çağlar ile cümle

çağlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Burada daha önceki çağlara ait bulgular ele geçmemiştir.حيث لم يكن لديهم خيار آخر للاعتبارات الواردة آنفاً.
Bu kuram, buzul çağlarını Milankovitch döngülerinden daha iyi açıklayabilir.Isto poderia explicar melhor as idades do gelo do que os ciclos de Milankovitch.
Çağlar boyunca Çin’deki bilim alanına çok önemli katkılarda bulunan birçok kişi vardır.Há muitos contribuidores notáveis no campo da ciência chinesa ao longo dos anos.
Orta çağlarda Roma'nın en meşhur yeriydi.Na Idade Média, era a região mais populosa de Roma.
Tarihin en eski çağlarından beri uçabilmek insanoğlunun en büyük hayallerinden biri olmuştur.Voar sempre foi um dos grandes sonhos da humanidade.
"Çağları delen tünel".«Seção Túnel do Tempo».
Orta Çağlarda kuzey Avrupa'nın en büyük ve en zengin şehirlerinden biri olmuştur.Na Idade Média, era uma das mais ricas e significativas cidades do norte da Alemanha.
Geçitlerden eski çağlardan beri yollar geçmiş, son zamanlarda da tren yolları tarafından kullanılmışlardır.Aqui estão os que vêm de longas caminhadas pelos roteiros do passado.
Gine solucanı hastalığı eski çağlardan beri bilinmektedir.A doença do verme-da-guiné é conhecida desde a antiguidade.
Bölge eski çağlardan beri yerleşim alanı olmuştur.A área tem sido habitada desde tempos antigos.
Antik çağlarda savaş yazılı tarihin başlangıcından antik dönemin sonuna kadar geçen dönemdeki savaş tarzıdır.As Guerras antigas foram as guerras que foram conduzidas do começo da história ao fim da idade antiga.
Sütçüler İlçesinin Tarih Öncesi ve Tarihi Çağları tam olarak bilinmemektedir.Por isso, não se sabe ao certo o papel da mulher no período pré-histórico.
Ayrıca lise çağlarında tenis oynamaya da merak salmıştır ve profesyonel oyuncu kariyerine de sahiptir.Na escola secundária chegou a se interessar por tênis, considerando uma carreira profissional.
Jeolojik, kimyasal ve paleontolojik olmak üzere buzul çağlarının üç temel kanıtı bulunmaktadır.Existem três tipos principais de evidências de eras glaciais: geológicas, químicas e paleontológicas.
Güney Arabistan çok eski çağlarda baharat ticaretinin önemli bir merkeziydi.Na Antiguidade, a Somália foi um importante centro de comércio com o resto do mundo antigo.
Eski buzul çağlarından kalan buzul kalıntılarıdır.Eles são testemunhos da última Idade do Gelo.
Bu Amfitiyatro, "Colosseum" olan diğer adını Orta Çağlarda yanında bulunan bu heykelden almıştır.Este edifício tomou o nome de "Coliseu" na Idade Média, em referência à estátua.
Biyoloji tarihinde antik çağlardan günümüze yaşayan dünyanın incelenmesi ele alınmaktadır.A história da biologia traça o estudo do meio vivo desde a Antiguidade até aos tempos modernos.
Bu enfeksiyonlar antik çağlardan beri insanlarda görülmektedir.A doença está presente nos seres humanos desde a Antiguidade.
Cemiyet, adını eski çağlarda bölgenin eski adı Pontus'tan almıştır.La Parroquia Com este nome se conhece o antigo povoado de El Punta.
Dolayısıyla bu döneme "Karanlık Çağlar" adı verilir.Como resultado, este período foi chamado de “Eras Escuras”.
Örmeciliğin tarihi antik çağlara dayanır.A Lei da identidade se origina da antiguidade clássica.
Ancak, daha sonraki çağlarda unutuldu.Que ao longo dos tempos estavam esquecidos.
Daha önceki çağlarda "mikado" terimi kullanılırdı.Até então somente o termo "Volksauto" tinha sido usado.
Tarih öncesi çağlardan bu yana gökyüzü dünyanın her yerindeki kültürlerden insanların ilgisini çekmiştir.Historicamente, as estrelas foram importantes para as civilizações em todo o mundo.
Tarih öncesi çağlarBefore Present Datering Kalenderjaar
Novus Ordo Seclorum, Latincede "Çağların yeni düzeni" anlamına gelir.Novus ordo seclorum is Latijn voor "Nieuwe orde van de tijden".
Gine solucanı hastalığı eski çağlardan beri bilinmektedir.De guineawormziekte is al bekend sinds de oudheid.
Her manvantara kendi içinde çağlara ayrılır.Bij elke opgaande slag wordt de zaagslede naar voren bewogen.
Antik çağlardan beri gezegenlerin varlığı bilinirdi.Zij zijn op de hoogte van het bestaan van de Ouden.
Bu enfeksiyonlar antik çağlardan beri insanlarda görülmektedir.Mensen krijgen deze infecties al sinds de vroegste tijden.
Kerpiç çok eski çağlardan beri yapı malzemesi olarak kullanıla gelmiştir.Baksteen wordt al zeer lang als bouwmateriaal gebruikt.
Bileşikleri orta çağlarda biliniyordu.Het gebruik was in de Middeleeuwen al bekend.
Altın, gümüş, kalay, bakır, kurşun ve cıva demir gibi elementler eski çağlardan beri biliniyordu.Sommige elementen zoals goud, zilver, ijzer en koper zijn al heel lang bekend.
Antik çağlarda akarsuyun adı Assamus olarak geçer.In de Oudheid heette de stroom Assamus.
Çağlar Yiğitoğulları (d.(Die) Jeugjare' (van Johannes Meintjes).
Pravadı eski cağlardan beri gümrük noktası olarak işlev gördü.Opaal wordt al sinds de oudheid als edelsteen bewerkt.
Bölge eski çağlardan beri yerleşim alanı olmuştur.Het gebied is bewoond sinds de oudheid.
Geç Orta Çağlar Avrupa'da bir karışıklık dönemiydi.De late middeleeuwen waren voor Europa in velerlei opzicht een periode van crisis.
Biyoloji tarihinde antik çağlardan günümüze yaşayan dünyanın incelenmesi ele alınmaktadır.De geschiedenis van de biologie betreft de studie van de levende wereld van oude tot nieuwe tijden.
Filmin başrol oyuncuları Engin Çağlar, Hale Soygazi ve Ahmet Mekin'dir.Hoofdrolspelers zijn: Kadir Inanır, Türkan Şoray en Ahmet Mekin.
Bu kuram, buzul çağlarını Milankovitch döngülerinden daha iyi açıklayabilir.Deze initiële natuurlijke temperatuurstijgingen kunnen verklaard worden door de Milanković-cycli.
Antik çağlarda bu kelime hem pelikanlar hem de ağaçkakanlar için kullanılmaktaydı.Dit schrift werd in vroeger tijden ook gebruikt voor belangrijke documenten in het Boeginees en Mandar.
O çağlarda belli kadar dini sinkretizm de olmuştur.Ook een aantal heiligenbeelden zijn van die tijd.
Önceki çağlarda ulaşımda önemli bir su yoluydu.Het lag al toen rond belangrijke waterwegen.
Aytos'un antik çağlara kadar uzanıyor olan zengin ve uzun bir tarihi vardır.Mainz heeft een lange geschiedenis, die teruggaat tot de prehistorie.
Çağlar, 1983 yılında ABD adına casusluk yapma suçlamasıyla tutuklandı.W czasie procesu, który odbył się w 1983 był oskarżany o szpiegostwo na rzecz Amerykanów.
Ospedale Vecchio (Eski Hastane): 1250de yapılıp Rönesans çağlarında yenilenmiştir.Ospedale Vecchio, Stary Szpital, wybudowany w 1250 i następnie przebudowany w stylu renesansowym.
Jaguar, uzun çağlar boyunca Orta ve Güney Amerika’da gücün ve kuvvetin sembolü olmuştur.W prekolumbijskiej Ameryce Środkowej czy Południowej jaguar długo stanowił symbol siły i mocy.
Hayatının ilk çağlarını ismi bilinmeyen bir asker olarak yaşamıştır.Po raz pierwszy z kobietą nieznanego nazwiska.
O çağlarda görsel sanatlara olan merakı en büyük hevesiydi.W tym czasie jego największym zainteresowaniem cieszyła się sztuka wizualna.
Bu her uygarlığın, çağlara göre değişebilen farklı özel güçleri mevcuttur.Każda osoba ma inny system wartości, który może się zmieniać z wiekiem.
Antik Çağlar'dan itibaren tanınmış bir hastalıktır.Choroba znana już w starożytności.
Baharat Yolu, eski çağlarda, Uzakdoğu'yu Batı'ya bağlayan ticaret yollarından biriydi.Było i jest ważnym punktem na śródziemnomorskich szlakach handlowych prowadzących z Zachodu na Wschód.
Bileşikleri orta çağlarda biliniyordu.Łochów znany był od czasów średniowiecza.
İkinci ve Üçüncü çağlarda eskiden Ossiriand ve Thargelion olarak bilinen diyarlar Lindon ismiyle anıldı.W Drugiej Erze i później ziemie te znane są jako Lindon.
Bu dönemde kahvehaneler altın çağlarını yaşadılar.W tym czasie miejscowość przeżyła swój złoty wiek.
Fakat, yapılan araştırmalardan eski çağlarda Çekerek civarında yoğun ormanlarla kaplı olduğu anlaşılmıştır.W czasach starożytnych, według przekazów antycznych, była obficie pokryta lasami.
Geçitlerden eski çağlardan beri yollar geçmiş, son zamanlarda da tren yolları tarafından kullanılmışlardır.Man har under lång tid byggt vägar, och på senare tid järnvägar, genom pass.
Ayrıca antik çağlarda yeşim taşının böbrek hastalıklarını iyileştirici gücü olduğuna inanılırdı.Under medeltiden trodde man att rosenolja kunde bota ögonsjukdomar.

İlgili Sayfalar