Ana içeriğe geç
Sözlük

çaba ile cümle

çaba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bizim çaba başarısızlıkla sona erdi.Our effort ended in failure.
Azınlık partisi, faturaların geçişini engellemek için son çabayı sarfetti.The minority party made a last-ditch effort to block passage of the bills.
Hayatta başarı sürekli çaba gerektirir.Success in life calls for constant efforts.
Hiç kimse çaba olmadan dünyada başarılı olmaz.No one succeeds in the world without effort.
Başarılı olman ya da olmaman sadece senin kendi çabana bağlıdır.Whether you succeed or not depends on your own efforts.
Başarı çoğunlukla çabaya bağlıdır.Success depends mostly on effort.
Başarı sizin çabalarınıza bağlıdır.Success depends on your efforts.
Hükümet ülkemizi temiz ve yeşil hale getirmek için çaba sarf etmiştir.The government has made efforts to make our country clean and green.
Elinden geldiğince çabala.Try hard.
Büyükbabam hâlâ yeni fikirleri almak için çabalıyor.My grandfather still endeavors to absorb new ideas.
Bu uzun ısrarlı bir çaba gerektirecek.This is going to require a long steady effort.
Büyük başarılar sürekli çabadan kaynaklanmaktadır.Big successes result from constant effort.
Herkes verimlilik için çaba gösteriyor fakat birkaçı ulaşıyor görünüyor.Everyone strives for efficiency but few seem to attain it.
Onun çabaları için teşekkürler, o amacına ulaştı.Thanks to his efforts, he attained his object.
Çabalarım hiç sonuç vermedi.My efforts produced no results.
Çabalar her zaman faydalı olmaz.Efforts do not always pay off.
Çabanız mutlaka sonuç verecek.Your effort will surely bear fruit.
Çabanız mutlaka meyvesini verecek.Your effort will surely bear fruit.
Çaba güzel sonuçlar üretir.Effort produces fine results.
Tüm çabalarımın yararsız olduğu ortaya çıktı.All my efforts turned out to be useless.
Çaba sarfetmemiz önemlidir.It is important that we make an effort.
Çaba sarf etmeden hiçbir şey elde edemezsiniz.You cannot achieve anything without effort.
Onun başarısı çabalarına bağlıdır.His success depends on his efforts.
Onun başarılı olup olmayacağı onun çabalarına bağlıdır.Whether he will succeed or not depends on his efforts.
Onun bütün çabaları başarısız oldu.All his endeavors proved unsuccessful.
Onun çabaları iyi sonuçlar doğurdu.His efforts led to good results.
Onun çabaları sayesinde, tüm mürettebat kurtarıldı.Thanks to his efforts, all the crew were saved.
Çabaları boşunaydı.His efforts were in vain.
Onun çabası meyve verecek.His effort will bear fruit.
Onun çabaları boşa çıkar.His efforts come to nothing.
Daha çok çabalamazsa, başarısız olur.He'll fail, unless he tries harder.
Büyük çabalarına rağmen başarısız oldu.He failed in spite of his great efforts.
Yalnızca onun iş için uygun olmadığını bulmak için çok çabalıyordu.He tried hard only to find that he was not fit for the job.
İstasyona erken varmak için çaba harcadı.He made an effort to get to the station early.
O bir ev satın alabilir, bir araba da cabası.He can afford to buy a house, to say nothing of a car.
O, kıyıya ulaşmak için aşırı derecede çaba sarfetti.He made desperate efforts to reach the shore.
Karısını memnun etmek için her türlü çabayı gösterdi.He bent over backward to please his wife.
Çabalarımla alay etti.He mocked my efforts.
O, sınavı geçmek için her türlü çabayı sarfediyor.He is making every possible effort to pass the examination.
O, sınavı geçmek için bir çaba harcadı.He made an effort to pass the examination.
O bütün çabalarını işe yaramaz buldu.He found all his efforts of no avail.
Kutuyu kaldırmak için bütün gücüyle çabaladı.He tried with all his might to lift the box.
O, çaba eksikliği nedeniyle başarısız oldu.He failed due to lack of effort.
Tüm çabaları ile, o başarılı olamadı.With all his efforts, he couldn't succeed.
O çaba kuvvetiyle başardı.He succeeded by dint of effort.
O çabaları sayesinde başarmıştır.He succeeded by virtue of his efforts.
O, çabalarına rağmen işinde başarısız oldu.He failed in his business in spite of his efforts.
Onların bütün çabaları boşunaydı.All their efforts were in vain.
Çabaları boşa çıktı.Their efforts came to nothing.
Onların çabaları hiçbir şey için değildi.Their efforts were not for nothing.
Onlar müşteri ilişkilerini geliştirmek için sürekli çabalarlar.They strive constantly to improve customer relations.
Çabalarımızla alay ettiler.They scoffed at our efforts.
Onun başarısı, onun çabalarının sonucudur.Her success is the result of her efforts.
Onun çabaları meyvesini verdi.Her efforts bore fruit.
O çabaladı.She tried.
O, çabalarını İngilizce konuşmayı öğrenmeye yöneltti.She directed her efforts at learning to speak English.
Ağlamamak için boş yere çabaladı.She tried in vain not to cry.
O, bizim çabalarımızı doğru yönde yönlendirdi.She steered our efforts in the right direction.
O, sınavı geçmek için çok çabaladı.She exerted herself to pass the examination.
Aklını şüphelerden temizlemek için çok çabaladı.She tried hard to clear her mind of doubts.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod