çağırmak ile cümle
çağırmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Von Spee, Pasifik'te dağınık vaziyette seyir halindeki hafif kruvazörlerini geri çağırmak üzere emir verdi.Фон Шпеє наказав легким крейсерам і транспортам розходитися в різних напрямах.
Birlik kongresini çağırmak.Вступив до Конгрегації місій.
Gettoda, halkı toplantıya çağırmak için kullanılan bir çanın olduğu bir belediye sarayı da vardı.Ghetto získalo vlastní radnici s malou zvoničkou sloužící ke svolávání zasedání.
Genç bu ismin rüyalarında kendine görünen annesinin kendini çağırmak için kullandığı isim olduğunu hatırlar.Ta odpoví, že ve spaní slyšela, jako by někdo volal její jméno.
Güvenliği çağırmaktan rahatsız olma.Nu te deranja să chemi paza.
Ancak, vergi izni alabilmek için 1640 yılında parlamentoyu tekrar toplanmaya çağırmak zorunda kaldı.Ezért kénytelen volt 1640-ben összehívni a parlamentet.
Amacı telefonla yardım çağırmaktır.Azért mennek a házba, hogy telefonon kérjenek segítséget.
Genç bu ismin rüyalarında kendine görünen annesinin kendini çağırmak için kullandığı isim olduğunu hatırlar.Ο νεαρός θυμάται ότι έτσι τον ονόμαζε η μητέρα του όταν εμφανιζόταν στα όνειρά του.
Genç bu ismin rüyalarında kendine görünen annesinin kendini çağırmak için kullandığı isim olduğunu hatırlar.Han erindrer nu, at dette navn er det navn, som hans mor brugte for ham, når hun dukkede op i hans drømme.
Politik ve stratejik kararlardaki bu hatalar, Tiberius'a yeğenini geri çağırmak için yeterli nedeni verdi.Hans feil i denne politiske bedømmelsen ga Tiberius grunn til å tilbakekalle sin nevø.
Amacı telefonla yardım çağırmaktır.Untuk bantuan bisa menghubungi telp.
Başka bir gelenek ise bütün çocukları okumaya çağırmaktır.Para pelajar sering dianjurkan untuk membacanya.
Başka bir gelenek ise bütün çocukları okumaya çağırmaktır.Nó cũng là một cách để trẻ em rèn thói quen đọc sách.
Yasak bir API çağırmak, uygulamanın Windows Mağazasında görünmesini diskalifiye eder.Nếu sử dụng một API bị cấm sẽ khiến ứng dụng không đủ điều kiện xuất hiện trên Windows Store.
Bu grup Kudüs Başpiskoposu Fulk'u Louis'yi Kudüs'e çağırmak için Antakya'ya gönderdiler.Thượng phụ Công giáo La Mã Fulk của Jerusalem, đã gửi lời mời Louis cùng tham gia với họ.
Birlik kongresini çağırmak.国会を召集すること。
Ayrıca, PKK'yı "daha aktif" bir faaliyete çağırmaktadır.現役時代、PKを確実に決めることから「PK職人」とも呼ばれた。
Bu nedenle Niko'yu çağırmaktadır.奈子に呼び出される。
Amacı telefonla yardım çağırmaktır.他提出打电话寻求帮助。
Mary, Nikki'yi çağırmaktadır.所以,我馬上跑去告訴玛丽·皮克弗。
Başka bir gelenek ise bütün çocukları okumaya çağırmaktır.딸들을 포함하여 모든 아이들은 걸음마와 말을 배우자마자 글을 읽는 법을 배웠다.
Birlik kongresini çağırmak.국회를 소집하는 것.
Ülkeye Fransızları çağırmak zorunda kalmasına neden olmuştu.למטרה זו נדרש ממנו לבקש את האזרחות הצרפתית.
Amacı telefonla yardım çağırmaktır.הם נכנסים לשם כדי לבקש עזרה או להשתמש בטלפון.
Başka bir gelenek ise bütün çocukları okumaya çağırmaktır.דובון - מותאם לילדים הלומדים לקרוא.
Gırnata Emiri, Meriniler’i yardıma çağırmak zorunda kaldı.Първият извикал на помощ татарски наемници.
Ancak, vergi izni alabilmek için 1640 yılında parlamentoyu tekrar toplanmaya çağırmak zorunda kaldı.Roku 1640 musel preto znovu zvolať parlament.
Başka bir gelenek ise bütün çocukları okumaya çağırmaktır.Podľa obyčajných ľudí čítanie kníh bolo určené jedine vzdelancom.
Ancak, vergi izni alabilmek için 1640 yılında parlamentoyu tekrar toplanmaya çağırmak zorunda kaldı.V ta namen mu je državni zbor sredi leta 1462 ponovno odobril izredno dajatev.
"Ama bu özellikle size çağırmak vermedi."Aber ich habe nicht rufen Sie an, dass vor allem zu erzählen.
"Ama bu özellikle size çağırmak vermedi."Ale já jsem volat až vám říct, že zvlášť.
"Ama bu özellikle size çağırmak vermedi."Ale ja nie wzywam was do powiedzieć, że szczególnie.
"Ama bu özellikle size çağırmak vermedi."Ale ja som volať až vám povedať, že zvlášť.
"Ama bu özellikle size çağırmak vermedi."Dar nu am te sun de până să-ţi spun că, în special.
"Ama bu özellikle size çağırmak vermedi."De én nem hívlak fel, hogy elmondjam, hogy különösen.
"Ama bu özellikle size çağırmak vermedi."하지만 난 특별히 당신에게 당신을 부르지 않았다.
"Ama bu özellikle size çağırmak vermedi.'Maar ik heb geen contact met u op om u te vertellen dat vooral.
"Ama bu özellikle size çağırmak vermedi."Ma io non ti ho chiamato fino a dirvi che particolarmente.
"Ama bu özellikle size çağırmak vermedi."Mais je ne t'ai pas appeler pour vous dire que particulier.
"Ama bu özellikle size çağırmak vermedi."Men jag har inte ringa dig upp till säga att speciellt.
"Ama bu özellikle size çağırmak vermedi."Men jeg har ikke ringe dig op for at fortælle dig, at særligt.
"Ama bu özellikle size çağırmak vermedi."Mutta en minä kutsunut sinua kertoa, että erityisen.
"Ama bu özellikle size çağırmak vermedi."Nhưng tôi đã không gọi cho bạn để cho bạn biết rằng đặc biệt.
"Ama bu özellikle size çağırmak vermedi."Tapi aku tidak meneleponmu untuk memberitahu Anda bahwa khususnya.
"Ama bu özellikle size çağırmak vermedi."Toda nisem pokličete do ti povem, da še posebej.
"Ama bu özellikle size çağırmak vermedi."Αλλά εγώ δεν σας καλέσει μέχρι να σας πω ότι ιδιαίτερα.
"Ama bu özellikle size çağırmak vermedi."Але я не закликаю вас, щоб розповісти вам, що зокрема.
"Ama bu özellikle size çağırmak vermedi."Но аз не ти се обадя да ви кажа, че особено.
"Ama bu özellikle size çağırmak vermedi."Но я не призываю вас, чтобы рассказать вам, что в частности.
"Ama bu özellikle size çağırmak vermedi.واضاف "لكن لم أكن دعوة لكم ان اقول لكم ان وجه الخصوص.
"Ama bu özellikle size çağırmak vermedi.私はちょうどボビー、夫人カーデューとチャットしてきた。"
Ama hastayı geri çağırmak, birden daha karmaşık bir hal alıyor.Aber ihn zurück zu holen, wird auf einmal mehr komplex.
Ama hastayı geri çağırmak, birden daha karmaşık bir hal alıyor.Ale vrátiť pacienta späť je zrazu oveľa zložitejšie.
Ama hastayı geri çağırmak, birden daha karmaşık bir hal alıyor.Ampak odločitev o odpovedi, kar naekrat postane kompleksna.
Ama hastayı geri çağırmak, birden daha karmaşık bir hal alıyor.Dar retrăgându-l, decizia devine deodată mult mai complexă.
Ama hastayı geri çağırmak, birden daha karmaşık bir hal alıyor.De a visszahívás újabb bonyodalmat okoz.
Ama hastayı geri çağırmak, birden daha karmaşık bir hal alıyor.Jos peruu leikkauksen, tilanne on monimutkaisempi.
Ama hastayı geri çağırmak, birden daha karmaşık bir hal alıyor.Když ho zavoláte zpět, tak je to najednou mnohem složitější.
Ama hastayı geri çağırmak, birden daha karmaşık bir hal alıyor.하지만 환자를 끌어내면 갑자기 일이 복잡해집니다.
Ama hastayı geri çağırmak, birden daha karmaşık bir hal alıyor.Men att ta tillbaka patienten blir plötsligt mer komplext.