Ana içeriğe geç
Sözlük

çaba ile cümle

çaba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Birleştirici bir kelime uğruna çabalıyoruz, fakat iyi haber şu: birleştirici bir hareket içindeyiz.Nós estamos lutando por um mundo unido, mas a boa notícia é que temos um movimento unificador.
Birleştirici bir kelime uğruna çabalıyoruz, fakat iyi haber şu: birleştirici bir hareket içindeyiz.Nous luttons pour un monde uni, et nous avons la chance d'avoir un mouvement unificateur.
Birleştirici bir kelime uğruna çabalıyoruz, fakat iyi haber şu: birleştirici bir hareket içindeyiz.Usilujeme o jednotné slovo, ale dobrou zprávou je, že máme jednotné hnutí.
Birleştirici bir kelime uğruna çabalıyoruz, fakat iyi haber şu: birleştirici bir hareket içindeyiz.Usilujeme sa o jednotné slovo, ale dobrou správou je, že máme jednotné hnutie.
Birleştirici bir kelime uğruna çabalıyoruz, fakat iyi haber şu: birleştirici bir hareket içindeyiz.Vi kämpar för ett gemensamt ord. Men de goda nyheterna är att vi har en gemensam rörelse.
Birleştirici bir kelime uğruna çabalıyoruz, fakat iyi haber şu: birleştirici bir hareket içindeyiz.We vechten voor een verenigd woord, maar hebben een verenigde beweging.
Birleştirici bir kelime uğruna çabalıyoruz, fakat iyi haber şu: birleştirici bir hareket içindeyiz.Αγωνιζόμαστε για έναν ενωμένο κόσμο, αλλά τα καλά νέα είναι ότι έχουμε ένα ενωμένο κίνημα.
Birleştirici bir kelime uğruna çabalıyoruz, fakat iyi haber şu: birleştirici bir hareket içindeyiz.Ми боремося за те, щоб світ був єдиним, але хороша новина в тому, що ми маємо об'єднувальну камранію.
Birleştirici bir kelime uğruna çabalıyoruz, fakat iyi haber şu: birleştirici bir hareket içindeyiz.Мы боремся за то, чтобы мир был един, но наша кампания объединяет сама по себе.
Birlikte, farklarımızın bizi tanımladığı değil, güçlendirdiği bir dünya için çaba göstermeliyiz.معا، يجب أن نعمل من أجل إيجاد عالم حيث نكتسب قوتنا من اختلافانا
Birlikte, farklarımızın bizi tanımladığı değil, güçlendirdiği bir dünya için çaba göstermeliyiz.違いによって定義される世界ではありません それが米国が具現化するものであり
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.Als de concurrent besluit om iets te patenteren, strijden wij om het vrij te krijgen.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.Atunci când un competitor are de gând să realizeze ceva proprietar, noi ne luptăm pentru a-l elibera.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.Ha egy versenytársunk valami védett dolgot készít, mi arra törekszünk, hogy felszabadítsuk azt.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.Ketika perusahaan saingan membuat sesuatu yang tertutup, kami berusaha untuk membuatnya gratis.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.Kiedy inni planują uczynienie czegoś zastrzeżonym, my staramy się to uwolnić.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.경쟁자들이 독점적인 방법을 따라갈 때 우리는 자유를 더 중요하게 생각합니다.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.Ko se tekmeci poskušajo česa polastiti, poskušamo stvari osvoboditi.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.Lorsqu'un concurrent songe à rendre quelque chose propriétaire, nous nous efforçons de le libérer.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.Quando i competitori creano qualcosa di proprietario, noi ci sforziamo di renderlo gratuito.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.Quando um competidor considera fazer algo proprietário, nós lutamos para fazê-lo livre.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.Siinä, missä kilpailijat suunnittelevat tekevänsä jostain omisteista, me pyrimme vapauttamaan sen.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.Wenn ein Mitbewerber überlegt, etwas proprietär zu machen, versuchen wir, es zu befreien.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.כאשר מתחרה שוקל לעשות משהו קנייני, אנחנו שואפים לשחרר אותו לחופשי.
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.عندما يحاول المنافسين صنع شيء تحت ملكيتهم نحن نسعى جاهدين لجعله حرا
Bir rakibimiz kendine has bir şey geliştirmeye karar verirse... ...biz onu özgür bırakmak için çabalıyoruz.我々は一般公開したり、自由にさせたいです。 また、他ではほとんどの製品や技術開発は
Bir ,sey olmak için elinden gelen çabayı göstermek ba,slı ba,sına bir yetenek.Acho que ser capaz de tentar ser alguma coisa, por si só, é um talento.
Bir ,sey olmak için elinden gelen çabayı göstermek ba,slı ba,sına bir yetenek.At gøre sit bedste for at blive noget er et talent i sig selv.
Bir ,sey olmak için elinden gelen çabayı göstermek ba,slı ba,sına bir yetenek.Att göra sitt yttersta för att bli nåt är en talang i sig.
Bir ,sey olmak için elinden gelen çabayı göstermek ba,slı ba,sına bir yetenek. Ayrıca hafızan inanılmaz.Το να προσπαθείς να γίνεις κάτι είναι ταλέντο από μόνο του και πέρα από αυτό, η μνήμη σου είναι απίστευτη.
Bir ,sey olmak için elinden gelen çabayı göstermek ba,slı ba,sına bir yetenek. Ayrıca hafızan inanılmaz.Стараться изо всех сил что-то сделать - уже сам по себе талант, и у тебя невероятная память.
Bir ,sey olmak için elinden gelen çabayı göstermek ba,slı ba,sına bir yetenek.Esforzarse en hacer algo lo mejor posible ya es una cualidad.
Bir ,sey olmak için elinden gelen çabayı göstermek ba,slı ba,sına bir yetenek.Se, että yrittää kovasti, on lahjakkuutta.
Bir ,sey olmak için elinden gelen çabayı göstermek ba,slı ba,sına bir yetenek.Starać się z całych sił być kimś - to talent sam w sobie.
Bir tarafta isteme süreci; bu biraz hırs ve çaba gibidir -- Bunu yapacağım. Daha çok çalışacağım.Από την μία, έχουμε την διαδικασία της θέλησης.
Bir tarafta isteme süreci; bu biraz hırs ve çaba gibidir -- Bunu yapacağım.먼저, 원하는 과정들이 존재합니다. 이것은 갈망과 욕구 같은 것입니다. '나는 그것을 할거야. 나는 열심히 할거야.' 하는 것이죠. 둘째로, 좋아하는 과정들이 존재합니다.
Bir tarafta isteme süreci; bu biraz hırs ve çaba gibidir -- Bunu yapacağım.Na jedné straně je chtění. Je to trochu jako ambice a odhodlání - dokážu to. Budu tvrdě makat.
Bir tarafta isteme süreci; bu biraz hırs ve çaba gibidir -- Bunu yapacağım.Z jednej strony - ochota. Ambicja i motywacja: "Zrobię coś by coś osiągnąć"
Bir tarafta isteme süreci; bu biraz hırs ve çaba gibidir -- Bunu yapacağım.От една страна е процеса на искане. Нещо като амбициите и нагона -- ще направя това. Ще работя здраво.
Bir tarafta isteme süreci; bu biraz hırs ve çaba gibidir -- Bunu yapacağım.「あれをやるぞ がんばるぞ」といった 欲望ややる気です もう一つは嗜好のプロセスです 楽しみや好意
Bismarck Sistemi'nin iyileştirilmesi çabaları.비스마르크식의 강경한 학교시스템의 더 나은 형태를 찾으려고 하죠.
Bismarck Sistemi'nin iyileştirilmesi çabaları.של אותה מערכת חינוך ביסמארקית שהתפתחה במאה ה-19.
Bismarck Sistemi'nin iyileştirilmesi çabaları.تطوير النظام المدرسي الاساسي الذي نشأ في القرن التاسع عشر
Bismarck Sistemi'nin iyileştirilmesi çabaları.改良する手法です ここでの問題点は
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.Eine Herausforderung der Hoffnung, die es wert ist, gestellt zu werden.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.Enquadrá-lo como um desafio de esperança ou seja, "criação de valor".
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.Formulujme jej jako otázku naděje, to stojí za pokus.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.Kami menggambarkannya sebagai tantangan harapan, dan sudah sepantasnya.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.Khi cta đinh hình các vđề của CPhi là thách thức về sự hi vọng, đó sẽ là cách nhìn mới đầy giá trị.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.우리는 이것을 희망의 도전으로 구성해야 합니다. 그럴만한 가치가 있죠.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.Lo formulamos como un reto de esperanza: creación de valor.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.My formujemy je jako wyzwanie nadziei, wartej tworzenia.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.Nous le cadrons comme un défi d'espoir, qui est la création de richesses.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.O incadram drept o provocare a sperantei, adica a crearii bogatiei.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.Se la si vede con l'occhio della speranza, si tratta di una cosa che vale la pena creare.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.Vázoljuk fel úgy, mint a remény kihivása, mert ez megéri a megteremtést.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.We definiëren het als een uitdaging van hoop: creatie van welvaart.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.Μια τέτοια πρόκληση ελπίδας, ως πλαίσιο, είναι δημιουργία αξίας.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.Мы обрамляем это как задачу надежды, и это стоящий замысел.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.Ние очертаваме това като предизвикателен път към надеждата, който си струва да бъде извървян.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod