çağrı ile cümle
çağrı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çağrını alabilmek için dün gece evde kaldım.I stayed home last night to be able to receive your call.
İngilizce sınıfına çağrıldım.I was called on in English class.
Komite hemen toplantıya çağrıldı.The committee was summoned at once.
Linda, babasının ani hastalığı yüzünden üniversiteden geri çağrıldı.Linda was called back from college by her father's sudden illness.
Size daha iyi hizmet verebilmek için, çağrınız izlenebilir.In order to serve you better, your call may be monitored.
Çok geçmeden ondan bir çağrı aldım.It was not long before I got a call from him.
Paula acil bir işe çağrıldı.Paula was called away on urgent business.
O otobüsten inerken isminin çağrıldığını duydu.While getting off the bus, she heard her name called.
Tom işe geç geldiği için patronu tarafından çağrıldı.Tom was called down by his boss for coming late to work.
Birisinin yardım çağrısında bulunduğunu duydum.He heard someone calling for help.
Bekleme odası o kadar gürültülüydü ki adımın çağrıldığını duyamadım.The waiting room was so noisy that I couldn't hear my name called.
Bebek Tom olarak çağrılıyor.The baby is called Tom.
Sınıf o kadar gürültülüydü ki adımım çağrıldığını duymadım.The classroom was so noisy I didn't hear my name called.
Derhal bir doktor çağrıldı.A doctor was called in right away.
Birdenbire James'ten bir çağrı aldım.I had a call from James out of the blue.
Sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm fakat sizin için bir telefon çağrısı var.I'm sorry to disturb you, but there's a phone call for you.
Edwin adı bende hiç bir şey çağrıştırmıyor.The name Edwin doesn't ring a bell.
ABD anlaşmayı ihlal edenlere karşı bir silah ambargosu çağrısında bulunuyor.The U.S. is calling for an arms embargo against violators of the treaty.
Bay Takakura'dan bir telefon çağrısı geldi.You had a phone call from Mr Takakura.
Milletler arası bir çağrı yapmak istiyorum.I'd like to make an overseas call.
Onun çağrısına geri dönmeliyim.I must return his call.
Bugün bir sürü çağrı aldım.I've had a lot of calls today.
Ofise ilk olarak ben çağrıldım.I was called into the office first.
Telefonu kapar kapamaz bir çağrı daha geldi.No sooner had I hung up the phone than there came another call.
Adımın çağrıldığını duydum.I heard my name called.
Arada bir ondan bir çağrı alırım.I get a call from her once in a while.
Kaza mahalline çağrıldım.I was called out to the scene of the accident.
İsmimin çağrıldığını duyduğuma şaşırdım.I was surprised to hear my name called.
Bir yardım çağrısı duydum.I heard a call for help.
İsmimin kafeteryada çağrıldığını duydum.I heard my name called in the cafeteria.
Ben yardım için çağrıda bulundum.I called for help.
Caddedeki biri tarafından adımın çağrıldığını duydum.I heard my name called by someone on the street.
O, adının çağrıldığını duydu.He heard his name called.
Bir uzman tavsiye için çağrıldı.An expert was called for advice.
Geçen gün ondan bir çağrı aldım.The other day, I got a call from her.
Hızlı bir karar için endişeli olduğundan, başkan bir oy için çağrıda bulundu.Anxious for a quick decision, the chairman called for a vote.
Büyükelçi Varşova'dan geri çağrıldı.The ambassador was recalled from Warsaw.
Kimin çağrı aldığını biliyor musunuz?Do you know who took the call?
Birisi tarafından adımın çağrıldığını duydum.I heard my name called by someone.
Çağrıyı iptal etmeme gerek var mı?Should I cancel the call?
Çağrı geldiğinde tesadüfen dışarıdaydım.I happened to be out when the call came.
Japonya'ya bir çağrı yapmak istiyorum.I'd like to make a call to Japan.
Adının çağrıldığını duyduğunda, o uyumak üzereydi.He was about to fall asleep, when he heard his name called.
Çağrılmaması onu hayal kırıklığına uğrattı.He was disappointed at not being invited.
Adının çağrıldığını duyduğunda neredeyse uyuyordu.He was almost asleep when he heard his name called.
O, adının çağrıldığını duymadı.He didn't hear his name called.
O, tanıklık etmek için çağrıldı.He was called to give evidence.
O, düşüncelere dalmışken, adının çağrıldığını duydu.While he was lost in thought, he heard his name called.
Mahkemeye çağrıldı.He was summoned to appear in court.
O, iş için çağrıldı.He was called away on business.
O gezisinden geri çağrıldı.He was called back from his trip.
Uzun süredir ondan ilk kez bir çağrı aldım.I had a call from her for the first time in a long time.
Ondan bir telefon çağrısı aldım.I had a telephone call from her.
Ondan bir çağrı aldığımda okumanın ortasındaydım.I was in the middle of reading when I had a call from her.
O, kalabalıkta adının çağrıldığını duydu.She heard her name called out in the crowd.
O yardım için çağrıda bulundu.She called for help.
Kocam iş için çağrıldı.My husband was called away on business.
Adınızın çağrıldığını duydunuz mu?Did you hear your name called?
Adınız çağrıldığında ayağa kalkın.Stand up when your name is called.
Lütfen oturun ve adınız çağrılıncaya kadar bekleyin.Please have a seat and wait until your name is called.