çağırma ile cümle

çağırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Politik ve stratejik kararlardaki bu hatalar, Tiberius'a yeğenini geri çağırmak için yeterli nedeni verdi.Hans feil i denne politiske bedømmelsen ga Tiberius grunn til å tilbakekalle sin nevø.
Bunun üzerine Price Nikolay'dan en iyi adamı çağırmasını ister.Han blir lurt av Nicky til å gi Fanny høyere lønn.
Aslında onu annesi çağırmamıştır.Apalagi ibunya tidak dapat dihubungi.
Fakat dostlarının onu "Skie" diye çağırmasına izin verir.Teman-temannya memanggilnya “Kazu”.
Amacı telefonla yardım çağırmaktır.Untuk bantuan bisa menghubungi telp.
Başka bir gelenek ise bütün çocukları okumaya çağırmaktır.Para pelajar sering dianjurkan untuk membacanya.
Prezidium, aynı zamanda, TsIK'i olağanüstü toplantıya çağırma yetkisine sahipti.Presidium cũng có quyền triệu hồi một phiên bất thường của TsIK.
Başka bir gelenek ise bütün çocukları okumaya çağırmaktır.Nó cũng là một cách để trẻ em rèn thói quen đọc sách.
Yasak bir API çağırmak, uygulamanın Windows Mağazasında görünmesini diskalifiye eder.Nếu sử dụng một API bị cấm sẽ khiến ứng dụng không đủ điều kiện xuất hiện trên Windows Store.
Azmi görevliye bu arabanın şoförünü çağırmasını söyler.Điệp viên này ra lệnh cho tài xế đi ra chỗ khác.
Çalışma Malfoy’un Hermione’yi Bulanık (Muggle aileden gelen) şeklinde çağırmasıyla kötüye gider.Malfoy đã nhục mạ Hermione bằng cách gọi cô bé là "Máu bùn".
Bu grup Kudüs Başpiskoposu Fulk'u Louis'yi Kudüs'e çağırmak için Antakya'ya gönderdiler.Thượng phụ Công giáo La Mã Fulk của Jerusalem, đã gửi lời mời Louis cùng tham gia với họ.
Diğer grup üyelerini çağırma gibi birçok yetenekleri mevcuttur.他のメンバーのようにフェチな部位を多数コレクションしたりはしない。
Birlik kongresini çağırmak.国会を召集すること。
Ayrıca, PKK'yı "daha aktif" bir faaliyete çağırmaktadır.現役時代、PKを確実に決めることから「PK職人」とも呼ばれた。
Azmi görevliye bu arabanın şoförünü çağırmasını söyler.下車の場合は運転手に告げる。
Metot çağırma, ara değişken ve referans sınıflarından farklıdır.変身ポーズは変身モード時と召喚モード時で異なる。
Bu nedenle Niko'yu çağırmaktadır.奈子に呼び出される。
Teklif kabul edilir, Priamos'u çağırmaya giderler.トコハに誘われてヴァンガードを始める。
Accio: Çağırma büyüsü.別名:魔術。
Amacı telefonla yardım çağırmaktır.他提出打电话寻求帮助。
Çünkü ben doğru kişileri değil, günahkârları çağırmaya geldim.”朕非惡言事,謙言自有過者。
Bunu gerçekleştirmek için onları “ruh çağırma”şeklinde çağırırlar.不過,所召喚的spirit不能發動「召喚這隻spirit時」的効果。
Mary, Nikki'yi çağırmaktadır.所以,我馬上跑去告訴玛丽·皮克弗。
Diğer grup üyelerini çağırma gibi birçok yetenekleri mevcuttur.市民組的所有成員都不知道他們組的其他組員。
Çünkü ben doğru kişileri değil, günahkârları çağırmaya geldim.”그러나 함께 혼인할 사람이 없었으므로 매양 단수(檀樹) 아래서 잉태하기를 빌었다.
Başka bir gelenek ise bütün çocukları okumaya çağırmaktır.딸들을 포함하여 모든 아이들은 걸음마와 말을 배우자마자 글을 읽는 법을 배웠다.
Birlik kongresini çağırmak.국회를 소집하는 것.
Mengone'yi nikah için bir evlenme senedi hazırlayıp imzalatması için bir noter çağırmaya gönderir.멜러니는 서류 뭉치를 보면서 잠시 생각에 휩싸여 서명하지 않기로 하고 결혼식장을 떠난다.
Ülkeye Fransızları çağırmak zorunda kalmasına neden olmuştu.למטרה זו נדרש ממנו לבקש את האזרחות הצרפתית.
Amacı telefonla yardım çağırmaktır.הם נכנסים לשם כדי לבקש עזרה או להשתמש בטלפון.
Başka bir gelenek ise bütün çocukları okumaya çağırmaktır.דובון - מותאם לילדים הלומדים לקרוא.
Sonraki hafta Ziggler, Nakamura'yı maça çağırmadan önce başarılarını anlattığı bir promo kesti.На следващата седмица, Зиглър излиза на ринга, за да говори за своите постижения преди да предизвика Накамура.
Azmi görevliye bu arabanın şoförünü çağırmasını söyler.Но забравя да предупреди шофьора за новия маршрут.
Teklif kabul edilir, Priamos'u çağırmaya giderler.Поканват се да направят номинации и носителите на приза.
Kendisi askerleri çağırmaya gider.Офицерите лично водят войниците си.
Hayatının monotonlaştığı bir esnada Fransa'da, Paris'teki kadın arkadaşının çağırmasıyla oraya gider.Някъде по това време неин приятел я поканва на гости във Франция.
Gırnata Emiri, Meriniler’i yardıma çağırmak zorunda kaldı.Първият извикал на помощ татарски наемници.
Ancak, vergi izni alabilmek için 1640 yılında parlamentoyu tekrar toplanmaya çağırmak zorunda kaldı.Roku 1640 musel preto znovu zvolať parlament.
Teklif kabul edilir, Priamos'u çağırmaya giderler.Trójania ho zajali a priviedli ku kráľovi Priamovi na vypočúvanie.
Başka bir gelenek ise bütün çocukları okumaya çağırmaktır.Podľa obyčajných ľudí čítanie kníh bolo určené jedine vzdelancom.
Fakat dostlarının onu "Skie" diye çağırmasına izin verir.Njegovi sošolci so mu dali vzdevek “Elektrika”.
Ancak, vergi izni alabilmek için 1640 yılında parlamentoyu tekrar toplanmaya çağırmak zorunda kaldı.V ta namen mu je državni zbor sredi leta 1462 ponovno odobril izredno dajatev.
Adam: Aslında Derek'in menajerini çağırmalıyım çalması için.아담: 제가 데릭의 매니저를 불러 그걸 연주해야 하는건데요.
Adam: Aslında Derek'in menajerini çağırmalıyım çalması için.אדם: אני באמת צריך לקרוא למנהל של דרק לבוא ולנגן את זה.
Adam: Aslında Derek'in menajerini çağırmalıyım çalması için.أدم: ينبغي علي أن أطلب من مدير أعمال دِيرِيك عزفها.
Adam: Aslında Derek'in menajerini çağırmalıyım çalması için.演奏してもらいましょうか
Ah, cidden! Beni burda böyle çağırmamalısın.No naprawdę, nie powinnaś do mnie tak tutaj mówić.
Ah, cidden! Beni burda böyle çağırmamalısın.ااه، حقا! لا تناديني هكذا في هذا المكان
Ama Adoniya beni, Kâhin Sadoku, Yehoyada oğlu Benayayı ve kulun Süleymanı çağırmadı.Ale mnie, sługi twego, i Sadoka kapłana, i Banajasa, syna Jojadowego, i Salomona, sługi twego, nie wezwał.
Ama Adoniya beni, Kâhin Sadoku, Yehoyada oğlu Benayayı ve kulun Süleymanı çağırmadı.그러나 왕의 종 나와 제사장 사독과 여호야다의 아들 브나야와 왕의 종 솔로몬은 청치 아니하였사오니
Ama Adoniya beni, Kâhin Sadoku, Yehoyada oğlu Benayayı ve kulun Süleymanı çağırmadı.Maar de priester Zadok, Benaja, Salomo en ik zijn niet uitgenodigd.
Ama Adoniya beni, Kâhin Sadoku, Yehoyada oğlu Benayayı ve kulun Süleymanı çağırmadı.Men mig, din tjänare, och prästen Sadok och Benaja, Jojadas son, och din tjänare Salomo har han icke inbjudit.
Ama Adoniya beni, Kâhin Sadoku, Yehoyada oğlu Benayayı ve kulun Süleymanı çağırmadı.Men mig, din tjener, og presten Sadok og Benaja, Jojadas sønn, og Salomo, din tjener, har han ikke innbudt.
Ama Adoniya beni, Kâhin Sadoku, Yehoyada oğlu Benayayı ve kulun Süleymanı çağırmadı.Mne pak služebníka tvého, a Sádocha kněze, a Banaiáše syna Joiadova, a Šalomouna služebníka tvého nepozval.
Ama Adoniya beni, Kâhin Sadoku, Yehoyada oğlu Benayayı ve kulun Süleymanı çağırmadı.Tetapi, ia tidak mengundang saya. Imam Zadok dan Benaya serta Salomo pun tidak diundangnya
Ama Adoniya beni, Kâhin Sadoku, Yehoyada oğlu Benayayı ve kulun Süleymanı çağırmadı.А мене, мене слугата ти, и свещеника Садока, и Ванаия Иодаевия син, и слугата ти Соломона не покани.
Ama Adoniya beni, Kâhin Sadoku, Yehoyada oğlu Benayayı ve kulun Süleymanı çağırmadı.А меня, раба твоего, и священника Садока, и Ванею, сына Иодаева, и Соломона, раба твоего, не пригласил.
Ama Adoniya beni, Kâhin Sadoku, Yehoyada oğlu Benayayı ve kulun Süleymanı çağırmadı.ולי אני עבדך ולצדק הכהן ולבניהו בן יהוידע ולשלמה עבדך לא קרא׃
Ama Adoniya beni, Kâhin Sadoku, Yehoyada oğlu Benayayı ve kulun Süleymanı çağırmadı.واما انا عبدك وصادوق الكاهن وبناياهو بن يهوياداع وسليمان عبدك فلم يدعنا.

İlgili Sayfalar