Bir çaba var.Sinun täytyy ponnistella.
Bir çaba var.Tu dois faire un effort.
Bir çaba var.Van, hogy egy erőfeszítést.
Bir çaba var.Έχετε να κάνει μια προσπάθεια.
Bir çaba var.Ви повинні зробити зусилля.
Bir çaba var.Вы должны сделать усилие.
Bir çaba var.Трябва да положим усилия.
Bir çoğunuz yeteneklerini o kadar ilerletmiş durumda ki, çaba sarf etmeden iyi notlar alabiliyorsunuz.여러분들은 이미 상당수 수업을 수월하게 이해하는 능력을 가지고 있습니다
Bir çoğunuz yeteneklerini o kadar ilerletmiş durumda ki, çaba sarf etmeden iyi notlar alabiliyorsunuz.הצלחתם להגיע כל כך רחוק על בסיס היכולות שלכם, עד שרבים מכם למדו להצליח מבלי להתאמץ.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Ale ako už veľa ľudí povedalo, je veľká snaha zamlčať, o čo tu ide.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Ale jak už hodně lidí řeklo, je velká snaha zamlčet o co tu jde.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Dar aşa cum mulţi au spus, se încearcă din greu oprirea evenimentelor.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.De ahogy sokan mondták, valakik nagy erőkkel próbálják eltitkolni, mi is folyik itt valójában.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Doch wird, wie viele gesagt haben, ein grosser Versuch unternommen, um die Vorgaenge zu unterdruecken.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.하지만 많은 사람들이 말해 온 것처럼, 현재 일어나고 있는 상황을 감추려는 많은 시도가 있죠.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Kuten monet ovat sanoneet, tapahtumaa yritetään mittavasti vaientaa.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Maar zoals vele mensen al zeiden, er is een stevige poging om de zaak in de doofpot te stoppen.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Ma come hanno detto in molti, siamo davanti a un forte tentativo di occultare ciò che sta succedendo.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Mais, comme beaucoup l'ont fait observer, on s'efforce par tous les moyens d"étouffer l'affaire.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Nhưng như nhiều người đã nói, 1 nỗ lực lớn hiện đang được thực hiện để khắc phục vấn đề.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Seperti yang orang kebanyakan bilang, ada gerakan besar untuk menekan yang sebenarnya terjadi.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Wiele osób podejrzewa, próby zatuszowania prawdy.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Но как говорили многие, предпринимаются серьезные попытки подавления.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Но много хора казват, че съществува опит да се подтисне това, което става.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.אך כמו שאמרו רבים, יש נסיון נרחב להסתיר את מה שקורה.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.وهناك من يقول ان هناك محاولات كثير لقمع بعض الوسائل الاعلامية التي تنقل ما يحدث هناك
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.但正如好多人所講 有人極力隱瞞事實嘅真相
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.私の個人的な考えですが この分散剤というのは
Bir hedefi olduğunda çok çabalıyor.Cô ấy sẽ cố gắng hơn khi có mục tiêu.
Bir hedefi olduğunda çok çabalıyor.Elle essaye durement quand elle a un but.
Bir hedefi olduğunda çok çabalıyor.Hon försöker hårt när hon väl har ett mål.
Bir hedefi olduğunda çok çabalıyor.Incearca din greu cand are un scop.
Bir hedefi olduğunda çok çabalıyor.Insiste continuamente quando ha uno scopo.
Bir hedefi olduğunda çok çabalıyor.그리고 목표가 있으면 괴력을 발휘하잖아요.
Bir hedefi olduğunda çok çabalıyor.Ona bardzo się stara, kiedy ma obrany jakiś cel.
Bir hedefi olduğunda çok çabalıyor.Sie gibt alles wenn sie ein Ziel hat.
Bir hedefi olduğunda çok çabalıyor.Ze doet haar best als ze een doel heeft.
Bir hedefi olduğunda çok çabalıyor.Προσπαθεί πολύ όταν έχει ένα στόχο.
Bir hedefi olduğunda çok çabalıyor.Она так усердно старается, когда у нее есть цель.
Bir hedefi olduğunda çok çabalıyor.تحاول بجد عندما يكون لديها هدف
Bir hedefi olduğunda çok çabalıyor.看護科に転科するのは易しくないから
Birinden, çaba göstermesi dışında, başka ne bekleyebilirsiniz ki?Was sonst kann man von jemandem verlangen, außer sich zu bemühen.
Bir keresinde Dell Teknik Yardım'a ulaşma çabalarımı anlatan bir yazı yazmıştım.Cierta ocasión, escribí una columna sobre mis esfuerzos para contactar al Servicio Técnico de Dell.
Bir keresinde Dell Teknik Yardım'a ulaşma çabalarımı anlatan bir yazı yazmıştım.한번은 제가 Dell의 기술 서비스를 받으려고 한 것에 대해
Bir keresinde Dell Teknik Yardım'a ulaşma çabalarımı anlatan bir yazı yazmıştım.Egyszer írtam egy cikket arról, hogy hogyan próbáltam elérni a Dell ügyfélszolgálatát.
Bir keresinde Dell Teknik Yardım'a ulaşma çabalarımı anlatan bir yazı yazmıştım.Ich habe einmal eine Kolumne darüber geschrieben, wie ich versuchte den Kundendienst von Dell zu erreichen.
Bir keresinde Dell Teknik Yardım'a ulaşma çabalarımı anlatan bir yazı yazmıştım.La un moment dat am scris o rubirică despre eforturile mele de a contacta serviciul de Suport Tehnic Dell.
Bir keresinde Dell Teknik Yardım'a ulaşma çabalarımı anlatan bir yazı yazmıştım.Napisałem raz artykuł o moich wysiłkach, by dotrzeć do
Bir keresinde Dell Teknik Yardım'a ulaşma çabalarımı anlatan bir yazı yazmıştım.Una volta ho scritto un articolo sui miei sforzi per contattare il supporto tecnico Dell.
Bir keresinde Dell Teknik Yardım'a ulaşma çabalarımı anlatan bir yazı yazmıştım.Une fois j'ai écrit un article sur mes efforts pour joindre
Bir keresinde Dell Teknik Yardım'a ulaşma çabalarımı anlatan bir yazı yazmıştım.Μία φορά, έγραψα ένα άρθρο σχετικά με τις προσπάθειές μου να βρω την τεχνική υποστήριξη της Dell.
Bir keresinde Dell Teknik Yardım'a ulaşma çabalarımı anlatan bir yazı yazmıştım.Един път писах статия за усилията ми да се свържа с техническата поддръжка на Dell.
Bir keresinde Dell Teknik Yardım'a ulaşma çabalarımı anlatan bir yazı yazmıştım.Однажды я написал колонку о том, как пытался дозвониться в техподдержку компании Dell.
Bir keresinde Dell Teknik Yardım'a ulaşma çabalarımı anlatan bir yazı yazmıştım.פעם כתבתי טור על מאמציי להשיג את
Bir keresinde Dell Teknik Yardım'a ulaşma çabalarımı anlatan bir yazı yazmıştım.كتبت مرة عن محاولتي للوصول الى
Bir keresinde Dell Teknik Yardım'a ulaşma çabalarımı anlatan bir yazı yazmıştım.苦労した話をコラムに書いたら 12時間の内に700件も 読者のメッセージが
Birleştirici bir kelime uğruna çabalıyoruz, fakat iyi haber şu: birleştirici bir hareket içindeyiz.Estamos luchando por una palabra unida, pero las buenas noticias es que tenemos un movimiento unido.
Birleştirici bir kelime uğruna çabalıyoruz, fakat iyi haber şu: birleştirici bir hareket içindeyiz.Iar pentru asta, vă aplaud. o mişcare de unificare.
Birleştirici bir kelime uğruna çabalıyoruz, fakat iyi haber şu: birleştirici bir hareket içindeyiz.Kita berjuang untuk dunia yang bersatu, namun kabar baiknya, kita memiliki gerakan yang bersatu.
Birleştirici bir kelime uğruna çabalıyoruz, fakat iyi haber şu: birleştirici bir hareket içindeyiz.저희는 이 단어를 연합하기 위해 많은 어려움을 겪고 있습니다. 하지만 좋은 소식은 저희가 연합하기 위한 움직임이 시작되었다는 것입니다