Çünkü, bu orta alanda, insanlar en aktif çağlarındalar, ve burada en narin dönemlerindeler.هذا لأن، في منتصف المنطقة هنا ، الناس في حالاتهم الأكثر نشاطا ، ومن هنا فانهم في حالاتهم الأكثر ضعفا.
Çünkü, bu orta alanda, insanlar en aktif çağlarındalar, ve burada en narin dönemlerindeler.人々は最も活動的で、次に こちら側では最も体が弱いからです。 前に戻って
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.A ki eleve el volt ugyan rendelve, a világ megalapítása elõtt, megjelent pedig az idõk végén ti érettetek,
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.đã định sẵn trước buổi sáng thế, và hiện ra trong cuối các thời kỳ vì cớ anh em,
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.đã định sẵn trước buổi_sáng thế , và hiện ra trong cuối các thời_kỳ vì cớ anh_em ,
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.Egli fu predestinato gia prima della fondazione del mondo, ma si è manifestato negli ultimi tempi per voi
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.El a fost cunoscut mai înainte de întemeierea lumii, şi a fost arătat la sfîrşitul vremurilor pentru voi,
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.han som forut var kjent, før verdens grunnvoll blev lagt, men blev åpenbaret ved tidenes ende for eders skyld,
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.han, som var forud kendt for Verdens Grundlæggelse, men blev åbenbaret ved Tidernes Ende for eders Skyld,
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.ki je bil naprej spoznan pred ustanovitvijo sveta, razodel se je pa ob koncu časov zaradi vas,
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.그는 창세 전부터 미리 알리신 바 된 자나 이 말세에 너희를 위하여 나타내신 바 되었으니
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.prédestiné avant la fondation du monde, et manifesté à la fin des temps, à cause de vous,
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.predzvedeného pred založením sveta a zjaveného pri posledku časov pre vás,
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.Předzvěděného zajisté před ustanovením světa, zjeveného pak v časích posledních pro vás,
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.Przejrzanego przed założeniem świata, a objawionego czasów ostatecznych dla was,
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.οστις ητο μεν προωρισμενος προ καταβολης κοσμου, εφανερωθη δε εν τοις εσχατοις καιροις δια σας,
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.предназначенного еще прежде создания мира, но явившегося в последние времена для вас,
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.призначеного перш настання сьвіта, обявленого в останнї часи задля вас,
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.הנודע מראש לפני מוסדות תבל ונגלה באחרית הימים למענכם׃
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.معروفا سابقا قبل تأسيس العالم ولكن قد أظهر في الازمنة الاخيرة من اجلكم.
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.基 督 在 創 世 以 前 、 是 豫 先 被 神 知 道 的 、 卻 在 這 末 世 、 纔 為 你 們 顯 現
Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı.基督 在 創世 以前 、 是 豫 先 被 神 知道 的 、 卻 在 這末世 、 纔為 你 們顯現
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilirA dělá tam to samé, co dělá déšť na zemi, vykrajuje koryta, tvoří řeky a mlhy.
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilirDež, ki ima na Titanu enako funkcijo kot na Zemlji. Dolbe struge, polni reke in doline.
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilir지구와 마찬가지로 타이탄에서도 비가 오면
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilirOmdat regen op Titan doet wat regen op Aarde doet, graaft hij kloven, hij vormt rivieren en watervallen.
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilirPloaia pe Titan face același lucru ca și pe pământ. Sapă albii, formează râuri și cascade.
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilirTen robí na Titane to, čo dážď na Zemi. Hĺbi rokliny, vytvára rieky a vodopády.
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilirY hace en Titán lo que la lluvia hace en la Tierra, talla barrancos, forma ríos y cataratas.
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilirΚαι να κάνει στον Τιτάνα ό,τι κάνει η βροχή στη Γη, χαράζει ρεματιές, σχηματίζει ποτάμια και καταρράκτες.
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilirИ да прави на Титан, това, което прави и на Земята, да дълбае дерета, да образува реки и водопади.
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilirИ они делают на Титане то же, что дожди делают на Земле, прорезают каналы, формируют реки и водопады.
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilirוכמו בכדה"א גם בטיטאן הגשם חופר ערוצים, יוצר נהרות
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilirو يفعل به ما يفعله المطر بالأرض, يحفر أخاديد, يكون أنهاراً
Dünyaya olduğu gibi yağmur Titan'da da oyuklar, nehirler ve çağlayanlar oluşturabilir滝もできます 峡谷を形成し 大規模な窪地やクレータに貯まることもあります
Evrim, sadece çağlar boyunca olan bir şey değil.Es ist nicht dieses Ding, das nur über ewig lange Zeit geschieht.
Evrim, sadece çağlar boyunca olan bir şey değil.Ewolucja to nie tylko te zmiany, które zachodzą na przestrzeni eonów.
Evrim, sadece çağlar boyunca olan bir şey değil.Het is niet iets dat alleen gebeurt over eeuwen en eeuwen van tijd.
Evrim, sadece çağlar boyunca olan bir şey değil.그것 역시 진화로 볼 수 있으며 시시각각 벌어지고 있는 자연선택의 예라 할 수 있습니다.
Evrim, sadece çağlar boyunca olan bir şey değil.Nestane se to během milionů a milionů let.
Evrim, sadece çağlar boyunca olan bir şey değil.No es esta cosa que sólo ocurre durante eones y eones de tiempo.
Evrim, sadece çağlar boyunca olan bir şey değil.Nó không phải là điều này chỉ xảy ra trên các eons và eons của thời gian.
Evrim, sadece çağlar boyunca olan bir şey değil.Non è una cosa che accade solo in miliardi e miliardi di anni.
Evrim, sadece çağlar boyunca olan bir şey değil.Δεν είναι αυτό το πράγμα που συμβαίνει μόνο σε eons και eons του χρόνου.
Evrim, sadece çağlar boyunca olan bir şey değil.Не е ли това, което се случва в продължение на векове.
Evrim, sadece çağlar boyunca olan bir şey değil.Це не те саме, що має відбуватись протягом тисячоліть.
Evrim, sadece çağlar boyunca olan bir şey değil.Этот процесс не всегда занимает миллионы лет.
Evrim, sadece çağlar boyunca olan bir şey değil.זה לא הדבר הזה שמתרחש לאורך יובלים על גבי יובלים. למרות שרוב הדברים המשמעותיים
Evrim, sadece çağlar boyunca olan bir şey değil.ليس هذا فقط هو ما يحدث على مدار السنين. بالرغم من أن معظم الأشياء الواقعية
Evrim, sadece çağlar boyunca olan bir şey değil.長い時間をかけた進化や自然淘汰でつくられてきたけど、
Geçmiş çağlarda Tanrı, bütün ulusların kendi yollarından gitmelerine izin verdi.Ce Dieu, dans les âges passés, a laissé toutes les nations suivre leurs propres voies,
Geçmiş çağlarda Tanrı, bütün ulusların kendi yollarından gitmelerine izin verdi.der in den vergangenen Zeiten hat lassen alle Heiden wandeln ihre eigenen Wege;
Geçmiş çağlarda Tanrı, bütün ulusların kendi yollarından gitmelerine izin verdi.Egli, nelle generazioni passate, ha lasciato che ogni popolo seguisse la sua strada
Geçmiş çağlarda Tanrı, bütün ulusların kendi yollarından gitmelerine izin verdi.El, în veacurile trecute, a lăsat pe toate Neamurile să umble pe căile lor,
Geçmiş çağlarda Tanrı, bütün ulusların kendi yollarından gitmelerine izin verdi.En las generaciones pasadas Dios permitió que todas las naciones anduvieran en sus propios caminos
Geçmiş çağlarda Tanrı, bütün ulusların kendi yollarından gitmelerine izin verdi.Han har under framfarna släktens tider tillstatt alla hedningar att gå sina egna vägar.
Geçmiş çağlarda Tanrı, bütün ulusların kendi yollarından gitmelerine izin verdi.han, som i de forbigangne Tider lod alle Hedningerne vandre deres egne Veje,
Geçmiş çağlarda Tanrı, bütün ulusların kendi yollarından gitmelerine izin verdi.han som i de fremfarne tider lot alle hedningefolkene vandre sine egne veier,
Geçmiş çağlarda Tanrı, bütün ulusların kendi yollarından gitmelerine izin verdi.Ki az elmúlt idõkben hagyta a pogányokat mind a maguk útján haladni:
Geçmiş çağlarda Tanrı, bütün ulusların kendi yollarından gitmelerine izin verdi.ki je v preteklih časih pustil vse narode, da so hodili po svojih potih.