çağrı ile cümle

çağrı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Meryem Tom'a kızmıştı ve çağrılarına dönüş yapmadı.Mary was annoyed with Tom, and wouldn't return his calls.
Bir arabulucu çağrıldı.A peacemaker was summoned.
Çağrı merkezinin yüksek bir cirosu var.The call center has a high turnover.
Dün çağrılan kadın çoktan geldi.The woman that called yesterday has already come.
Bir çağrı yayımlandı.A summons has been issued.
Bir çağrı yayınlandı.A summons was issued.
Sağlık görevlileri hemen çağrıldı.Medics were immediately called.
Tom Jackson'un çağrı cihazını arar mısın?Would you please page Tom Jackson?
Bir kızdan çağrı aldım.I had a phone call from a girl.
Tom, Mary'den bir çağrı aldı.Tom received a call from Mary.
Çağrıma geri döndüğün için teşekkürler.Thanks for returning my call.
Bu isim bana bir çağrışımda bulunmadı.I don't recall that name.
Tom, bir çağrın var!Tom, you have a call!
Ben acil olarak karargaha çağrıldım.I've been summoned to headquarters urgently.
Bir hakim tarafından çağrıldım.I've been summoned by a judge.
Ben sonunda haftalardır beklediğim çağrıyı aldım.I finally received the call I had been waiting for for weeks.
Tüm hafta sonu, önemli bir çağrı için bekledim.I waited for an important call all weekend.
Tom, senin için bir çağrı var.Tom, there's a call for you.
Tom'dan bir telefon çağrısı aldım.I got a phone call from Tom.
Tom Mary'den bir telefon çağrısı aldı.Tom got a phone call from Mary.
Bu çağrıyı bekliyordum.I've been waiting for this call.
Neden hepimiz buraya çağrıldık?Why were we all summoned here?
Bu çağrılardan çok alıyorum.I get a lot of these calls.
Bir çağrı işaretin var mı?Do you have a call sign?
Tom çağrılarımı almayacak.Tom won't take my calls.
FBI çağrıldı.The FBI was called in.
O kolay bir çağrıydı.That was an easy call.
Bu zor bir çağrıydı.That was a tough call.
Bu harika bir çağrıydı.That was a great call.
Bu kolay bir çağrı değil.It's not an easy call.
Yanlış çağrıydı.It was the wrong call.
Doğru çağrıydı.It was the right call.
Tom bir 911 çağrısı yaptı.Tom made a 911 call.
Tom'un bir çağrı cihazı var.Tom has a beeper.
Henüz Bayan Jackson olarak çağrılmaya alışkın değilim.I'm not yet used to being called Mrs. Jackson.
Fadıl, Leyla'dan bir çağrı aldı.Fadil received a call from Layla.
Fadıl bir mahkeme çağrısı aldı.Fadil received a court summons.
O, Fadıl'ın ilk çağrısıydı.That was Fadil's first call.
Fadıl dedektiflerden bir çağrı aldı.Fadil got a call from detectives.
Fadıl yardım çağrısında bulundu.Fadil called for help.
Tom partiye çağrılmadı.Tom was not invited to the party.
Tom gece yarısından hemen sonra bir çağrı aldı.Tom got a call just after midnight.
Tom, Mary'den acil bir çağrı aldı.Tom got an urgent call from Mary.
Tom sabah 2.30'da bir çağrı aldı.Tom got a call at 2:30 in the morning.
Çok geçmeden Tom'dan bir çağrı aldım.It wasn't long before I got a call from Tom.
Telefon çağrılarıma geri dönmeyecek.He won't return my phone calls.
Leyla çağrıyı aldı.Layla took the call.
Sami, Leyla'dan bir çağrı aldı.Sami received a call from Layla.
Leyla, Sami'nin çağrılarını dinlemedi.Layla didn't hear Sami's calls.
Leyla, Sami'nin çağrılarını duymadı.Layla didn't hear Sami's calls.
Siz insanlar dünyevi dürtüleri düşürmeye çağrılmaktadır.You people are urged to drop the earthly impulse.
Hiçbir şey söylemezsen, bunu tekrarlamak için çağrılmayacaksın.If you don't say anything, you won't be called on to repeat it.
Bunun onun çağrısı olduğunu biliyorum.I know it's his call.
Polis çağrıldı mı?Have the police been called?
İsmimin çağrıldığını duydum.I heard my name being called.
Sami acil bir çağrı yaptı.Sami made an emergency call.
Sami, Leyla'nın çağrısını bekledi.Sami waited for Layla's call.
Sami çağrılarıma yanıt vermeyecek.Sami won't answer my calls.
Sami, saat 18'de bir telefon çağrısı aldı.Sami received a phone call at 6 pm.
Sami öğleden sonra saat 6'da bir telefon çağrısı aldı.Sami received a phone call at 6 pm.

İlgili Sayfalar