Bileşikleri orta çağlarda biliniyordu.Het gebruik was in de Middeleeuwen al bekend.
Altın, gümüş, kalay, bakır, kurşun ve cıva demir gibi elementler eski çağlardan beri biliniyordu.Sommige elementen zoals goud, zilver, ijzer en koper zijn al heel lang bekend.
Antik çağlarda akarsuyun adı Assamus olarak geçer.In de Oudheid heette de stroom Assamus.
Antalya’da arkadaşlarıyla birlikte Çağlayan dergisini çıkardı.Voor het tijdschrift Margriet maakte ze interviews met bekende personen.
Çağlar Yiğitoğulları (d.(Die) Jeugjare' (van Johannes Meintjes).
Bölge eski çağlardan beri yerleşim alanı olmuştur.Het gebied is bewoond sinds de oudheid.
Geç Orta Çağlar Avrupa'da bir karışıklık dönemiydi.De late middeleeuwen waren voor Europa in velerlei opzicht een periode van crisis.
Biyoloji tarihinde antik çağlardan günümüze yaşayan dünyanın incelenmesi ele alınmaktadır.De geschiedenis van de biologie betreft de studie van de levende wereld van oude tot nieuwe tijden.
Fransızca bilen Çağlayangil, zaman zaman konuşmalarını İngilizce yapmak da istemiştir.Indien je voor lange termijn aan de slag wil, is kennis van het Frans vereist.
Filmin başrol oyuncuları Engin Çağlar, Hale Soygazi ve Ahmet Mekin'dir.Hoofdrolspelers zijn: Kadir Inanır, Türkan Şoray en Ahmet Mekin.
Bu kuram, buzul çağlarını Milankovitch döngülerinden daha iyi açıklayabilir.Deze initiële natuurlijke temperatuurstijgingen kunnen verklaard worden door de Milanković-cycli.
Antik çağlarda bu kelime hem pelikanlar hem de ağaçkakanlar için kullanılmaktaydı.Dit schrift werd in vroeger tijden ook gebruikt voor belangrijke documenten in het Boeginees en Mandar.
O çağlarda belli kadar dini sinkretizm de olmuştur.Ook een aantal heiligenbeelden zijn van die tijd.
Önceki çağlarda ulaşımda önemli bir su yoluydu.Het lag al toen rond belangrijke waterwegen.
Aytos'un antik çağlara kadar uzanıyor olan zengin ve uzun bir tarihi vardır.Mainz heeft een lange geschiedenis, die teruggaat tot de prehistorie.
Çağlar, 1983 yılında ABD adına casusluk yapma suçlamasıyla tutuklandı.W czasie procesu, który odbył się w 1983 był oskarżany o szpiegostwo na rzecz Amerykanów.
Ospedale Vecchio (Eski Hastane): 1250de yapılıp Rönesans çağlarında yenilenmiştir.Ospedale Vecchio, Stary Szpital, wybudowany w 1250 i następnie przebudowany w stylu renesansowym.
Jaguar, uzun çağlar boyunca Orta ve Güney Amerika’da gücün ve kuvvetin sembolü olmuştur.W prekolumbijskiej Ameryce Środkowej czy Południowej jaguar długo stanowił symbol siły i mocy.
Çağlayan Alpsatan (d.Ka (dusza) Akh (dusza)
Suları Çağlayan Deresi'ne akmaktadır.Pojawiają się w pobliżu wód płynących.
Armağan Çağlayan (d.The Gift You Give Yourself (ang.).
Hayatının ilk çağlarını ismi bilinmeyen bir asker olarak yaşamıştır.Po raz pierwszy z kobietą nieznanego nazwiska.
O çağlarda görsel sanatlara olan merakı en büyük hevesiydi.W tym czasie jego największym zainteresowaniem cieszyła się sztuka wizualna.
Bu her uygarlığın, çağlara göre değişebilen farklı özel güçleri mevcuttur.Każda osoba ma inny system wartości, który może się zmieniać z wiekiem.
Antik Çağlar'dan itibaren tanınmış bir hastalıktır.Choroba znana już w starożytności.
Baharat Yolu, eski çağlarda, Uzakdoğu'yu Batı'ya bağlayan ticaret yollarından biriydi.Było i jest ważnym punktem na śródziemnomorskich szlakach handlowych prowadzących z Zachodu na Wschód.
Bileşikleri orta çağlarda biliniyordu.Łochów znany był od czasów średniowiecza.
İkinci ve Üçüncü çağlarda eskiden Ossiriand ve Thargelion olarak bilinen diyarlar Lindon ismiyle anıldı.W Drugiej Erze i później ziemie te znane są jako Lindon.
Bu dönemde kahvehaneler altın çağlarını yaşadılar.W tym czasie miejscowość przeżyła swój złoty wiek.
Fakat, yapılan araştırmalardan eski çağlarda Çekerek civarında yoğun ormanlarla kaplı olduğu anlaşılmıştır.W czasach starożytnych, według przekazów antycznych, była obficie pokryta lasami.
Geçitlerden eski çağlardan beri yollar geçmiş, son zamanlarda da tren yolları tarafından kullanılmışlardır.Man har under lång tid byggt vägar, och på senare tid järnvägar, genom pass.
Ayrıca antik çağlarda yeşim taşının böbrek hastalıklarını iyileştirici gücü olduğuna inanılırdı.Under medeltiden trodde man att rosenolja kunde bota ögonsjukdomar.
Gine solucanı hastalığı eski çağlardan beri bilinmektedir.Infektion av guineamask har kunnat påvisas sedan antiken.
Uzunluğu 40 kilometre (25 mil) olan vadi, tarihöncesi çağlardan beri yerleşim görmüştür.Wachaudalen är 30 km lång och har varit befolkad sedan förhistorisk tid.
Buluntular ilk çağlara ait çanak çömlek ve kesici aletlerdir.Därefter skapar de Ask och Embla, de första människorna, av trä.
Orta çağlarda Azize Meryem Kilisesi olarak anılırdı.Före 1500-taler var namnet Sankta Maria församling.
Daha önceki çağlarda "mikado" terimi kullanılırdı.Historiskt har även titeln mikado använts.
Antik çağlarda gemiler yalnızca sakin sularda ve ırmaklarda kullanılabiliyordu.Förr i tiden kunde konstgjorda öar vara flytande strukturer i lugna vatten.
Çağlayan Deresi üzerine konumlanmıştır.Tillägg till Gamla testamentet.
Bu enfeksiyonlar antik çağlardan beri insanlarda görülmektedir.Tuberkulos har funnits hos människor sedan åtminstone forntiden.
Bu niteliksel olarak, antik çağlarda Yahudilere yönelik baskılardan farklı olmuştur.Den här typen av kollektiva anklagelser var identisk med den som tidigare uttryckts om judar.
Birinci Çağ, Ilúvatar'ın Çocukları'nın Çağları içinde en uzun olanıydı.Inte otänkbart med tanke på åldern hos de mest högljudda i fanskaran.
Tilkilik ismi, daha sonradan Çağlayan olarak değiştirilmiştir.Brukets namn ändrades senare till EBE-verken.
Köy ilk çağlardan bu yana sürekli yerleşime açık olmuştur.Sedan 1997 är beginergården återigen helt bebodd.
Eski çağlarda birçok tanrı katlettiği de belirtilir.Många av de fornnordiska gudarna kan även de skönjas.
Marmara denizinde antik çağlardan beri balıkçılık önemli bir uğraştır.Tonfisken har alltsedan forntiden vid Medelhavsstränderna varit föremål för ett betydande fiske.
Çağlayan Orhangazi’de birçok sivil toplum kuruluşunda da yöneticilikler yapmıştır.På samma sätt är det i många evangelikala samfund.
Mimarlık teorisi antik çağlardan beri farklı biçimlerde varolmuştur.Sport har utövats i olika former sedan förhistorisk tid.
Bu ovanın güney kısmında antik çağlarda bir büyük bir göl bulunmakta idi.Vid södra sidan fanns i äldre tider en vattenled.
LGBT tarihi, ilk çağlardan günümüze kadar gelen çok eski bir uygarlık tarihine sahiptir.Begreppet naturlag har en lång historia som sträcker sig till före vår tideräknings början.
Dolayısıyla bu döneme Karanlık Çağlar adı verilir.Щодо Греції цей період називають темними століттями.
Eski çağlarda yaşamış insanların kalıntıları bulunmaktadır.Життя людей за первісних часів.
Bu ovanın güney kısmında antik çağlarda bir büyük bir göl bulunmakta idi.Можливо, на території сучасного озера існувало старе озеро ще в той час.
Mozaiğin tarihi antik çağlara uzanır.Мистецтво мозаїки виникло в античну епоху.
Ayrıca lise çağlarında tenis oynamaya da merak salmıştır ve profesyonel oyuncu kariyerine de sahiptir.В старших класах захопилась тенісом і навіть думала про професійну кар'єру.
Bileşikleri orta çağlarda biliniyordu.Капелюшні шпильки відомі з часів Середньовіччя.
Ayakkabı modelleri çağlar boyunca çok çeşitlilik göstermiştir.Взуття подібного крою відоме з давніх часів.
En eski çağlardan itibaren bile iyi şifa kaynağı olarak bilinen bir çiçektir.На момент відкриття це найдавніша відома квітка.
Eski çağlarda yaşamışlardır.Розроблялося в древні часи.
Kilyos’ta yerleşim eski çağlarda başlamış.Заселення Гримайлова почалися в давні часи.