çağırmaya ile cümle
çağırmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Ei hän huuda eikä korota ääntään, ei anna sen kuulua kaduilla.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.El nu va striga, nu-Şi va ridica glasul, şi nu -l va face să se audă pe uliţe.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Er wird nicht schreien noch rufen, und seine Stimme wird man nicht hören auf den Gassen.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Han råber og skriger ikke, løfter ej Røsten på Gaden,
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Han skal ikke skrike og ikke rope, og han skal ikke la sin røst høre på gaten.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Han skall icke skria eller ropa och icke låta höra sin röst på gatorna.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Hij zal behoedzaam zijn; Hij zal niet schreeuwen of ruzie maken in de straten.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Ia tak akan berteriak atau berseru dengan nyaring, suaranya tak akan terdengar di jalan
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Il ne criera point, il n`élèvera point la voix, Et ne la fera point entendre dans les rues.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.그는 외치지 아니하며 목소리를 높이지 아니하며 그 소리로 거리에 들리게 아니하며
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Não clamará, não se exaltará, nem fará ouvir a sua voz na rua.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Nebude kričať ani nepovýši ani nedá počuť na ulici svojho hlasu.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Nebude křičeti, ani se vyvyšovati, ani slyšán bude vně hlas jeho.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Nem kiált és nem lármáz, és nem hallatja szavát az utczán.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Người sẽ chẳng kêu la, chẳng lên tiếng, chẳng để ngoài đường phố nghe tiếng mình.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Người sẽ chẳng kêu_la , chẳng lên_tiếng , chẳng để ngoài đường_phố nghe tiếng mình .
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Nie będzie wołał, ani się będzie wywyższał, ani będzie słyszany na ulicy głos jego.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.No gritará ni alzará su voz, ni la hará oír en la calle
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Non griderà né alzerà il tono, non farà udire in piazza la sua voce
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Vpil ne bo, ne hrupa napravljal, in glas njegov se ne bo čul po ulicah.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Δεν θελει φωναξει ουδε θελει ανακραξει ουδε θελει καμει την φωνην αυτου να ακουσθη εν ταις οδοις.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.не возопиет и не возвысит голоса Своего, и не даст услышать его на улицах;
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.Няма да извика, нито ще издигне високо гласа си, Нито ще го направи да се чуе навън.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.לא יצעק ולא ישא ולא ישמיע בחוץ קולו׃
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.لا يصيح ولا يرفع ولا يسمع في الشارع صوته.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.他 不 喧 嚷 、 不 揚 聲 、 也 不 使 街 上 聽 見 他 的 聲 音
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.他 不 喧嚷 、 不 揚聲 、 也 不 使 街上 聽見 他 的 聲音
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››En minä ole tullut kutsumaan vanhurskaita, vaan syntisiä parannukseen."
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››eu não vim chamar justos, mas pecadores, ao arrependimento.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Ich bin gekommen zu rufen die Sünder zur Buße, und nicht die Gerechten.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››io non sono venuto a chiamare i giusti, ma i peccatori a convertirsi»
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Jag har icke kommit för att kalla rättfärdiga, utan syndare, till bättring.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Jeg er ikke kommen for at kalde retfærdige, men Syndere til Omvendelse."
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››jeg er ikke kommet for å kalle rettferdige, men syndere til omvendelse.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Je ne suis pas venu appeler à la repentance des justes, mais des pécheurs.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››내가 의인을 부르러 온 것이 아니요 죄인을 불러 회개시키러 왔노라
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››N'am venit să chem la pocăinţă pe cei neprihăniţi ci pe cei păcătoşi.``
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Nem azért jöttem, hogy az igazakat hívjam, hanem a bûnösöket a megtérésre.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Nepřišelť jsem volati spravedlivých, ale hříšných ku pokání.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Neprišiel som volať spravedlivých, ale hriešnych ku pokániu.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Nie przyszedłem, wzywać sprawiedliwych, ale grzesznych do pokuty.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Nisem prišel klicat pravičnih, temuč grešnike, da se izpokore.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››No he venido a llamar a justos, sino a pecadores al arrepentimiento
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Ta Không phải đến gọi kẻ công bình hối cải, song gọi kẻ có tội.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Ta_Không phải đến gọi kẻ công_bình hối_cải , song gọi kẻ có tội .
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Δεν ηλθον δια να καλεσω δικαιους, αλλα αμαρτωλους εις μετανοιαν.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Не прийшов я кликати праведників, а грішників до покаяння.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Не съм дошъл да призова праведните, но грешните на покаяние.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Я пришел призвать не праведников, а грешников к покаянию.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››לא באתי לקרוא הצדיקים כי אם החטאים לתשובה׃
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››لم آت لأدعو ابرارا بل خطاة الى التوبة
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››我 來 本 不 是 召 義 人 悔 改 . 乃 是 召 罪 人 悔 改
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››我 來本 不 是 召義人 悔改 . 乃是 召 罪人 悔改
Böylece öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya başladılar.Então saíram e pregaram que todos se arrependessem;
Böylece öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya başladılar.Entonces ellos salieron y predicaron que la gente se arrepintiese
Böylece öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya başladılar.E partiti, predicavano che la gente si convertisse
Böylece öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya başladılar.Ils partirent, et ils prêchèrent la repentance.
Böylece öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya başladılar.In ko so odšli, so oznanjevali ljudem, naj se izpokore,
Böylece öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya başladılar.Kimenvén azért, prédikálják vala, hogy térjenek meg.
Böylece öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya başladılar.제자들이 나가서 회개하라 전파하고