin bir ırkçı çabanın varlığı olduğunu iddia etmek.The group accused the Israeli government of racist discrimination.
SPIE Conference and Exhibitions optik bilimi ve optik endüstrisini bir arada tutmak için çabalar.SPIE Conferences and Exhibitions connect optical science and the optics industry.
Ama günümüz öğrencileri genellikle iş bulmak ve çalışmak için çaba sarf ediyor.Nevertheless, even the academic graduates often experience trouble finding a job.
Milletine zafer içinyardım et, Prens Çaba ( Atilla'nın oğlu.) yıldız yolunda.Help your nation to victory once more, Prince Csaba, on the stars' path.
Savaş sonrasında da iki rakip partiyi bir araya getirmeye çaba gösterdi.But he planned to bring the two warring clans together.
Nero, yeniden yapılanma için bir kamu yardım çabasını harekete geçirdi. .Nero enacted a public relief effort as well as large reconstruction projects.
Kendimi geliştirmek için çaba harcıyorum.I do have a sense of trying to make things better.
Üzüntüsü de caba.Harvest of Sorrow.
Çabalarımız sonucunda dava açılmış fakat büyük kamuoyu desteğine ihtiyaç duymaktayız.The officers appealed their convictions, but they were upheld by the state supreme court.
Ama yine bu çabalarının hepsi boşa gitti.Yet every effort is in vain.
Bu sınırlı çabalar Tartu Antlaşması ile sona erdi.Post-conflict spending cuts ended this.
Daha üst kalite ve alternatif bir imaj için, sportif görünme çabalarından vazgeçildi.All pretense of a sporty identity was thrown out, in favour of a more upscale and alternative image.
Doğu kültürünün batı dünyasında tanınması için çaba gösterdi.He wanted to educate the Western world on respecting Indian cultures.
Vilnüs'ü elde tutma yönündeki Alman çabası başarılı olmadı.A German attempt to capture the city of Tula itself failed.
Bu çaba pek başarılı olmadı.That effort was not successful.
Bu nedenle söz konusu ırklarla temas kurma çabaları başlar.He initiated discussion groups in an attempt to improve race relations.
Bu hamle ile halterde kulüpleşmeye gidilerek yaygınlaştırılması için çabalar harcandı.They are believed to drift into the aforementioned estuaries to breed.
Bu yüzden öncelikle Avarlarla dostane ilişkiler içinde olmaya çabalamışlardır.That is why they are entering the talent community in the first place.
Genellikle bu zıt düşünceler onlara bir şeyleri anlatma çabası içerisindedir.Oftentimes, these rattles are meant to represent something.
Radikal islamcılarla birleşme çabaları sonuçsuz kaldı.His attempt at reapproachment with Islamist groups did not meet expectations.
Almanlar ise bu grevleri sonlandırmak için çaba sarf ediyordu.We were leading those strikes.
O da artık çabalarını Afrika'ya yönlendirmeye karar verdi."He shook my relations back in Africa.'
Yahudilerin çabalarıyla ülkenin inşası ve ticareti gelişti.With the Jews' efforts, the country flourished with its buildings and trades.
Üretim kalitesini yükseltmek ve müşteri memnuniyetini sağlamak için çabalamıştır.Lou does little to improve the quality of his food or to gain the satisfaction of his customers.
O, bu dişi tanrıyı unutturma çabasını, bilerek göstermiştir.He claimed to be doing God's work that way.
Ancak birleşme çabaları başarısızlıkla sonuçlandı.His endeavours for reunion, however, were without result.
Gandi Britanyalıların Hintleri askere alması için çabaladı.Gandhi actively encouraged the British to recruit Indians.
Öze dönüşçü yazıları, Hristiyanlık tarihinde Allah’ın etkinliğini sergileme çabasındadır.Shrutéḥ (lit., from scriptures): The infallible Vedas testify to the existence of God.
Arnavutluk'un NATO üyeliği için çaba gösterdi.It prepares nations for membership in NATO.
Joe Daniels onun çabalarını farkına varmaya başlayınca ona bazı pratik bilgiler öğretti.Daniels noticed his efforts and gave him practical instructions.
II. Charles'ın 1649-1651 dönemindeki tahta çıkma çabalarına destek vermez.Hyde was not closely involved with Charles II's attempts to regain the throne between 1649 and 1651.
Bu süreçte dayısının küçük oğlu Ali, müzikli saat alınması için çabalamaktadır.The dramatist's son Eddie Junior composed the music for the play.
Bu imalathaneler yeni markalar oluşturma çabası içindedirler.We're making these mock commercials for the new record.
O dönemdeki öğretmenlerin özel çabası da bunda etkilidir.Such a master of his art was difficult to find even then.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod