Ailem de zengin olmak için çok çabalıyorsun?大中鎭。
Ajans’ta, çok kapsamlı bir çevre gündemi kapsamında paranın karşılığını verme çabası içindeyiz.A Agência está empenhada numa boa gestão dos recursos afectados à sua vastíssima agenda ambiental.
Ajans’ta, çok kapsamlı bir çevre gündemi kapsamında paranın karşılığını verme çabası içindeyiz.Agencja dąży do oszczędnej realizacji olbrzymiego harmonogramu działań w zakresie ochrony środowiska.
Ajans’ta, çok kapsamlı bir çevre gündemi kapsamında paranın karşılığını verme çabası içindeyiz.Europeiska miljöbyrån strävar efter att erbjuda valuta för pengarna inom ramen för en enorm miljödagordning.
Ajans’ta, çok kapsamlı bir çevre gündemi kapsamında paranın karşılığını verme çabası içindeyiz.V agentuře usilujeme o to, abychom celé obrovské agendě životního prostředí poskytli náležitou hodnotu.
Ajans’ta, çok kapsamlı bir çevre gündemi kapsamında paranın karşılığını verme çabası içindeyiz.Ympäristökeskus pyrkii tuottamaan rahalle vastinetta koko laajan ympäristökentän alueella.
Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.Alex' Liebesleben in Frage zu stellen.
Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.제게 다그치셨죠.
Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.לדחוק באלכס בנוגע לחיי האהבה שלה.
Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.لأدفع "ألكس" لتخبرني عن حياتها الرومانسية.
Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.私はこう言って 押し返しました
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.Ale také s neuvěřitelnou nezlomností lidí, kteří prosperují navzdory vládě, spíš než díky ní.
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.Ampak se soočim tudi z neverjetno odpornostjo ljudi, ki uspevajo kljub vladi in ne zaradi nje.
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.De hihetetlenül rugalmasak vagyunk, és így elboldogulunk a kormányunk ellenére is, nem miatta.
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.허나 동시에 사람들의 강인함을 보게 됩니다. 형편없는 정부 밑에서도 굳건히 살아가는 사람들이죠.
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.Maar ook met de ongelofelijke veerkracht van de mensen die opbloeien ondanks de overheid, eerder dan dankzij.
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.Mas também pela incrível resistência de pessoas que florescem, apesar do governo, em vez de devido a ele.
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.Tetapi juga oleh ketahanan luar biasa dari orang yang berkembang tanpa pemerintah, bukannya karena pemerintah.
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.אך נזכרת גם בחוסן יוצא הדופן של אנשים שמשגשגים על אף הממשלה, לא בזכותה.
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.لكن أيضاً القدرة العجيبة للناس الذين يزدهرون رغماً عن الحكومة، بدلاً عن بسببها.
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.元気な人々の驚くべき回復力も 感じられます 私は毎夏 ラゴスで文章の書き方を教えています
Ama belki bunu bir çabayla önleyebilirsiniz.Aber manchmal, mit ein wenig Aufwand, können wir ihn vermeiden.
Ama belki bunu bir çabayla önleyebilirsiniz.Czasami. .Ale może przy odrobinie wysiłku, uda się jej uniknąć.
Ama belki bunu bir çabayla önleyebilirsiniz.하지만 어쩌면, 노력 한다면, 피할 수 있습니다.
Ama belki bunu bir çabayla önleyebilirsiniz.Но, может быть, общими усилиями мы можем избежать этого.
Ama belki bunu bir çabayla önleyebilirsiniz.אבל אולי במאמץ אנו יכולים למנוע אותה.
Ama belki bunu bir çabayla önleyebilirsiniz.لكن ربما مع بذل الجهد، يمكن لنا أن نتجنبها.
Ama belki bunu bir çabayla önleyebilirsiniz.みんなで協力すれば可能かもしれません
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak. 20 NisanDar toate aceste eforturi vor culmina într-o zi 20 Aprilie când vom acoperi noaptea
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak. 20 NisanNhưng tất cả những nỗ lực này sẽ lên đến trong một ngày 20 Tháng tư khi chúng tôi bao gồm trong đêm
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.4月20日
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.Beginnen met het maken van Kony beroemde vandaag
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.De ez az összes erőfeszítés mind egy napon fog betetőzni,
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.Iniziate a rendere famoso Kony da oggi
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.Kony arrestado para que todo el mundo lo vea
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.Mas todos esses esforçoe vão culminar no dia 20 de abril
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.Men alla dessa ansträngningar kommer att kulminera på en dag 20:e April
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.Men alle disse bestræbelser vil kulminere på én dag
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.Tapi semua upaya-upaya ini akan berujung pada satu hari 20 April
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.אבל כל המאמצים מתרכזים ליום אחד
Ama bütün bu çabalar birgün tavan yapacak.ولكن جميع هذه الجهود ستتوج في يوم واحد
Ama çok geçmeden, süpervizörüm beni, Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.A kmalu je moj nadzornik zahteval, da se z Alex pogovorim o njenem ljubezenskem življenju.
Ama çok geçmeden, süpervizörüm beni, Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.Ale čoskoro na mňa môj profesor začal tlačiť, aby som ja pritlačila na Alex ohľadom jej partnerov.
Ama çok geçmeden, süpervizörüm beni, Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.Ale zakrátko mě můj odborný poradce začal tlačit k tomu, abych přiměla Alex k hovoru o jejím milostném životě.
Ama çok geçmeden, süpervizörüm beni, Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.De hamarosan a felügyelőm elkezdett sürgetni, hogy faggassam ki Alexet a szerelmi életéről.
Ama çok geçmeden, süpervizörüm beni, Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.După un timp, supervizorul meu m-a presat s-o fac pe Alex să vorbească despre viața ei amoroasă.
Ama çok geçmeden, süpervizörüm beni, Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.Mais peu de temps après, mon direceur de thèse m'a poussé à questionner Alex sur sa vie amoureuse.
Ama çok geçmeden, süpervizörüm beni, Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.Ma non molto tempo dopo, il mio supervisore mi spinse a far parlare Alex della sua vita sentimentale.
Ama çok geçmeden, süpervizörüm beni, Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.Men ganska snart började min handledare pressa mig att pressa Alex med sitt kärleksliv.
Ama çok geçmeden, süpervizörüm beni, Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.Men inden længe pressede min vejleder mig til at presse Alex omkring hendes kærlighedsliv.
Ama çok geçmeden, süpervizörüm beni, Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.Nhưng trước đó, người hướng dẫn của tôi đã buộc tôi phải buộc Alex nghĩ đến cuộc sống hôn nhân của cô ấy.
Ama çok geçmeden, süpervizörüm beni, Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.Niebawem jednak przełożony zaczął naciskać, żebym przycisnęła Alex co do jej życia miłosnego.
Ama çok geçmeden, süpervizörüm beni, Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.Pero poco después, mi supervisor me presionó para presionar a Alex que hablara sobre su vida amorosa.
Ama çok geçmeden, süpervizörüm beni, Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.Spoedig spoorde mijn supervisor mij aan om Alex meer werk te laten maken van haar liefdesleven.
Ama çok geçmeden, süpervizörüm beni, Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.Αλλά σύντομα, ο σύμβουλός μου με πίεσε να πιέσω την Αλεξ ως προς την ερωτική της ζωή.
Ama çok geçmeden, süpervizörüm beni, Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.Но вскоре мой руководитель посоветовал мне дать Алекс некоторые наставления по поводу её любовных дел.
Ama çok geçmeden, süpervizörüm beni, Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.Но скоро след това моят ръководител настоя да притисна Алекс за личния ѝ живот.
Ama çok geçmeden, süpervizörüm beni, Alex'i aşk hayatı için çabalaması için zorlamaya başladı.Та незабаром мій керівник змусив мене відчитати Алекс за її особисте життя.
Ama eğer inanmasaydım buna, çabalamazdım bile, ve ölürdüm.Aber wenn ich nicht daran geglaubt hätte, hätte ich es nicht einmal versucht und dann wäre ich gestorben.
Ama eğer inanmasaydım buna, çabalamazdım bile, ve ölürdüm.Ale gdybym nie wierzył, nawet nie próbowałbym, a wtedy bym umarł.