Ana içeriğe geç
Sözlük

çaba ile cümle

çaba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bilim ve matematik uluslararası bir çaba haline gelmişti ve yakında tüm dünyaya yayılacaktı.Khoa học và toán học đã trở thành một nỗ lực quốc tế, nhanh chóng lan ra toàn thế giới.
Dünya onun bu çabalarını 50 yıl sonra, 1988'de öğrendi.Thế giới chỉ biết đến công việc của ông hơn 50 năm sau đó, vào năm 1988.
Erişim tarihi: 20 Mayıs 2014. ^ "MTV EMAs Host Katy Perry Brings 'Cabaret' To Berlin".Truy cập ngày 20 tháng 5 năm 2014. ^ “MTV EMAs Host Katy Perry Brings 'Cabaret' To Berlin”.
Daniel’in uzlaşma çabalarına rağmen babası bu kininden ölümüne dek vazgeçmemiştir.Mặc dù những nỗ lực hòa giải của Daniel, cha ông mang sự thù oán cho đến khi qua đời.
Yapımcılar Schindlerjuden bulabilmeye ve onları sahnenin çekimi için uçakla götürmeye çok çaba sarf etmiştir.Các nhà sản xuất đã đi tìm những người Schindlerjuden và đưa họ đến hiện trường để quay cảnh này.
Neisser Hansen'in yardımlarını değersizleştirmek için çaba sarf etti.Neisser sau đó đã cố gắng hạ thấp sự ủng hộ của mọi người đối với Hansen.
Araştırma ve geliştirme çabaları ülke ekonomisinin ayrılmaz bir parçasını oluştur.Các nỗ lực nghiên cứu và phát triển tạo thành một bộ phận không thể thiếu của kinh tế Đức.
Teyzeleri ise onu bilindik bir genç kıza dönüştürme çabasındadır.Duyên số đưa đẩy ông gặp một cô gái trẻ triển vọng.
IP gibi, en iyi bir çabası, "güvenilmez" bir protokoldür.Cũng như IP, nó là một giao thức nỗ lực tối đa hay "không đáng tin cậy".
Hiçbir iyileştirme çabaları sonuç vermedi.Các phương pháp cứu chữa đều không đem lại kết quả.
Aşkın Çabası Boşuna.Tác phẩm của tình yêu.
Okulunda ders aldığı öğretmenleri arasında Alexandre Cabanel ve William-Adolphe Bouguereau da vardır.Ông theo học tại Leon Cogniet, Alexandre Cabanel và William-Adolphe Bouguereau.
Sadece bir meslek için değil, etkileyici bir yurttaş olmak için de çabalıyorlardı.Họ học không phải để có việc làm mà để trở thành một công dân hữu ích.
Enerji tasarrufu, enerji tüketimini azaltmak amacıyla yapılan çabalar anlamına gelir.Bảo tồn năng lượng đề cập đến nỗ lực để giảm tiêu thụ năng lượng.
Nero, yeniden yapılanma için bir kamu yardım çabasını harekete geçirdi. .Nero liền đề ra chương trình cứu trợ và xây dựng phục hồi các kiến trúc.
Dini gruplar, reklamları yasaklatmak için çabaladı Pepsi ürünlerini boykot etti.Các Giáo hội đưa ra mong muốn hủy bỏ đoạn quảng cáo và tẩy chay sản phẩm của Pepsi.
Muggle'ları büyünün varlığından bihaber tutmak için çok büyü çaba sarf edilmektedir.Tuy nhiên một số Muggle biết được sự tồn tại của thế giới phù thủy.
Kulübün arması modernleştirme ve yeniden markalaştırma çabaları için birkaç kez değiştirilmiştir.Biểu trưng của câu lạc bộ đã được thay đổi một vài lần để mang lại thương hiệu và hình ảnh mới.
İlk sırada olmasına ve çok çabalamasına rağmen işi almayı beceremez.Nhưng cuối cùng dù có làm gì, làm việc chăm chỉ đến đâu, ông vẫn không thành công.
Bütün çaba "Proje Mor 2" ismi ile 2005 yılında başladı.Những cố gắng quy tụ trong cái gọi là Dự án màu tím 2 và bắt đầu vào năm 2005.
Fakat bu boşuna bir çabadır.Tuy nhiên đây là một cuộc chiến đấu không cân sức.
Daha sonraları Ali Selahattin Bey'in de çabalarıyla okul tekrar açıldı.Hết buổi học, mặt thầy Hamel tái đi.
Bununla beraber, Stoacılar, çoktanrıcılıktaki gerçeği savunmaya çabaladılar.Ngoài ra, đình Phương Thượng còn giữ gìn được những đồ thờ có giá trị nghệ thuật.
Çabalarımız sonucunda dava açılmış fakat büyük kamuoyu desteğine ihtiyaç duymaktayız.Bị kết án, nhưng ông vẫn được dân Tiệp Khắc ủng hộ.
Kurtuluşa kendi çabamızla kendimiz ulaşırız.Họ chọn giải pháp tự giải thoát cho mình.
Kendimi geliştirmek için çaba harcıyorum.Vừa cố gắng làm việc vừa học hỏi để tiến bộ.
Yalnız, çoğu transseksüel birey de bu tür cerrahi müdahaleleri uygulatmak için çaba harcamaktalar.Hầu hết các thành phần của mạng đều cố gắng tránh để xảy ra tình trạng đó.
Bu bir son dakika çabası oldu ve işe yaradı.Ông đã cố gắng lần thứ hai và đã thành công.
Ancak bu çabalar sonuç getirmez.Tuy nhiên, nỗ lực này không mang lại kết quả nào.
Generallerin bu çabası boşuna değildi.Những động thái này của vua Phổ đều vô ích.
NGA Earth internet sitesi bu çabaların merkezi bir kaynağıdır.Internet Mail 2000 là một trong những bản dự thảo đề cập đến vấn đề này.
Karşılamaya yönelik çabalar karışıklıklar doğurmuştur.Các cuộc tấn công có kết quả hỗn hợp.
Berkeley, maddi dünyanın var olduğunu reddetme çabasında değildi.Berkeley tin rằng vật chất không tồn tại.
Neisser Hansen'in yardımlarını değersizleştirmek için çaba sarf etti.ナイサーは努力をする中でハンセンの援助を軽視していた。
Alman sevgilisinin ve oğlunun çabaları sonucu serbest kalana kadar, üç ay boyunca, hapishanede kaldı.彼女はドイツ将校の恋人と息子との協調的な努力により首尾良く解放されるまでは3ヶ月獄中で過ごした。
Bölgede kalıcı yerleşimi sağlamaya yönelik ilk çabalar başarısızlıkla sonuçlandı.恒久的開拓地を造ろうとした初期の試みは失敗した。
Müze, uzun yıllar boyunca insan penisi elde etmek için çabaladı.長年にわたり、同館はヒトの陰茎標本の入手に向け努力していた。
Bu bir son dakika çabası oldu ve işe yaradı.これは最後の僅かな努力ではあったが、正しく機能した。
Kelime anlamı “çaba göstermek”.口癖は「努力」。
Miras hakkı için kardeşleri ile mücadele etti ancak çabası sonuçsuz kaldı.しかしまた兄に叛き、敗れて捕らえられ、杖罰を受けて許された。
Aslında, bu tür bir çabanın varlığı durumunda ciddi eleştırılere maruz kalabilirdik.実際、我々がそれを試みていれば、厳しく批判されただろう。
Kendi kendine yetebilirlik için çok çaba sarfetse de Kuzey Kore diğer ülkelerden ekonomik yardım almıştır.しかし、経済的自立の願望に反して、北朝鮮は他の諸国からの経済援助に依存し続けている。
İnsandaki tanrısal ruh, bedende (soma) bir mezarda (sema) gibi hapistir, öte dünyaya kavuşmaya çabalar.何と云はうか、人間としての義務(つとめ)において、神であらせられるべきだつた。
Aşkın Çabası Boşuna.恋に不器用。
Alexandre Cabanel (28 Eylül 1823 - 23 Ocak 1889), Fransız ressam.アレクサンドル・カバネル(Alexandre Cabanel, 1823年9月28日 - 1889年1月23日)は、フランスの画家。
Çelişkilerin çözümlenmesi için özel bir çaba gösterilmelidir”.そして「戦うことでは解決し得ない問題を、戦うことで解決しなくてはならない」という矛盾した戦いを強いられることとなる。
Hep bu ve bunun gibi çabaların peşindedirler.「こんなこともあろうかと」と言うチャンスを常に狙っている。
Törende Broadway Cabaret özel bir performans sahneledi.満員御礼のSOLD OUT公演となった。
Bugüne kadar, aynı teknikler kullanılarak yerçekimini anlatma çabaları başarısızlıkla sonuçlanmıştı.同様の理論を用いて重力を記述する試みは現在のところ成功していない。
Televizyonda duydukları da cabasıdır.テレビの占いにもかかわる。
Sevgisini kazanmak için ise çok çabalamak gerek.ぼくはその愛に応えようと一心に努力している。
At; bilimsel adı Equus Caballus’tur.名称はウマの学名であるEquus caballusに由来する。
Muhalefetin yeni hükûmet kurma çabasında bir sonuç alınamadı.他の植民地は新法の執行に反対しなかった。
Müzikal oyuncu olarak, "Fame" , "Kiss of the Spider Woman" ve "Cabaret" adlı gösterilerde rol almıştır.ミュージカル女優として「フェーム(英語版)」、「蜘蛛女のキス(英語版)」、「キャバレー」の主演を務めた。
Ancak çabası yeterli olmadı.しかし彼の努力はあまり効果がなかった。
Kendi çabasıyla Fransızca öğrendi.彼女の影響でフランス語を学習するようになった。
Ama bu üstünlüğü hiçbir çaba olmaksızın gelip birilerinin fark etmesini isterler.その極致は、何物を求めず、何者にも事えず、超然自立するだけの志あることが貴い。
Katılımcı, çoğulcu demokrasiyi uygulamaya yönelik bir çaba içine girer.これらの政党は、キューバにおける多元的民主主義の実現を目指す運動を推進している。
Şirket yurtdışı ile yük taşımacılığını gerçekleştirmeye çaba harcadı.平時は海外からの重油輸送に従事した。
III. Napolyon’un çabaları sonucu Meksika tahtı Maximilian’a teklif edilir.ナポレオン3世の圧力を受けて、帝冠はマクシミリアンに差し出された。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod