Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Jeg konkluderede, at han grinede hånligt af min indsats, overbevist af hans egne indtægter.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.J'en ai conclu qu'il riait en dérision des mes efforts, convaincus de ses propres ressources.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Jsem dospěl k závěru, že se smáli výsměch Mé úsilí, přesvědčený o jeho vlastních zdrojů.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Llegué a la conclusión de que él se rió en tono de burla de mis esfuerzos, confiando en sus propios recursos.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Päättelin, että hän nauroi ivallisesti of Omat ponnistelut, luottavainen sen omista varoista.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Saya menyimpulkan bahwa ia tertawa mengolok-olok of saya usaha, yakin sumber daya sendiri.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Schloss ich, dass er in Hohn lachte meine Bemühungen, im Vertrauen auf seine eigenen Ressourcen.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Sem sklenil, da se je smejal na podsmijeh of moja prizadevanja, samozavestni njegovih lastnih sredstev.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Som dospel k záveru, že sa smiali výsmech Moje úsilie, presvedčený o jeho vlastných zdrojov.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Tôi kết luận rằng anh cười chế nhạo của nỗ lực của tôi, tự tin của các tài nguyên của mình.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Κατέληξα στο συμπέρασμα ότι γέλασαν χλευασμού της τις προσπάθειές μου, με τη σιγουριά των ιδίων πόρων του.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Стигнах до извода, че той се засмя в присмех на моите усилия, по-уверени на собствените си ресурси.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Я прийшов до висновку, що він розсміявся у насмішку мої зусилля, впевнені у своїх власних ресурсів.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.Я пришел к выводу, что он рассмеялся в насмешку мои усилия, уверенные в своих собственных ресурсов.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.ביער טבעת למרחקים. הגעתי למסקנה שהוא צחק לעג של המאמצים שלי, בטוח במשאבים שלו.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.حلقة الغابة طولا وعرضا. استنتجت أنه ضحك في السخرية من جهودي ، واثقا من مصادره الخاصة.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.私の努力、彼自身の資源の自信。 空がこの時の曇りによるものであったものの、池は私が見ることができたのでスムーズだった
Ben sadece çabalamayla var olabiliyordum.Aku hanya berada dalam usaha.
Ben sadece çabalamayla var olabiliyordum.Az én csak a törekvés által létezett!
Ben sadece çabalamayla var olabiliyordum.Es existierte nur im Versuch.
Ben sadece çabalamayla var olabiliyordum."Eu" exista numai în încercare.
Ben sadece çabalamayla var olabiliyordum.'Ik' bestond alleen in het proberen.
Ben sadece çabalamayla var olabiliyordum.Il mio io esisteva solo nel suo tentare.
Ben sadece çabalamayla var olabiliyordum.Jag existerade bara i de där försöken.
Ben sadece çabalamayla var olabiliyordum.Ja istniało tylko w próbach.
Ben sadece çabalamayla var olabiliyordum.Jeho existence tkvěla pouze v usilování.
Ben sadece çabalamayla var olabiliyordum.저는 고통 속에서만 존재했습니다.
Ben sadece çabalamayla var olabiliyordum.Moje ja existovalo len v snažení.
Ben sadece çabalamayla var olabiliyordum.Mon moi n'existait que pour essayer.
Ben sadece çabalamayla var olabiliyordum.O meu "eu" só existia para tentar.
Ben sadece çabalamayla var olabiliyordum.Tôi chỉ đã sống trong sự cố gắng.
Ben sadece çabalamayla var olabiliyordum."Yo" solo existia en el intento.
Ben sadece çabalamayla var olabiliyordum.Το "εγώ" ζούσε μέσα στην προσπάθεια.
Ben sadece çabalamayla var olabiliyordum.Аз съществуваше само в опитването.
Ben sadece çabalamayla var olabiliyordum.Ці спроби були моїм існуванням.
Ben sadece çabalamayla var olabiliyordum.Эти попытки и были моим существованием.
Ben sadece çabalamayla var olabiliyordum.עצמי התקיימה רק בתוך נסיונות.
Ben sadece çabalamayla var olabiliyordum.(أنا) كانت موجودة فقط في المحاولة.
Ben sadece çabalamayla var olabiliyordum.身体がしばしばその邪魔になっていました
Ben sadece çabalamayla var olabiliyordum.那個"我",不斷地嘗試。
Ben sizin, çaba sarf etmeden eğitiminizi tamamlamanıza izin verirsem, size iyilik etmiş olmam.무언가를 빨리 이해하기 위해 어떤 노력을 하라는 것은 아닙니다. 제가 이곳에 있는 목적은 여러분들에게 솔직해지기 위해서입니다
Ben sizin, çaba sarf etmeden eğitiminizi tamamlamanıza izin verirsem, size iyilik etmiş olmam.אם אאפשר לכם להמשיך לעשות זאת, לא אקדם אתכם. מטרתי היא להיות כן
Ben, son beş yıldır çalıştığım her işte bu bileşenlerden her birini azaltmak için çabalıyorum.그리고 지난 5년 동안 제가 일한 모든 사업장에서, 저는 이런 각각의 요소들을 줄이기 위해 노력했습니다.
Ben, son beş yıldır çalıştığım her işte bu bileşenlerden her birini azaltmak için çabalıyorum.Em todos os sítios onde trabalhei, nestes últimos 5 anos, tento diminuir cada um desses elementos.
Ben, son beş yıldır çalıştığım her işte bu bileşenlerden her birini azaltmak için çabalıyorum.Și în toate afacerile la care am lucrat în ultimii cinci ani, încerc să micșorez toate aceste elemente.
Ben, son beş yıldır çalıştığım her işte bu bileşenlerden her birini azaltmak için çabalıyorum.V každém podniku, ve kterém jsem pracoval během posledních pěti let, se snažím zmírnit každý z těchto prvků.
Ben, son beş yıldır çalıştığım her işte bu bileşenlerden her birini azaltmak için çabalıyorum.W firmach, w których pracowałem w ciągu ostatnich pięciu lat starałem się ograniczyć te fazy.
Ben, son beş yıldır çalıştığım her işte bu bileşenlerden her birini azaltmak için çabalıyorum.В каждом проекте, над которыми я работаю последние 5 лет, я пытаюсь сократить каждую из этих потерь.
Ben, son beş yıldır çalıştığım her işte bu bileşenlerden her birini azaltmak için çabalıyorum.І в кожній справі, котрою я займався протягом останніх п'яти років, я зменшував марнування цих ресурсів.
Ben, son beş yıldır çalıştığım her işte bu bileşenlerden her birini azaltmak için çabalıyorum.ובכל עסק שעבדתי עליו בחמש השנים האחרונות, אני מנסה להקטין כל אחד מהאלמנטים האלה.
Ben, son beş yıldır çalıştığım her işte bu bileşenlerden her birini azaltmak için çabalıyorum.وكل الأعمال التجارية التي عملت بها علي مدار الخمس سنوات الماضية، أنا أحاول خفض كل عنصر من هذه العناصر.
Ben, son beş yıldır çalıştığım her işte bu bileşenlerden her birini azaltmak için çabalıyorum.仕事というのは これら一つ一つの要素を最小限にすることです。 それでは実際に持続可能なレストランがどのようなものかお見せしましょう。
Ben, yenilenenlerin çabalarını sormaya gidiyorum. Bizim uğraşlarımız ve Koloninin hizmetleri iyi örneklerdir.Am venit sa cer eforturi reinnoite de la cei angajati in serviciile de edificare a coloniei noastre.
Ben, yenilenenlerin çabalarını sormaya gidiyorum. Bizim uğraşlarımız ve Koloninin hizmetleri iyi örneklerdir.Je viens demander de redoubler d'efforts à ceux qui sont dans les services édifiants de notre colonie.
Ben, yenilenenlerin çabalarını sormaya gidiyorum. Bizim uğraşlarımız ve Koloninin hizmetleri iyi örneklerdir.Přišel jsem požádat o zvýšené úsilí všechny, kteří jsou zapojeni do povznášejících služeb v našem městě.
Ben, yenilenenlerin çabalarını sormaya gidiyorum. Bizim uğraşlarımız ve Koloninin hizmetleri iyi örneklerdir.Przyszedłem prosić was o wznowienie wysiłków, ze strony tych, którzy zaangażowani są w pouczające usługi.
Ben, yenilenenlerin çabalarını sormaya gidiyorum. Bizim uğraşlarımız ve Koloninin hizmetleri iyi örneklerdir.Tôi tới để yêu cầu... ...tăng cường hiệu quả... ...công việc của... ...ban Khai Sáng... ...ở khu đất hoang.
Ben, yenilenenlerin çabalarını sormaya gidiyorum. Bizim uğraşlarımız ve Koloninin hizmetleri iyi örneklerdir.Я пришел, чтобы просить приложить усилия тех, кто занят в образовательных службах.
Benzer cabalar Amerika'nin bazi bolgelerinde de proje asamasinda fakat daha fazla destege ihtiyaclari var.Iniciativas similares están aplicándose en algunas partes de Estados Unidos, pero les hace falta más apoyo.
Beyin bu gürültü ve çeşitliliğin olumsuz sonuçlarını azaltmak için çok fazla çaba sarfetmektedir.가변성에 의한 부정적 결과들을 줄이기 위해 엄청나 노력을 한다는 점을 여러분에게 확신시켜 드리려고 합니다.