çağırma ile cümle
çağırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O yardım çağırmak için komşunun evine koştu.She ran to the neighbor's house to call for assistance.
Bağırıp çağırma.Don't bite my head off.
Onlar alevleri söndürmek için itfaiye çağırmak zorunda kaldı.They had to call the firefighters to put out the flames.
Senin bir doktor çağırman gerekir.You should call for a doctor.
Bir taksi çağırmaya hiç gerek yok.There's no need to hail a taxi.
Tom polisi çağırabilirdi ama çağırmadı.Tom could've called the police, but he didn't.
Tom polis çağırmak zorunda olduğunu söyledi.Tom said he had to call the police.
Neden daha önce çağırmadın?Why didn't you call earlier?
Bir ambulans çağırmamız gerekir mi?Should we call an ambulance?
Senin bir ambulans çağırman gerekir mi?Should you call an ambulance?
Birisinin ambulans çağırması gerekir mi?Should someone call an ambulance?
Sana taksi çağırmamı ister misin?Would you like me to call you a taxi?
Sana bir taksi çağırmamı istiyor musun?Do you want me to call you a taxi?
Beni buraya çağırma nedenin bu mu?Is this why you called me here?
Ben sizi çağırmadım.I did not call you.
Sami hiç yardım çağırmadı.Sami never called for help.
Senin için taksi çağırmayı tercih ederim.I'd rather call a taxi for you.
Söz verdiğim gibi Tom'u çağırmadım.I didn't call Tom like I promised I would.
Tom'u partime çağırmadım.I didn't invite Tom to my party.
Tesisatçı çağırmamız gerekiyor.We need to call a plumber.
Polisi henüz çağırmadın mı?Haven't you called the police yet?
Sami, Leyla'dan Ferit'i çağırmasını istedi.Sami asked Layla to call Farid.
Efendim, polisi çağırmam gerekiyor mu?Sir, should I call the police?
Polis çağırma.Don't call the cops.
Düğününe Tom'u niye çağırmadın?Why didn't you invite Tom to your wedding?
Doktor çağırması gerekiyor.She needs to call a doctor.
Öncelikle Tom'u çağırmalısın.You should call Tom first.
Hayalet tren çağırma gücü kazandıHe gained the power to summon ghost trains.
Çünkü ben doğru kişileri değil, günahkârları çağırmaya geldim.”I have not come to call the righteous, but sinners."
Sonraki hafta Ziggler, Nakamura'yı maça çağırmadan önce başarılarını anlattığı bir promo kesti.The following week, Ziggler cut a promo touting his accomplishments before calling out Nakamura.
UNIX altında çekirdeği çağırmak, sistem çağrısı veya tuzak olarak bilinen bir işlemi içerir.Under UNIX, calling the kernel consists of an operation known as a system call or trap.
Pek çok basit büyüye ve efsuna (örneğin çağırma büyüsü) karşı dayanıklıdır.There are also many agraharams (settlement of Iyers) and Moothan tharas.
Prezidium, aynı zamanda, TsIK'i olağanüstü toplantıya çağırma yetkisine sahipti.The Presidium also had the authority to summon an irregular session of TsIK.
Amacı telefonla yardım çağırmaktır.He offered to telephone for help.
Yasak bir API çağırmak, uygulamanın Windows Mağazasında görünmesini diskalifiye eder.Calling a forbidden API disqualifies the app from appearing on Windows Store.
Bir süre sonra, Joffe Yamauchi ofisine onu çağırma bir telefon aldı.After some time, Joffé received a phone call summoning him to Yamauchi's office.
Mary, Nikki'yi çağırmaktadır.Helen calls Nikki back.
Azmi görevliye bu arabanın şoförünü çağırmasını söyler.The traveller asks what the driver said.
Diğer grup üyelerini çağırma gibi birçok yetenekleri mevcuttur.She has not been around as long as many other well-known faculty members.
Bu nedenle Niko'yu çağırmaktadır.He then makes a call to Nick.
Babası onu Starbuck olarak çağırmaktadır.He reveals to his father that he is Starbuck.
Panikle evden dışarı çıkan John, Mia'dan eve geri dönüp ambulans çağırmasını ister.David and Amy take him back to their home and call an ambulance.
Başka bir gelenek ise bütün çocukları okumaya çağırmaktır.Various programs are conducted to inculcate reading habit among the children.
Türkiye, Pakistan'ın ricası üzerine Hindistan'ı uluslararası bir zirveye çağırmadı.India cannot be allowed to encircle Pakistan.
Kendisi askerleri çağırmaya gider.He plans to let the heroes come.
Accio: Çağırma büyüsü.Magic: The Gathering.
Görmüyor musun? Sen bağııp çağırmadan da işim yeterince zor.Can't you see it's already hard without you screaming about it?
Aslında Derek'in menajerini çağırmalıyım çalması için.I should really get Derek's manager to come and play it.
İstediğim binayı çekerim. Beni polisi çağırmakla tehdit etti.Your staff, that you are defending, just told me that I'm not allowed to do something
Odayı terk etmek ve yardım çağırmak yerine tekrar yerine oturuyor ve bekliyor.Instead of leaving the room and calling for help, he sits back down again and waits.
Tabii bu onların bağırıp çağırmalarına engel değildi.But that didn't prevent them from screaming and yelling.
Sana bir taksi çağırmama ne dersin.Why don't I call you a cab.
Muhtemelen onu " kocacığım " diye çağırmak istiyorsun!You probably want to call him "hubby!"
Seni " Baba " olarak çağırmak isterdim.I wanted to call you "Father."
Seni " Kayınpederim " olarak çağırmak isterdim. Evliliğinizi tebrik ederim. <i>Özür dilerim.I wanted to call you "Father-in-law." <i>Congratulations on your marriage. <i>I'm sorry.
Nedir senin bu bağırman, çağırman?What is all this screaming of yours?
Size sıkıntı verdim. Ambulans çağırmadan iyi olacak mısın?Will you be okay without calling an ambulance?
Neresi ağrıyor? Doktor çağırmayacaksın, değil mi?Where does it hurt? you won't call a doctor, will you?
- Dedim ya. Neden taksi çağırmadın?I asked you why aren't you taking a taxi?
Kurtarıcıyı çağırmak gibi birşey.It's like calling in the cavalry.