Ana içeriğe geç
Sözlük

çaba ile cümle

çaba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yeni insana, daha doğrusu değişen insana yeni anlatım olanakları aramak çabasıydı."Für dich, mein Prachtstück, muss man sich schon etwas anderes einfallen lassen.”
Yerli köylü kendi çabalarınca çok küçük çapta arıcılık yapmaktadır.Der Wirt schlägt sie bei jedem noch so kleinen Fehler.
Taraftarında beklediği bu uğraş tesisleşmek ve kulübü büyütme çabasıdır.Sie sehen dies als einen Angriff auf sich selbst und ihren Club an.
Şayet başarısız olursam, hikâyemi nakşet ki bunca çaba boşa gitti sanılmasın.Soll ich denken, dass ich mein Glück verpasst habe, wie ich so ziemlich alles verpasst habe.
Askerden sonra kendi çabasıyla Arapça öğrendi.Er brachte sich für seine Arbeit selbst Arabisch bei.
Çin ile yaşanan gerginliğin yumuşatılması için de çaba sarf etti.Auch wolle er die Beziehungen zur Volksrepublik China entspannen.
Özgün adı Cabaret.Der Name bedeutet Moorhaus.
Bu yüzden çabalamayı keser.Aber der Versuch mißlingt.
1993'te yeniden kortlara dönme çabasında bulundu.1993 schlug die Qualifikation erneut fehl.
Tüm çabalarına rağmen ataması yapılmadı ve Antalya'da kaldı.Trotz ihres wissenschaftlichen Namens kommt sie nicht in Chile vor.
Ancak bir "önemsiz" teori tutarsızlıkları gibi, LHC'de deney çabaları erişilebilir olabilir.Kontroverse um mögliche Gefahr durch Experimente am LHC.
Bununla birlikte Pakistan'da bu yasaya karşı iptali için verilen çaba halen sürdürülmektedir.Hingegen wurde das Handelsverbot für Elfenbein verlängert.
Bu gençlerin çabaları şehrin bütün semtlerinde büyük destek görmüştür.Alle diese Partnerschaften erfreuen sich großer Unterstützung innerhalb der Gemeinde.
Bu durumun farkında olan İngilizler muhtemel bir savaşı engellemek için çaba harcadılar.Da dies den Regierungen bewusst sei, würden diese versuchen, einen Krieg zu verhindern.
Fakat onun serbest bırakılması ise sırf Pers Savaşlarında verdiği çabalardan ötürüdür.Seine Ernennung soll vor allem wegen seiner im Krieg geleisteten Dienste erfolgt sein.
1913’te Estonya halkının kendi çabalarıyla inşa edilmiştir.1921 optierten sie für die estnische Staatsangehörigkeit.
Buna karşın, Avusturyalıların Rus Ordusu'nu çevreleme çabası sonuçsuz kalmıştır.Der Versuch einer Umschließung der russischen Truppen schlug allerdings fehl.
Gerçeği görmek, çaba gösteren herkes için mümkündür.Der einzige Weg, um weiterzumachen, ist, jeden Menschen als Möglichkeit zu sehen.
6. sezon finalinde doğan çocuğu ise cabası.Sie erleidet am Ende der sechsten Staffel eine Frühgeburt.
Bu imalathaneler yeni markalar oluşturma çabası içindedirler.Das Werk war zweifellos in der Lage, solche neuen Aufbauten zu liefern.
2005 yılında kendi çabalarıyla, doğduğu kente Baksi Müzesini kurdu.Bis zum Jahr 2005 leitete er das 1991 gegründete Heimatmuseum Seelze.
Daniel’in uzlaşma çabalarına rağmen babası bu kininden ölümüne dek vazgeçmemiştir.Trotz Daniels Versöhnungsversuchen blieb es beim Bruch zwischen ihm und seinem Vater.
Tüm suçlama ve eleştiriler "yabancıların ülkemize müdahale çabaları" söylemiyle geçiştirilmeye çalışılıyordu.Ein anderer Kritiker nannte den Besuch „ausländische Intervention in unsere inneren Angelegenheiten“.
Böylece Protestanların yurttaşlık hakları için savaş vererek köleliğin kaldırılması için çaba göstermiştir.Er setzte sich für die Bürgerrechte der Protestanten und die Abschaffung der Sklaverei ein.
Örgüt, halen yasadışı faaliyetlerde bulunmakla birlikte siyasileşme çabası içindedir.Zu sehr sind sie bereits in illegale Machenschaften verstrickt.
Yunanistan ile birleşme çabalarını gerçekleştirme (Enosis).Sie befürwortete den Anschluss Zyperns an Griechenland (Enosis).
Ne var ki, Fransızların bölgeyi yerleşime açma çabaları başta sonuç vermedi.Durch diese Maßnahmen waren die Franzosen anfangs bei der Bevölkerung nicht unbeliebt.
Bu da, Müttefiklerin Japon savaş esirleri ve sivilleri besleme çabalarını daha da zor bir hale getirdi.Das japanische Militär setzte asiatische Zivilisten und Kriegsgefangene zur Zwangsarbeit ein.
Orfeo'nun tüm çabaları Eurydice'i eski aşığının gazabından korumaya yetmez.Orfeo selbst gibt seinem Schmerz über den Verlust seiner Geliebten Eurydice Ausdruck.
Alternatif endüstri geliştirme çabaları vardır.Ein Ansatz zur Entwicklung alternativer Strukturen.
İlk albümleri 5 Songs'u kendi çabalarıyla 2001'de çıkardılar.2001 veröffentlichte die Band ihr erstes Album 5 Songs selber.
Çabaların büyük bir kısmı kumandasız topçu roketi yapmak üzerineydi.All diese Komplexe verfügten über ungelenkte taktische Raketen.
Çaba olmaksızın hiçbir şey tamamlanmaz.Rien n'est accompli sans effort.
Teşekkürler, çaba sarfedeceğim, umarım ki seni hayal kırıklığına uğratmam.Merci, je vais faire des efforts, j'espère juste ne pas te décevoir.
Bu sonuca ulaşmak için çaba göstermeliyim.Je dois m'efforcer d'atteindre ce résultat.
Rishon Modeli bu alandaki tipik çabaları göstermektedir.Le modèle Rishon illustre certains efforts typiques dans le domaine.
Marsilya'da kocasının bırakılması ve yurtdışına çıkma olanakları için çaba gösterdi.À Marseille, elle se préoccupe de la libération de son mari et des possibilités de fuir à l'étranger.
Bunu başaramayınca kilise ve sinagogların kapatılması için çaba verdi.Échouant dans son projet, il tente de faire fermer les églises et les synagogues.
Çabalarına rağmen, V. İoannis ve oğulları Teodore ile Manuil aynı yılın ekim ayında hapsedildiler.Malgré ses efforts, son mari et ses fils Théodore et Manuel sont emprisonnés en octobre de la même année.
Ama çabalarının başarısını Tucholsky göremedi.Tucholsky n'a pas vécu le succès de ses efforts.
2012 yılında, Powazki Mezarlığı kısmen Pilecki'nin kalıntıları bulabilmek için bir çaba ile kazılmıştır.En 2012, le cimetière de Powązki est partiellement fouillé dans le but de retrouver ses restes, sans succès.
Şarkı birkaç farklı şey hakkında – benim çabalarım hakkında, şöhret mi istiyorum sevgi mi?La chanson concerne plusieurs thèmes distincts – il s’agit de ma lutte, je veux la gloire ou je veux l’amour ?
Miras hakkı için kardeşleri ile mücadele etti ancak çabası sonuçsuz kaldı.Auparavant, il a pris soin de se réconcilier avec son frère qui, comblé de bienfaits, marche à ses côtés.
19. Ordu karargahı büyük bir çaba harcayarak Wadino civarında kuşatmayı yarmayı başardı.La 19e Armée tenta d'échapper à l'encerclement près de Wadino.
Oligarşiler ayrıca toplumun dörde ayrılan yapısını ortadan kaldırmak için çaba göstermiştir.Le nouveau gouvernement s'est également efforcé de supprimer les quatre divisions de la société.
Çabalarını "Günahtan Arınma" konusuna yöneltmişler, ancak Günahın asıl nedeni konusunda yetersiz kalmışlardı.Les siens se débandèrent ; il fut grièvement blessé, et ne parvint qu’avec peine à échapper à ses vainqueurs.
Avusturya'da Rothschildlerin çabaları çabuk sonuç verdi.C'est dans l'Empire d'Autriche que l'action des Rothschild porte en premier ses fruits.
Vazgeçmeye çabalamak yerine bu halde kalmayı tercih edebilir.Autrement dit, mieux vaut essayer que de renoncer.
Ömer Muhtar'la görüşme çabaları sonuçsuz kaldı.Les tentatives d'identification du Maître des demi-figures sont toutes restées infructueuses.
Bu çabaların bazılarında başarılı oldu.Certaines de ces tentatives réussirent.
Bozgunculuk, çaba gösterilmeden yenilginin kabullenilmesidir.Le défaitisme est une acceptation de la défaite sans aucune résistance.
Bizanslıların çabalarına rağmen, Sasaniler duvarlara yaklaşıp ve gedik açmayı başardılar.Malgré les efforts des Byzantins, les Perses parviennent à s’approcher des murs et à créer une brêche.
Bunun için oldukça çaba gösterilmesi gerekmektedir.Il fallait à l'évidence quelque chose de très fort pour y arriver.
1184 yılı boyunca ise Sibylla ile Guy'un evliliklerini fesh ettirmek için çabalara girişti.Les premiers mois de l'année 1184 virent le roi tentant d'annuler le mariage de Guy et de Sibylle.
Bu çabalar da köye bir girdi meydana getirmemektedir.Cette déviation ne traverse aucun village.
İmparator bundan sonra otoritesini yeniden kurmaya çabaladı.Le Sénat crut le moment venu de rétablir son autorité.
Çabalar sonuç verecek ve 1918 yılında Çekoslovakya bağımsız olacaktır.En 1918, la Tchécoslovaquie devient indépendante.
Almanlar ise bu grevleri sonlandırmak için çaba sarf ediyordu.Les Allemands eux-mêmes doivent organiser la répression pour faire cesser la grève.
Aylar süren bu çabalar netice vermedi.Pendant plusieurs mois, ils ne furent plus inquiétés.
Kadınların yaşam koşullarını düzeltmek için çaba harcadı.Elle travaille aussi à l'amélioration des conditions de vie des femmes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod