çağırmaya ile cümle
çağırmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Doktoru çağırmaya gerek yoktu.There was no need to call the doctor.
Doktor çağırmaya gerek yok.There's no need to call a doctor.
Bir taksi çağırmaya hiç gerek yok.There's no need to hail a taxi.
Çünkü ben doğru kişileri değil, günahkârları çağırmaya geldim.”I have not come to call the righteous, but sinners."
Kendisi askerleri çağırmaya gider.He plans to let the heroes come.
Neresi ağrıyor? Doktor çağırmayacaksın, değil mi?Where does it hurt? you won't call a doctor, will you?
Ve Eduardo'nun kazları yabani kazları çağırmaya başladı.And his geese are calling up now to the wild geese.
Fakat gardiyanlar onu "Bok Çocuk" diye çağırmaya başladılar.But the guards ended up calling him "Shit Boy."
Seni uzun yıllar boyunca Aragorn diye çağırmayacağım.For your name must be forgotten.
Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.He will not shout, nor raise his voice, nor cause it to be heard in the street.
Böylece öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya başladılar.They went out and preached that people should repent.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››I have not come to call the righteous, but sinners to repentance."
Sonra sizi kabirlerinizden bir çağırmaya görsün, hemen çıkıverirsiniz.And then, when He calls you out of the earth, you will emerge at once.
Bu arada AB ülkeleri vatandaşlarını geri çağırmaya başladı.EU nations meanwhile started repatriating their citizens.
UPS, Aralık 2011'de pilotları işe geri çağırmaya karar verdi.UPS decided to recall pilots back to work in December 2011.
Kendisi askerleri çağırmaya gider.RUFT ALLEIN MEINE FREUNDE.
Çünkü ben doğru kişileri değil, günahkârları çağırmaya geldim.”Y yo no he venido a llamar a justos, sino a pecadores.
Kendisi askerleri çağırmaya gider.Chiama tutti i suoi amici soldato.
Çünkü ben doğru kişileri değil, günahkârları çağırmaya geldim.”Я не хочу снисхождения; я только прошу справедливости».
Çünkü ben doğru kişileri değil, günahkârları çağırmaya geldim.”وما صليت بعدك صلاة إلا وأنا أذكر قولك».
Kendisi askerleri çağırmaya gider.ويمكن ان تجعل الجنود يأتون إليك.
Çünkü ben doğru kişileri değil, günahkârları çağırmaya geldim.”Eu não vim para convocar justos, mas sim pecadores'".
Soyutlama ve işlev çağırmaya dayanmaktadır.Refere-se ao recrutamento e seleção de pessoal.
Gardiyanlar Juan'ı 211 numaralı hücreye bırakırlar ve yardım çağırmaya giderler.Hij wordt naar cel 211 gebracht, terwijl er hulp wordt gehaald.
Megafonu alıp Arif'i çağırmaya başlar.Hij neemt haar medaillon mee en neemt contact op met Korsky.
Buna rağmen Naziler birliği aynı isimde çağırmaya devam ettiler.Działały one w republikach związkowych poprzez komisariaty o tej samej nazwie.
Soyutlama ve işlev çağırmaya dayanmaktadır.Stöd med att hitta och söka jobb.
Leonardo, il Salaino'yu "Küçük Şeytan" olarak çağırmaya devam etmiştir.Sánchez mai este cunoscut după apelativul „El Niño Maravilla” (Micuțul Minunat).
Çünkü ben doğru kişileri değil, günahkârları çağırmaya geldim.”Jeg skal sandelig ikke ringes op af en hvilken som helst urtekræmmer!"
Teklif kabul edilir, Priamos'u çağırmaya giderler.トコハに誘われてヴァンガードを始める。
Çünkü ben doğru kişileri değil, günahkârları çağırmaya geldim.”朕非惡言事,謙言自有過者。
Çünkü ben doğru kişileri değil, günahkârları çağırmaya geldim.”그러나 함께 혼인할 사람이 없었으므로 매양 단수(檀樹) 아래서 잉태하기를 빌었다.
Mengone'yi nikah için bir evlenme senedi hazırlayıp imzalatması için bir noter çağırmaya gönderir.멜러니는 서류 뭉치를 보면서 잠시 생각에 휩싸여 서명하지 않기로 하고 결혼식장을 떠난다.
Teklif kabul edilir, Priamos'u çağırmaya giderler.Поканват се да направят номинации и носителите на приза.
Kendisi askerleri çağırmaya gider.Офицерите лично водят войниците си.
Teklif kabul edilir, Priamos'u çağırmaya giderler.Trójania ho zajali a priviedli ku kráľovi Priamovi na vypočúvanie.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.A Amaza odišiel, aby svolal Júdu, ale sa oneskoril vyše času, ktorý mu uložil.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.Amasa a plecat să cheme pe Iuda; dar a zăbovit peste vremea pe care i -o hotărîse împăratul.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.Amasà dunque partì per adunare gli uomini di Giuda; ma tardò più del tempo fissato
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.Amasa fue a convocar a Judá, pero se retrasó más del tiempo que le había sido señalado
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.Amasa gik så bort for at stævne Judas Mænd sammen. Men da han tøvede ud over den fastsatte Frist,
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.Amasa partit pour convoquer Juda; mais il tarda au delà du temps que le roi avait fixé.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.Amasa tok da avsted for å kalle Juda sammen; men han drygde lenger enn den tid som var fastsatt.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.A tak odšel Amaza, aby svolal lid Judský, ale prodlil mimo určitý čas, kterýž mu byl uložil.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.A tak poszedł Amaza, aby zebrał lud Judzki; lecz się zabawił nad czas naznaczony, który mu był naznaczył.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.Foi, pois, Amasa para convocar a Judá, porém demorou-se além do tempo que o rei lhe designara.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.In Amasa odide sklicat Judovce, a se zamudi, da ni prišel ob določenem času.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.아마사가 유다 사람을 소집하러 가더니 왕의 정한 기한에 지체 된지라
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.Lalu pergilah Amasa untuk mengumpulkan mereka, tetapi dia tidak kembali pada waktu yang ditentukan oleh raja
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.méne azért Amasa, hogy összegyûjtse Júdát, de több ideig késék, mint a hogy a [király] meghagyta vala néki.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.Niin Amasa meni kutsumaan koolle Juudaa; mutta hän viipyi ohi sen ajan, jonka hän oli määrännyt.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.Und Amasa ging hin, Juda zu berufen; aber er verzog die Zeit, die er ihm bestimmt hatte.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.Vậy , A-ma-sa đi đặng nhóm hiệp người Giu-đa ; nhưng người chậm_trễ đã quá hạn đã định .
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.Vậy, A-ma-sa đi đặng nhóm hiệp người Giu-đa; nhưng người chậm trễ đã quá hạn đã định.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.И пошел Амессай созвать Иудеев, но промедлил более назначенного ему времени.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.И тъй, Амаса отиде да събере Юда; забави се, обаче повече от назначеното време, което бе му определил.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.וילך עמשא להזעיק את יהודה וייחר מן המועד אשר יעדו׃
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.فذهب عماسا ليجمع يهوذا ولكنه تأخر عن الميقات الذي عينه.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.亞 瑪 撒 就 去 招 聚 猶 大 人 . 卻 耽 延 過 了 王 所 限 的 日 期
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.亞瑪 撒 就 去 招聚猶 大人 . 卻耽 延過 了 王 所 限 的 日期