Lazistan, eski çağlarda Kolhis’in daha sonra Lazika’nın bir parçasıydı.Később az is kiderül, hogy a Tenseiga valamikor a Tessaiga része volt.
Çağla Büyükakçay (d.Çağla Büyükakçay (s.
(Bakınız: Devrim Sönmez, Eski Çağlardan Günümüze Kulu, Konya, 2004.)(Pyhän salaisuus : kätketty todellisuus ja nykyaika, 2004.)
Geç Orta Çağlar Avrupa'da bir karışıklık dönemiydi.Myöhäisantiikki oli Euroopassa siirtymävaihe keskiaikaan.
Ezgi Çağlar (d.Väisänen (s.
Kalkolitik çağla beraber madenleri işlemeye başlandı.He aloittivat valmistamalla kivennäisvettä.
Grosseto şehrinin kuruluşunun orta çağların ortalarında olduğu kabul edilmektedir.Sölvesborgin kaupunki on perustettu keskiajalla.
Antik çağlardan beri gerek inşaat malzemesi, gerekse süs eşyası olarak camdan faydalanılmaktadır.Sodan aikana osa entisestä veturitallista purettiin tiiliä tarvittaessa.
Zaman:Antik çağlar; yak.Ritva Kolehmainen: Vanhat kuviot.
Eski çağlarda tuz az bulunan ve maliyetli bir metaydı.Suola oli entisaikaan harvinainen ja kallis hyödyke.
Gine solucanı hastalığı eski çağlardan beri bilinmektedir.Η νόσος του σκουληκιού της Γουινέας ήταν γνωστή από τους αρχαίους χρόνους.
Aytos'un antik çağlara kadar uzanıyor olan zengin ve uzun bir tarihi vardır.Το Αιτος έχει πλούσια και μακρά ιστορία που χρονολογείται από την αρχαιότητα.
Kvass Doğu Avrupa'da antik çağlardan bu yana yaygın bir içecektir.To κβας ήταν αρκετά διαδεδομένο στην Ανατολική Ευρώπη από την αρχαία εποχή.
Poděbrady'nin tarihi orta çağlara kadar uzanmaktadır.Ο θρύλος των Σκιαπόδων επέζησε μέχρι και τον Μεσαίωνα.
Bileşikleri orta çağlarda biliniyordu.Η Σανίδα υπήρχε κατά τα μεσαιωνικά χρόνια.
Pala bıyık eski çağlardan bu yana kullanılmaktadır.Το κύμινο έχει χρησιμοποιηθεί από τους αρχαίους χρόνους.
Bu özelliğinden dolayı antik çağlardan beri gözetleme yeri olarak kullanılmıştır.Λόγω του ύψους του, χρησιμοποιήθηκε κατά το παρελθόν ως πύργος αντιπυρικής παρατήρησης.
Yaklaşık olarak 12 adet çağlayan ve şelalesiyle ünlüdür.Είναι επίσης πολύ γνωστός στους παλαιοντολόγους με πάνω από δώδεκα ανακτημένους σκελετούς απολιθωμάτων.
Dolayısıyla bu döneme "Karanlık Çağlar" adı verilir.Ως αποτέλεσμα, αυτή η περίοδος έχει χαρακτηριστεί ως ο «Σκοτεινός Αιώνας».
Orta Çağlarda kuzey Avrupa'nın en büyük ve en zengin şehirlerinden biri olmuştur.Ήταν μία από τις πλουσιότερες και πιο ισχυρές γυναίκες στη Δυτική Ευρώπη κατά τη διάρκεια του Μεσαίωνα.
Çağlayan Deresi üzerine konumlanmıştır.Αναφέρεται στη Παλαιά Διαθήκη.
Bezelye bitkisi çok eski çağlardan beri yetiştirilmektedir.Το φυτό καλλιεργούνταν από τα αρχαία χρόνια.
Dünyanın her tarafından ve ta antik çağlaradn sıkkeler bulunmaktadır.Καθ’ όλη τη διάρκεια της αρχαιότητας έχουμε και αβαφή αγγεία.
Halkis, (Yunanca:Χαλκίς ποταμός, Halkis Potamos) antik çağlardan beri bilinen bir İlia nehridir.Ο Χαλκίς είναι ποταμός της Ηλείας γνωστός από την αρχαιότητα.
Eski çağlarda ortadan kaybolan keseli türleri doğal facialardan dolayıda tükenmiş olabilir.Materialerne, som er efterladt i deres naturlige form synes ældede.
Bezelye bitkisi çok eski çağlardan beri yetiştirilmektedir.Storfrugtet røn har været dyrket helt siden oldtiden.
Tarihî Dönemler (Tarih Çağları) her toplumda aynı zamanda yaşanmamıştır.Hovedstaden har ikke eksisteret i alle tider og samfund.
Modern çağlarda deniz, Sovyet Rusya'nın önemli bir donanma ve denizaltı üssü olmuştur.I moderne tid har området haft en vigtig russisk militærbase for undervandsbåde.
Yeni Çağ, veya Erken Çağdaş Dönem, tarih çağlarının üçüncüsüdür.Forhistorisk tid (præhistorisk tid eller urhistorisk tid) er den ældste periode i menneskehedens historie.
Gut antik çağlardan beri bilinmektedir.Buen har været kendt siden oldtiden.
Aytos'un antik çağlara kadar uzanıyor olan zengin ve uzun bir tarihi vardır.Jarlsø har en rig historie som strækker sig helt fra vikingetiden.
Gine solucanı hastalığı eski çağlardan beri bilinmektedir.En koleralignende sygdom ser også ud til at have være kendt ved Ganges siden antikken.
Devlet Bakanlığı ve İhsan Sabri Çağlayangil dönemlerinde Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Vekilliği yapmıştır.Mord i ministerens Have og Mord mens ministeren Sover).
En çok çağlar boyunca antlatılan halk masalları ve onları bir geleneğe dönüştürdü.I har grebet de mest tågede af alle ideer og omdannet dem til kendsgerninger.
Daha önceki çağlarda "mikado" terimi kullanılırdı.Af samme grund har man tidligere brugt navnet "Centrospermae" om ordenen.
Sagalar eski çağlara ait sözlü edebiyatın yazıya geçirilmiş halleridir.Fra højmiddelalderen er bevaret skriftlige kilder.
Ayrıca antik çağlarda yeşim taşının böbrek hastalıklarını iyileştirici gücü olduğuna inanılırdı.Allerede i Oldtidens Grækenland var det kendt at lavement kunne have en helsefremmende effekt.
İlçenin tarihi çok eski çağlara dayanmaktadır.Tai Chis historie bygger på et meget løst grundlag.
Orta Çağlarda kuzey Avrupa'nın en büyük ve en zengin şehirlerinden biri olmuştur.Byen var i middelalderen en af Europas største og vigtigste byer.
Ayrıca lise çağlarında tenis oynamaya da merak salmıştır ve profesyonel oyuncu kariyerine de sahiptir.I high school var hun meget interesseret i tennis, og hun vurderede at træne sig til at blive professionel.
Seborga Prensliği arazisi Orta Çağlarda Ventimiglia Kontlarına bağlı idi.Nice har igennem hele middelalderen været en del af grevskabet Provence.
Antik çağlarda savaş yazılı tarihin başlangıcından antik dönemin sonuna kadar geçen dönemdeki savaş tarzıdır.Med krigføring i oldtiden menes krigføring i perioden fra historiens begynnelse frem til slutten på antikken.
Bileşikleri orta çağlarda biliniyordu.Nitrogenforbindelser var kjent i middelalderen.
Dolayısıyla bu döneme "Karanlık Çağlar" adı verilir.Derfor har denne perioden blitt kalt den «mørke tiden».
Antik çağlarda gemiler yalnızca sakin sularda ve ırmaklarda kullanılabiliyordu.Skipene i den antikke verden kunne bare operere i relativt rolig vann på sjøen og i elvene.
Bezelye bitkisi çok eski çağlardan beri yetiştirilmektedir.Morbær har vært dyrket siden oldtiden.
İkinci, Üçüncü, Dördüncü ve sonraki çağlarda da devam etti.Han ledet etter både første, andre og tredje dag.
Bu enfeksiyonlar antik çağlardan beri insanlarda görülmektedir.Tuberkulose har vært funnet hos mennesker siden forhistorisk tid.
Zaman:Antik çağlar; yak.I: Fortidsvern, årg.
Orta Çağlar boyunca Franklinler olarak bilinirdi.Helt siden middelalderen kjente man til bruk av luper.
Çoğu tarihçiye göre tarih çağları, yazının bulunması ile başlar.Blant historikere er det mest vanlig å la historien starte på det tidspunkt hvor der finnes skrevne kilder.
Gut antik çağlardan beri bilinmektedir.Sagen var kjent helt siden antikken.
Tarih öncesi devirler arasında Taş çağı, Bronz çağı ve Demir çağı gibi çağlar yer almaktadır.Forhistorisk tid kan deles inn i epoker, for eksempel steinalderen, bronsealderen og jernalderen.
Eonlar, periyot, epok ve çağlara doğru bölünerek ayrılan eralardan oluşur.Den største inndelingen er eon, som videre blir delt inn i æra, periode, epoke og alder.
Bunlar ilerleyen çağlar içerisinde ayrışmıştır.Det skilles mellom ulike typer arenga.
Mısırlılar da erken çağlarda pırasayı kullandılar.Kantatene kom også tidlig.
Ada çayı, çok eski çağlarda da ünlü bir şifalı bitki olarak tanınırdı.Eidsfjorden var tidligere kjent som en fantastisk sildefjord.
Eski çağlarda çoğu insan, tabanı deriden ya da tahtadan sandallar giyerdi.Tidligere spiste de fleste bare med hendene eller brukte skje og kniv.
Rodos, antik çağlardan beri Antik Dünyanın Yedi Harikasından biri olan Rodos Heykeli ile bilinmektedir.Rhodos har vært kjent siden antikken for Kolossen på Rhodos, et av de syv underverker.
1977, Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu) Çağlar Yiğitoğulları 1977 yılında doğdu.Filmåret 1977 er en oversikt over lanserte filmer, fødte og avdøde filmpersonligheter i 1977.