Gine solucanı hastalığı eski çağlardan beri bilinmektedir.Penyakit cacing guinea telah dikenal sejak zaman kuno.
Terry, "T. Boot" olarak Çağlar Boyu Quidditch 'i Hogwarts Kütüphanesi’nden almıştır.Terry adalah "T.Boot" yang meminjam buku Quidditch dari Masa ke Masa dari Perpustakaan Hogwarts.
Geçmiş çağlardan beri eski peygamberlerin vadettikleri döneme dünyanın girmiş olduğunu ilan etti.Muhammad menerima ayat-ayat Quran secara berangsur-angsur dalam jangka waktu 23 tahun.
Bu enfeksiyonlar antik çağlardan beri insanlarda görülmektedir.Infeksi ini telah ada pada manusia sejak zaman kuno.
Mozaiğin tarihi antik çağlara uzanır.Sejarah modus ponens berawal dari zaman kuno.
Suları Çağlayan Deresi'ne akmaktadır.Pantainya landai dengan air yang bening.
Antik Çağlarda değerli bir taştı.Pewarna tersebut sangat berharga di zaman kuno.
Dolayısıyla bu döneme "Karanlık Çağlar" adı verilir.Akibatnya periode ini disebut "Zaman Kegelapan".
Şubat ayı ortasının aşk ile ilişkisi antik çağlara dayanmaktadır.Asosiasi pertengahan bulan Februari dengan cinta dan kesuburan sudah ada sejak dahulukala.
Lise çağlarında dini merasimlerde Kur'an okurdu.Selama di kapal, ia amat dihormati lantaran kepandaiannya membaca Al-Quran.
Bileşikleri orta çağlarda biliniyordu.Mereka terkenal pada Abad Pertengahan.
Pala bıyık eski çağlardan bu yana kullanılmaktadır.Celana Sirwal ini sendiri sudah ada sejak zaman dahulu.
İkinci, Üçüncü, Dördüncü ve sonraki çağlarda da devam etti.Tahun selanjutnya ia meraih peringkat dan ke-2 dan peringkat dan ke-3 pada tahun berikutnya.
LGBT tarihi, ilk çağlardan günümüze kadar gelen çok eski bir uygarlık tarihine sahiptir.Pahang mempunyai sejarah peradaban yang panjang sejak dari zaman pra-sejarah.
Poděbrady'nin tarihi orta çağlara kadar uzanmaktadır.Maklumat pengusiran tersebut masih berlaku sepanjang sisa Abad Pertengahan.
Bu tür etkinlikler, çağlar boyunca tüm dünyada yaygın ilgi görmüştür.Acara besar ini telah menerima banyak perhatian dari seluruh dunia.
Orta çağlarda Roma'nın en meşhur yeriydi.Pada Abad Pertengahan, wilayah tersebut menjadi wilayah paling berpenduduk di Roma.
Bu yapının bazı orijinal öğeleri antik çağlardan kalmıştır. .Sampai saat ini, dilokasi tersebut masih begitu banyak sisa-sisa artefak kuno.
Zaman:Antik çağlar; yak.Kebudayaan Sunda: Zaman Pajajaran.
Bu kuram, buzul çağlarını Milankovitch döngülerinden daha iyi açıklayabilir.Điều này có thể cung cấp các dữ kiện để giải thích về thời kỳ băng hà hơn là chu kỳ Milankovitch.
Uzunluğu 40 kilometre (25 mil) olan vadi, tarihöncesi çağlardan beri yerleşim görmüştür.Thung lũng dài khoảng 40 kilômét (25 mi) và được định cư từ thời tiền sử.
Çağlar Yiğitoğulları (d.Ân thị (殷氏), con gái của Ân Thái Thành (殷大成).
Gine solucanı hastalığı eski çağlardan beri bilinmektedir.Bệnh giun guinea được biết từ thời xa xưa.
Modern çağlarda deniz, Sovyet Rusya'nın önemli bir donanma ve denizaltı üssü olmuştur.Trong thời đại ngày nay nó trở thành căn cứ quan trọng của hải quân và tàu ngầm Xô viết.
Tarih öncesi çağlardan bu yana gökyüzü dünyanın her yerindeki kültürlerden insanların ilgisini çekmiştir.Về mặt lịch sử, các ngôi sao đã trở thành quan trọng đối với các nền văn minh trên toàn thế giới.
Bileşikleri orta çağlarda biliniyordu.Các hợp chất của nitơ đã được biết tới từ thời Trung cổ.
Antik çağlarda savaş yazılı tarihin başlangıcından antik dönemin sonuna kadar geçen dönemdeki savaş tarzıdır.Chiến tranh thời cổ đại là chiến tranh xuất hiện từ thuở ban đầu của lịch sử cho đến cuối thời cổ đại.
Orta çağlarda Roma'nın en meşhur yeriydi.中世期にはローマの中心地だった。
Fransız mutfağının kökeni Orta Çağlara uzanır.フランス料理でのソースは、中世にさかのぼる。
İsmini, Kıletiye'deki çağlayandan almaktadır.かれの本来の名前はノウェ(Nowë)である。
Çağlayan, Develi, Erenler ve Zafer adında dört mahallesi vardır.四宮家に仕える使用人であり、かぐやの侍女(近侍)を務める。
Orta çağlarda Azize Meryem Kilisesi olarak anılırdı.中世には生神女聖堂とされた。
Bezelye bitkisi çok eski çağlardan beri yetiştirilmektedir.羊はかなり昔から飼育されていた。
Bu efsaneler Çin'de, çok daha eski çağlarda başlamıştı.このような合理的解釈は古代においても既に行われていた。
Güney yamaç ise sözü edilen bu erken çağlara tarihlenen buluntu vermemektedir.〔例〕早よやらな(早くやれよ)〔アクセント〕「な」の直前。
Tayyibe Nur Çağlar yapmaktadır.時代により藤原氏。
İlk çağlarda itibaren kullanılmaya başlanmıştır.』以降は最初から使用可能。
İnsanların kendi saçlarının üstüne saç ekledikleri eski çağlardan beri görülmektedir.昔、年老いた老人が髪を梳いたことからつけられた。
Roma'ya su taşımak için antik çağlarda yapılmış su yollarını onartıp renove ettirdi.また衛生状態を改善するため、古代ローマの水道の一部を復旧して使えるようにした。
Bu, modern çağlardaki en ağır ve en acımasız insan buluşu olan ‘Topyekün Savaş’tır.これは現代で最も愚かで無意味な戦争であります。
Antik çağlardan modern zamanlara gelene dek savaşın ahlaki boyutu göz ardı edilmeye başlanmıştır.戦争は古代史から近代史まで歴史学の研究の対象とされてきた。
Her yanı çağlayanlarla dolu bir köy olduğun dan adına çağlayan denmiştir.昔は、万事(ばんじ)=なんでも から万事屋(ばんじや)から万屋(ばんや)とも呼ばれていた。
Çağlar Yiğitoğulları (d.粟田百済(春日粟田百済)の子。
Ta eski çağlarımızdan beridir kullanılıyor.古い時代から使われ続けた道路である。
Ancak Çağlar bu maçta bekleneni verememiş ve maçın sonlarına doğru hafif bir sakatlık geçirmiştir.フォーム自体に問題はないのだが、遅くしたときの制球に問題がある。
Eski çağlardan beri kullanılır.古くから用いられている。
Antik Çağlarda Doğu Karadeniz.絶対年代 先史時代 原史時代
Kvass Doğu Avrupa'da antik çağlardan bu yana yaygın bir içecektir.克瓦斯自古以来在东欧就是很常见的一种饮料。
Lise çağlarında dini merasimlerde Kur'an okurdu.當奥斯曼被刺時,他正在閱讀《古蘭經》。
Kaliforniya antik çağlardan beri sayısız Amerika Yerlilerince meskûn edilmiştir.加利福尼亚州自古以来就生活着许多美洲原住民。
Gut antik çağlardan beri bilinmektedir.它从古代以来就已经被人们知道了。
Bileşikleri orta çağlarda biliniyordu.氮化合物早在中世纪就广为人知了。
Veri merkezinin geçmişi bilgisayar endüstrisinin ilk çağlarındaki büyük bilgisayar odalarına dayanmaktadır.数据中心在早期巨大房间内的计算产业中是有根源的。
Bu kuram, buzul çağlarını Milankovitch döngülerinden daha iyi açıklayabilir.這可以對冰河期和米蘭科維奇循環提供更好的解釋。
Bu enfeksiyonlar antik çağlardan beri insanlarda görülmektedir.毒药在远古时就已经被人们发现了。
Kendisi erişkin çağlarında matematik öğretmenliği yapmıştır.從某時候起他自學數學。
Zaman:Antik çağlar; yak.古生代 : 古代生物的時期。
İlk çağlarda cezayı veren kurum ile cezanın yerine getirilmesini, yani infazı üstlenen kurum aynıydı.以前也有人像你一样,死刑很快就核准执行了。
İsmini, Kıletiye'deki çağlayandan almaktadır.她的名字也載入史冊,為後人所稱頌。
Ancak Orta çağlara kadar cam lensler düşünülmemişti bile.然而,在望遠鏡於17世紀發明之前似乎從未被注意到。